Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İzmir’de binlerce emekçi 1 Mayıs alanından haykırdı

DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- EMİN ŞANLI- İBB Başkanı Tunç Soyer

DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- EMİN ŞANLI- İBB Başkanı Tunç Soyer 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü için Gündoğdu Meydanını dolduran emekçilere seslendi. Gündoğdu Meydanındaki 1 Mayıs kutlamalarına CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve CHP İzmir Milletvekili Adayları da katıldı.

""

HAKKINIZI GAZP EDEN ÇETELERİN ELİNDEN GERİ ALACAĞIZ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Tunç Soyer, meydanda emekçileri selamladı. Ardından kürsüye gelen Başkan Soyer, iktidara yüklenerek, ilk kez bu düzeni değiştirmeye çok yakın olduklarını söyledi.

Başkan Tunç Soyer, “10 yıllardır emeğin hakkının gasp edildiği, alın terinin yok sayıldığı, haklarınızın elinizden alındığı bir düzen içinde yaşadık. İlk defa bu düzeni değiştirmeye çok yakınız. Çok yakında hakkınızı gasp edip obezleşen, semiren, o çeteler, o zümreler var ya onların elinden hepsini geri alacağız. Halkımıza geri vereceğiz” dedi.

""

EMEKTEN YANA BİR İKTİDARI HEP BERABER KURACAĞIZ

Deniz Gezmiş ve Gezi Parkı protestolrında yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz'ı da anan Başkan Soyer,  “Bugüne kadar birçoğumuzu gömmeye çalıştılar. Denizler, Ali İsmailler, Uğur Mumcu'ları gömmeye çalıştılar. Ama unuttular biz gömüldükçe daha çok geliriz. Bire bin geliriz. Çoğalarak geliriz. Öyle de geldik. Bundan sonra da çoğalmaya devam edeceğiz ve göreceksiniz halktan yana, emekten yana bir iktidarı hep beraber kuracağız. Gün gelir, gün gelir, zorbalar gider. O güne çok az kaldı gidecekler” diyerek bu değişimi topla, tüfekle değil demokrasi ile yapacaklarını ifade ederek konuşmalarını sonlandırdı.

""

DİSK TEMSİLCİSİ MEMİŞ SARI EMEKÇİLER ADINA KONUŞTU

Binlerce emekçi, Gündoğdu Meydanında 1 Mayıs Emek ve Dayanışma gününü kutluyor. Meydanda sendikalar  ve Emek ve Demokrasi Güçleri adına kürsüde bir konuşma yapan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, “Demokratik bir ülke yönetimine hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var. Bunun gerçekleşmesi için bir seçeneğimiz var: o da bu iktidarı göndermek!” dedi.

Gündoğdu Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde emekçiler ve sendikalar adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, iktidarın işçilere yönelik politikalarını eleştirdi. 

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, insan hakları, barış-sosyal adalet, örgütlenme özgürlüğü, sendikal haklar ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmak için verilen mücadelenin önemine dikkat çekerek, demokratik-eşitlikçi-özgürlükçü bir yönetim için 14 Mayıs'ta sandık başına gidecek olan milyonların tercihinin önemli olduğunu söyledi. 

""

MEMİŞ SARI: BİR SEÇENEĞİMİZ VAR; O DA BU İKTİDARI GÖNDERMEK

Memiş Sarı, "1 Mayıs’ta işte tam da bu köhnemiş düzene karşı bizler buradayız, bir aradayız. İnsan hakları, barış ve sosyal adalet, örgütlenme özgürlüğü, sendikal haklar ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşayabilmek için azim ve kararlılıkla kavgamızı sürdüreceğiz. Bizi içine hapsetmeye çalıştıkları karanlığı yırtacağız. Şimdi, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, bilimsel bir ülke yönetimine hiç olmadığı kadar ihtiyacımız ve bunun gerçekleşmesi için bir seçeneğimiz var: o da bu iktidarı göndermek!” dedi. 

“Ant olsun ki, yaşamını yitiren her bir canlının, denetimsizliğin, rant politikalarının yol açtığı yıkımların er ya da geç hesabını soracağız! Her gün yaptıkları sahte açılış törenleriyle, doğalgaz aldatmacasıyla, savaş silahlarını sahneledikleri gösterileriyle bizlere depremin acısını unutturamayacaklar” diyen DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, iktidarın devleti şirket gibi yönettiğini savunarak, Kızılay üzerinden iktidarın politikalarını eleştirdi. 

SARI: MEMLEKETİ ŞİRKET GİBİ YÖNETİYORLAR 

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Sarı, "Bu depremle yıkılan sadece kentler olmadı, devletin kurumları da çöktü. İşçiden alıp patronlara verdiler; fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp çetelere kaynak aktardılar; rant için kentleri ve doğayı betona boğdular; asırlık yardım kurumlarını bile depremde çadır satar hale getirdiler; doğal afetleri felakete çevirdiler: Sözün özü memleketi bir şirket gibi yönettiler ve sermayedarlara ülkeyi peşkeş çektiler” ifadelerini kullandı.

EMEK SÖMÜRÜSÜ DE SERMAYEYİ DOYURMUYOR

Konuşmalarını sürdüren Memiş Sarı, “Tüm dünyada işçi sınıfı sayısal olarak hızla büyürken ve ücretli emek yaygınlaşırken, biz üretenlerin toplumsal zenginlikten aldığı pay azalıyor. Sermayeyi emek sömürüsü de doyurmuyor. Doğa, sermayenin sınırsız yağmasına açılıyor; yetmiyor, savaşlarla milyonlar yerinden yurdundan ediliyor. Başta işçiler emekçiler olmak üzere tüm insanlık sermaye düzeninin bu ağır tahribatına ses çıkarmasın diye, baskıcı rejimler destekleniyor” dedi.

SUAVİ KONSER VERDİ

Ortak metin konuşmasının ardından Şarkıcı Suavi, Gündoğdu Meydanını dolduran emekçilere marş ve şarkılar söyledi. Binlerce emekçi şarkılara ve marşlara eşlik etti.

""

DİSK EGE BÖLGE TEMSİLCİSİ MEMİŞ SARI KONUŞMASININ SATIR BAŞLIKLARI:

– Emeğin hakları, işçilerin sosyal ve ekonomik koşulları ve bunların ön şartı olarak eşitlik demokrasi ve adalet için mücadelemizi inatla ısrarla ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Gelecek, işçi sınıfının ve tüm emekçilerin ellerinde yükselecektir. Bizler sadece işçilerin değil tüm emekçilerin, kadınların, çocukların ve ötekileştirilen tüm kesimlerin, doğanın ve tüm canlıların haklarını sonuna kadar savunacağız.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI TAMAMEN YİTİRİLDİ

– Ülkemizde 24 Ocak ve 12 Eylül ile başlayan iktisadi ve siyasal açıdan, baskıcı rejim, geçmiş yarım asırda giderek kurumsallaştı. Kuvvetler ayrılığı ortadan kalktı, tüm kuvvet tek kişide toplandı, denge ve denetleme mekanizmaları işlemez oldu. Yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını tamamen yitirdi. Başkanlık rejimi hayata geçirildi ve adalet, demokrasi, barış ortadan kalktı. Demokrasi 5 yılda gidip oy vermek değildir sadece.

-Demokrasi, hayatın her alanında ve her anında tüm toplumsal kesimlerin, söz ve karar sahibi olmasıdır, karar mekanizmalarına ve yönetime etkin ve sürekli katılımıdır. Nüfusun dörtte üçünün ücret geliriyle yaşamını sürdürdüğü bir ülkede işçilerin, emekçilerin; emeğiyle geçinenlerin yönetimde söz ve karar hakkını olması, demokratik bir ülke hedefine ulaşabilmek için zorunluluktur. O yüzdendir ki, Adalet, Barış, Demokrasi ve Kardeşlik için, Yeni bir Türkiye‘ nin geleceğinin inşası biz işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve bu meydandaki binlerin elindedir.

GEZİ ONURUMUZDUR GEZİ UMUTTUR

– Doğayı korumak için başlatılmış olan Gezi Parkı direnişi ve sonrasında yaşanılan protestolar sonucu hayatını kaybeden, Mehmet’ i, Abdullah’ ı, Ethem’ i, Medeni’ yi, Ali İsmail’ i, Ahmet’ i, Hasan Ferit’ i ve küçücük bedeniyle 15 kilo kalan Berkinimizi hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız, sorumlularından bir gün elbet hesap soracağız. Ülke öyle karanlık bir güç haline gelmeye başladı ki, yargı kararıyla Gezi Direnişinin anayasal zeminde suç sayılmadığı, ancak Geziyi savunanların tutuklandığı, geziyi savunmanın suç sayıldığı ülkemizde, Can, Mücella, Çiğdem, Hakan, Mine, Tayfun ve Osman KAVALA’ ya sahip çıkacağız. Çünkü gezi bizimdir, gezi onurumuzdur, gezi umuttur, gezi yargılanamaz.

– Türkiye ekonomisi son 20 yılda az gitti uz gitti, bir arpa boyu yol alamadı, üstelik masallar ve ninnilerle uyutulmaya çalışılan yoksul halkın, artık açlık sınırının çok altındaki alım gücüyle uyumaya bile mecali kalmadı. Mızrak çuvala sığmıyor, Türkiye toplumunun sabır taşı çatlayalı çok oldu. “Muhteşem yüzyıl”ımızı özetlemeye yeten tek şey, halkımızın kuru soğana bile muhtaç olmasıdır. Sadece başkanlık rejiminin sonrasında, pandemide, ekonomik krizde ve depremde karşı karşıya kaldığımız hakikat belli: İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana, hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız.

ASGARİ ÜCRET ENFLASYON KARŞISINDA KISA SÜREDE ERİDİ

– Ücretli çalışanların geçim ve yaşama şartları her geçen gün zorlaşmakta, yaşanan enflasyon karşısında ücret artışları kısa bir zaman içinde etkisini yitirmektedir. Daha yılın ilk aylarında vergi oranları yükselmekte, ücretli çalışanlar ağır vergi yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Asgari ücret artışları enflasyon karşısında kısa bir sürede etkisini kaybetmekte, ülkedeki çalışanların ücretleri asgari ücret seviyesinde yoğunlaştırılmaktadır.

-Ve asgari ücret ortalama ücret haline gelmektedir. Kamuda taşeron sorunu devam ederken, insani bir talep olan nakil hakkı konusunda halen bir adım atılmış değildir. Kayıt dışı istihdam sorunu devam ederken, kamu kesiminde yaklaşık 700 bin işçinin toplu iş sözleşme müzakereleri sürdürülmektedir. Burada elde edilecek sonuç, çalışma hayatının biçimlenmesinde önemli rol oynamakta ve yüz binlerce işçi ve ailesi, yaşam şartlarının iyileştirilmesini talep etmektedir.

ÜLKE GÜVENCESİZLER CUMHURİYETİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

– Başta kadın emekçiler olmak üzere, tüm emekçilere daha güvencesiz bir çalışma yaşamı dayatılmaktadır. Ülkemiz her alanda Güvencesizler Cumhuriyeti haline gelmiştir. Kadın işsizliği ve güvencesiz, kayıt dışı çalışma ortamlarında taciz, şiddet ve mobbing her geçen gün artmaktadır.

– Yeni bir başlangıç olarak gördüğümüz 2023 1 Mayıs İşçi Bayramını coşkuyla kutlarken, işçi sınıfının ve tüm ezilenlerin haklarını savunmak için canlarını ortaya koyanları; emek ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz canlarımızı ve iktidarın rant politikaları nedeniyle sonuçları çok ağır olan depremde yaşamlarını yitirenleri saygı ile anıyoruz.

Demokrat Gündem