Mutfakların “sıvı altını” zeytinyağında hile oyunları bitmek bilmiyor. Ekonomik krizle birlikte alım gücü düşen vatandaşın ucuz ürüne olan talebi, taklit ve tağşiş yapan firmalar için fırsat kapısına dönüştü.
İzmir’in Selçuk ilçesindeki bir firmanın ulaştığı devasa “hileli marka” ağı, gıda mühendislerini isyan ettirdi.
SKANDALIN BOYUTU
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Toprak’ın açıklamaları, gıda güvenliğindeki korkutucu tabloyu gözler önüne serdi.
Uğur Toprak’ın verilerine göre; Selçuk merkezli söz konusu firma, 2024 yılından bu yana tam 82 kez bakanlığın tağşiş listesine girdi. Ancak firma, üretimden men edilmek yerine 46 farklı marka ismi kullanarak raflarda kalmayı başardı.
‘GIDA GÜVENLİĞİ SINIFSAL BİR SORUN OLDU’
Uğur Toprak, güvenli gıdaya erişimin artık bir gelir meselesi haline geldiğini vurgulayarak; “Düşük fiyatlı ürünlerin taşıdığı riskler biliniyor ancak geçim sıkıntısı yaşayan aileler bu ürünlere mecbur bırakılıyor. Gıda güvenliği artık sınıfsal bir hal aldı. Dar gelirli vatandaş, sağlığını riske atmak pahasına ucuz ama hileli ürünü tercih etmek zorunda kalıyor” tespitinde bulundu.
‘AĞIR YAPTIRIM ŞART’
TMMOB temsilcisi Toprak, gıda sektöründeki mevcut denetim mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekerek, hileli üretim yapan firmaların sadece listeler halinde ilan edilmesinin caydırıcılıktan uzak olduğunu vurguladı.
Mevcut sistemdeki boşluklar nedeniyle aynı işletmelerin sadece tabela ya da marka değiştirerek faaliyetlerine kesintisiz devam ettiğini belirten Toprak, kamu sağlığını korumak adına radikal çözüm önerilerini gündeme taşıdı.
Gıda güvenliğini tehdit eden yapılara karşı ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunan Uğur Toprak, tağşiş yaptığı tespit edilen işletmelere verilen para cezalarının yetersiz kaldığını ve bu işletmelerin kalıcı olarak kapatılması gerektiğini ifade etti.
Sektördeki en büyük açığın “isim değişikliği” olduğunu kaydeden Toprak, hileli üretim yaptığı tescillenen şahısların farklı ticari ünvanlarla yeniden piyasaya girmesini engelleyecek marka engeli mekanizmasının hayata geçirilmesini istedi.
Uğur Toprak ayrıca, tüketicinin korunması için denetim süreçlerinin her türlü siyasi ve ekonomik baskıdan arındırılmış, bağımsız ve şeffaf bir yapıya kavuşturulmasının kaçınılmaz bir şart olduğunu dile getirdi.
FİYAT ŞÜPHELİYSE DİKKAT
Uzmanlar, piyasada maliyetinin çok altında satılan zeytinyağlarının büyük ihtimalle içine tohum yağları karıştırılmış veya kimyasal işlemlerden geçmiş ürünler olduğu konusunda uyarıyor.
Tağşişli ürünlerin uzun vadede kalp damar hastalıklarından kanser riskine kadar toplum sağlığında kalıcı hasarlar bırakabileceği hatırlatılıyor.
İzmir Selçuk’taki bu çarpıcı örnek, Türkiye genelindeki gıda denetimlerinde yeni bir yasal düzenlemenin aciliyetini bir kez daha kanıtladı.
İlginizi çekebilir: Komşuda “kapıda vize” mesaisi uzadı: Türk turist akını 5 katına çıktı!