Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

İzmir'e yola çıkan asbestli gemiye karşı ortak dava… Başkan Soyer: 'Gelen gemi değil; Gelen binlerce tonluk çöp, zehir'

İçinde barındırdığı 900 ton asbest ve zehirli kimyasallarla birliket Brezilya mahkemelerinin

İçinde barındırdığı 900 ton asbest ve zehirli kimyasallarla birliket Brezilya mahkemelerinin limandan ayrılmama kararına karşın İzmir’e doğru yola çıkan Brezilya bandrollü Nae Sao  Paulo gemisine karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde dava açıldı.  Dava öncesinde Bölge Adliye Mahkemesi önüne gelen DİSK, KESK, Türk Tabipler Birliği (TTB)  İzmir Tabip Odası, Türkiye Barolar Birliği (TBB), İzmir Barosu başkanları ve üyelerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de destek verdi.

Başkan Soyer, gelenin gemi değil zehir ve çöp kargosu olduğunu belirterek, Ölüm gemisi, zehir gemisi, toksik gemi diyoruz. Gelen gemi falan değil. Gemi olma özelliğini tamamen yitirmiş bir kargo geliyor. Bu kargo bir zehir, bir çöp kargosu. Gemi falan değil. Gelen binlerce tonluk çöp, zehir. Hep beraber o gemiyi geldiği gibi geri göndereceğiz” dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Brezilya Donanması'na ait asbest ve zehirli kimyasal barındıran Nae Sao Paulo Gemisinin, İzmir Aliağa'da Sökülmesine İzin Veren Kararın İptali için ortak dava açıldı. 

Emek ve Demokrasi Güçleri’nin asbest ve zehirli kimyasallar barındıran Brezilya bandrollü Nae Sao Paulo adlı geminin Türkiye’ye ve İzmir’e sokulmaması gerektiği yönünde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde açtığı dava öncesi gerçekleştirdiği basın açıklamasına katılan ve destek veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, gemiyi İzmir’e sokmamakta kararlı olduklarını söyledi.

Brezilya donanmasına ait asbestli Nae Sao Paulo dev uçak gemisine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Aliağa’da verilen söküm izni yargıya taşındı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, Türkiye Barolar Birliği, EGEÇEP Derneği ve bir grup yurttaş İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde Brezilya’ya ait Sao Paulo gemisinin Aliağa’da sökümü işleminde yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na karşı açılan davanın 34 sayfalık dilekçesinde söküm işleminin Anayasa, Türk Ceza Kanunu, Çevre Kanunu, Radyasyon Güvenliği Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Basel Sözleşmesi, İzmir Protokolü, Rio Bildirgesi ve diğer uluslararası antlaşmalara aykırılığı vurgulandı. Gemideki asbest, madeni yağlar, arsenik, kurşun, krom, bakır, çinko, civa, nikel ve kadminyum gibi ağır metallerin ve radyoaktif kirliliğin toplum ve çevre sağlığına olumsuz etkilerinin altının çizildiği dilekçede, “Yaşam hakkına yönelik tehlikenin büyüklüğü ve sürecin geri döndürülemezliği de dikkate alınarak idarenin savunması alınmaksızın işlemin yürütmesinin durdurulmasına ve davanın esasına ilişkin işlemlerin daha sonra tamamlanmasına karar verilmelidir” ifadelerine yer verildi.

""

TUNÇ SOYER: HEP BERABER O GEMİYİ GELDİĞİ GİBİ GERİ GÖNDERECEĞİZ

Başkan Tunç Soyer, “Bu şehre hep birlikte sahip çıkmanın gururunu yaşıyorum. Biz ölüm gemisi diyoruz, toksik gemi diyoruz ama düzeltmeye ihtiyaç var aslında. Gelen gemi falan değil. Gemi olma özelliğini tamamen yitirmiş bir kargo geliyor. Zehir, çöp kargosu… Gelen binlerce tonluk bir çöp, zehir. Öncelikle bunu anlamamız lazım. Bir belediye başkanının asli görevi şehrini korumaktır. Diğer vazifeler sonra gelir. Ben İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak söz veriyorum. Son nefesime kadar İzmir’in ağacını, denizini, Aliağa’sını korumak için canla başka çalışacağım. O gemiyi hep birlikte buradan geldiği gibi geri göndereceğiz” dedi. 

SOYER: EMRERYALİSTLER ŞİMDİ TOHUMLARIYLA, ZEHİRLERİYLE, ÇÖPLERİYLE İŞGAL EDİYORLAR

Sözlerine, “Çok heyecanlıyım, mutluyum. Bu şehre hep beraber sahip çıkıyor olmanın gururunu yaşıyorum. Tüm İzmirlilere yurtseverliği, vatanseverliği net gösteren İzmirlilere teşekkür ediyorum” diye başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bu sabah 850 kardeşimizi İzmir’den Afyon’a yolcu ettik, oradan geldiler buraya. Atatürk’ün ve ordumuzun yürüdüğü güzergahtan başlayarak 9 Eylül’de İzmir’e varacak güzergaha yürüyecekler. Çünkü bugün o büyük zaferin başladığı ilk gün. Emperyalistler şimdi tohumlarıyla, zehirleriyle, çöpleriyle işgal ediyorlar. Ama yağma yok, geçit yok. Emperyalizme, bu memleket ve İzmir geçit vermeyecek. Geldikleri gibi gidecekler. Çünkü bu vatan bizim. Bu vatanı bize emanet edenler, kanlarıyla canlarıyla bağımsızlığın, özgürlüğün, barışın, Cumhuriyet’in bedelini ödediler. Şimdi bizim görevimiz barışı, cumhuriyetin erdemlerini, demokrasiyi devretmek olacak” diye konuştu.

""

Dava dilekçesini veren emek ve demokrasi güçleri adına İzmir Bölge Adliye Mahkemesi önünde yapılan basın açıklamasında temsilciler birer konuşma yaptı.

ARZU ÇERKEZOĞLU: BU SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ, ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ

Basın açıklamasında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, gemiyle ilgili süreci yakından takip ettiklerini söyledi.

ÇERKEZOĞLU: BU GEMİ NEO-LİBERAL KAPİTALİST SİSTEMİN SİMGESİDİR

DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, “Bu gemi bugün dünyamızı, bütün birikimlerimizi, tüm değerlerimizi piyasaya açan, herşeyi ama herşeyi para olarak gören, sermayeye rant olarak sunan bir zihniyetin parçasıdır. Bu gemi her şeyi piyasaya açan ve artık iflas eden neo-liberal kapitalizmin simgesidir. Bu gemi insanı, halkı, halkın sağlığını, doğayı, kentleri yok sayan bir zihniyetin temsilcisidir ve sembolüdür. Ülkemizde de bu zihniyetin temsilcileri yıllardır iktidarda. Rant uğruna, sermayeye para kazandırma adına halkın, işçi sağlığını, kentlerimizi, doğamızı yok sayarak bu geminin gelişine izin veriyorlar. Hani bu günlerde diyorlar ya, aynı gemideyiz diye. Eğer o gemi su alırsa hepimiz birlikte batacağız diyorlar ya. Herkes bilsin. Yıllardır bu ülkede emeğimizi değersizleştirenlerin, ülkenin dört bir yanında İstanbul’da kuzey ormanlarından Gezi Parkı’na, Kaz Dağları’ndan Cerattepe’ye kadar bütün doğamızı sermayeye peşkeş çekenlerin, ve aynı zamanda bu ülkenin tüm değerlerini yok sayanların gemisinde biz hiçbir zaman olmadık, olmayacağız. Onların gemisidir, onların zihniyetinin gemisidir Sao Paulo. Bizim gemimiz her türlü baskılara rağmen, fırtınalara karşın direnen Karadeniz’deki tapalardır. İzmir’in özgürlük rüzgarıyla yoğrulan yelkenlilerdir bizim gemimiz. Bizim gemimiz bu topraklarda burada bu kadim topraklarda binlerce yıl önce yaşamış büyük ozanın İthaki’leridir. Bu süreci tabi takip edeceğiz, üzerimize düşeni yapacağız. Bizleri yok sayan, herşeyi piyasaya açan bu toplumsal düzen artık tüm dünya halklarının, işçi sınıfınını, gezegenimizin geleceğini tehdit ediyor. Eşitlik, adalet, barış, emek temelinde yeni bir toplumsal düzeni inşa etmek için çok uzakta da değil hemen bugünden yarına daha fazla omuz omuza verip mücadelemizi büyüteceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı.

ŞÜKRAN KABLAN YEŞİL: O GEMİ GİDECEK

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, Aliağa’ya gelmek üzere yola çıkan ve Eylül ayı içinde İzmir’de olması beklenen geminin İzmir’e sokulmayacağını belirterek, “Türkiye katı atık ithalatında yüzde 196 artışla Avrupa birincisi. Yani çöplüğe çevirmeye çalışıyor bu ülkeyi. Sözümüz kısa, açık ve net: bizim için tek bir tercih var. Birden fazla da olsa tek tercih. Çocuklarımızın ve bizlerin bu ülkedeki milyonlarca insanın bugünü ve yarını için var olan bütün seçenekler, o gemi gidecek, ya da o gemi gidecek, veya o gemi her türlü gidecek. Asla ve asla o geminin burada sökülmesine izin vermeyeceğiz. Aliağayı çöplüğe çevirmelerini engellemek için, doğal hayatı,canlıları korumak için herkesi çağrıyoruz ALİAĞA çöplük değildir" dedi. 

""

YEŞİL: BU ÜLKEYİ LAĞVETMEYE ÇALIŞIYORLAR

KESK Eş Genel Başkanı Yeşil, iktidarın çevre politikalarını da eleştirerek, “Nasıl olur da bütün bunlar yapılır diyorsunuz değil mi zaman zaman? Çünkü biz 20 yıldır bu iktidarın doğamızı katletmesine tanık oluyoruz. Bu da yetmiyor. Bunlara sahip çıkanlara, yaşamı hayatı  savunanlara ceza veriyor. Bu iktidar ne mi yapıyor? Kadın düşmanı politikalarla her gün 3 kadının katledilmesinin suç ortaklığını yapıyor. Bu iktidar, sermayeye peşkeş çektiği kaynaklarla ekonomik krizi derinleştirerek milyonlarca asgari ücretlinin ekmeğini, aşığını çalıyor. Bu iktidarın emek düşmanı politikaları soluyacağımız, var olacağımız doğamızı da sermayeye peşkeş çekerek bu ülkeyi lağvetmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

EMİN KORAMAZ: O GEMİ TÜRKİYE’YE SOKULMAMALIDIR, ÇARESİ YOK BİZ KAZANACAĞIZ

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil’in ardından konuşan TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz bilim insanlarının, çevre ve meslek örgütlerinin yaptığı açıklama ve bilimsel raporlara karşın Çevre-Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın gemi söküm firmasının taleplerine göre hareket ettiğini belirterek, “Bu geminin sökümüne yönelik ilk anlaşma yapıldığından bu yana, yani bir yıldır emek ve meslek örgütleri ve İzmirliler olarak bir dizi açıklama yaptık. Kamuoyunu uyarmaya çalıştık. Ancak bu konunun kamu nezdindeki en büyük temsilcisi olan bakanlık bizlerin bu ülke halkının İzmirlilerin, bilim insanlarının, meslek örgütlerinin raporlarını gözardı ederek, sözümüze kulaklarını tıkayarak kulağını sadece söküm yapacak firmaya döktü. Söküm için geminin getirilmesine izin verdi. Bakanlığın yaptığı açıklamalar var. Süreci titizlikle takip ediyoruz diyorlar. İzmir’de yapılacak söküm uluslararası mevzuatlara uygun yapılacaktır diyorlar. Gemideki yüklere yönelik araştırma raporları var diyorlar. Ama defalarca talep etmemize rağmen ne bizlerle ne kamuoyuyla paylaşıyorlar. Artık bıktık. Bu ülkenin çöplük haline getirilmesinden bıktık. Türkiye’nin gelişmiş dünyanın atık merkezi olmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu ülkede yaşayan insanların, çalışan işçilerin kanserojen maddelerle hayatlarının bitmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu gemi mutlaka gidecek. Brezilya mahkemeleri, oradaki limanlardan çıkmasını engelleyen karar aldı. Buna rağmen o gemi Türkiye’ye doğru geliyor. Adli makamlara sesleniyorum; o gemi Türkiye’ye sokulmamalıdır. Tüm kesimleri İzmirlilerle başlattığımız mücadeleye destek vermelerini bekliyoruz. O gemi o ülkede önlemler alınarak imha edilmelidir. Çaresi yok, biz kazanacağız” dedi. 

""

KORAMAZ: ALİAĞA’YA SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURADAYIZ

Sözlerine, “TMMOB kurulduğu günden beri bilimsel aklın, insanlık ve doğa yararına kullanılması için mücadele yürütüyor. Bu temel bakışımız etrafında kamu zararı doğuracak, doğaya, insan sağlığına, ekolojiye zarar verecek her türlü projeye, uygulamaya, yasal düzenlemelere yönetmeliklere davalar açıyoruz. Yöre halkıyla birlikte ülkenin her tarafında kampanyalar düzenliyoruz. Bugün yine bir çevre felaketine, insan ve halk sağlığına yönelik tehditler içeren uygulamaya karşı yine İzmir mahkemesi önündeyiz. Aliağa’ya sahip çıkmak için buradayız. Havamıza, suyumuzu, yaşamımıza sahih çıkmak için İzmir halkıyla birlikte sizlerle yan yanayız” diye başlayan TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz İzmir’in Aliağa ilçesinde sökümü yapılacak asbestli geminin nükleer denemelerde de kullanıldığını ve yüksek oranda radyoaktif maddeler de içerdiği uyarısında bulundu.

TMMOB BAŞKANI GEMİYLE İLGİLİ SAKINCALARI ANLATTI

TMMOB Başkanı Emin Koramaz, şu tespitleri yaptı: “Savaş gemisi nükleer denemelerde kullanıldı, büyük oranda radyo aktif de içeriyor. 600 tonu asbest olmak üzere bin 500 ton zararlı kimyasal içerdiği yönünde belgeler var. Ancak bakanlık bütün bunlara kulağını tıkıyor. Firmanın beyanlarına güveniyor. Firmanın beyanları ve bakanlığın yapmış olduğu açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır. Biz bu filmi defalarca izledik. Hızla tersanelere giriliyor, hızla sökülüyor, kimyasal atıklar bırakılıyor. Mahkeme süreçleri beklenmiyor, yürütmeyi durdurma kararları kadük hale getiriliyor. Bugün açtığımıç davanın sonuçlarını beklemeden söküme kesinlikle izin verilmemelidir. Gerçek olan tek şey vardır; o  da bu geminin ölüm gemisi olduğudur. Gerçek olan tek şey vardır, bu atıkların çevreye ve Aliağa’ya geriye dönülemez çok büyük hasarlar vereceğidir. Türkiye’de gemi söküm sektörünün sicili bozuktur. Bugüne kadar açtığımız davalarda yürütmeyi durdurma kararları verildi. Ancak ne kadar atık olduğu, nerelere götürdüğüyle ilgili bilgi ve belge sunulmadı kamuoyuna. 1974 yılından bu yana Aliağa’da sökülen geminin yarattığı tahribat, kimyasal maddelerin hiçbiri de paylaşılmadı. Türkiye’de gemi söküm işletmeleri, merdiven altı şeklinde çalışmaktadır. Bakanlık gerekli denetimleri yapmamaktadır.”

Basın açıklamasında  Türk Tabipler Birliği (TTB) adına konuşan TTB MK Üyesi Nursel Şahin de gemideki asbest ve zehirli kimyasalların insan ve çevre sağlığına yapacağı olumsuz etkiler hakkında bilgi verdi.""

NURSEL ŞAHİN: 900 TON 9 TON TARTIŞMASINA GEREK YOK, 9 GRAM ASBESTE BİLE KARŞIYIZ

“Bir ölüm gemisi geliyor. Tam da belki de bundan bir yıl önce Brezilya’da uyarmamıza rağmen, Aliağa platformuyla bu tehlikeli geminin Türkiye’de gerekli önlemler olmadan sökülmesine izin vermeyeceğimizi söylememize rağmen, Bazel protokole, insan hakları savunucularının, emek ve demokrasi güçleri ile bilim insanlarının uyarılarına rağmen ölüm gemisi yola çıktı” diyen TTB MK Üyesi Nursel Şahin, “Sökümü alan şirket, henüz ihaleye girdiğinde zehirli atık envanterini bile yeterince işlememişti. Gemi Türkiye’ye getiriliyor. Şehircilik ve İklim Bakanlığı da bizimle asbest miktarını tartışıyor. 900 ton 9 ton tartışmasına gerek yok. 9 gram asbeste bile karşıyız. Dünya kanser araştırma vakfı, bilim insanları söylüyor; asbestle karşılaştığımızda belki 40 yıl sonra bile kansere yakalanacağımızı biliyoruz. Soluma yoluyla alabiliyoruz, üstümüze alabiliyoruz, çalıştığımız yerden evlerimize ve halkın içine karıştırabiliyor” dedi.

ŞAHİN: DÜNYA TABİPLER BİRLİĞİNE VE BU ÜLKELERİN BİRLİKLERİNE UYARI MEKTUPLARI GÖNDERDİK

Sökümün kapalı havuzda değil denizde yapılacağını dile getiren TTB Sözcüsü Nursel Şahin, durumun vehametine ilişkin geçen hafta dünyadaki tabipler birliklerine uyarı mektupları gönderdiğini söyledi.

ŞAHİN: BU GEMİYİ DURDURACAĞIZ

TTB Sözcüsü Nursel Şahin, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kapalı havuzda değil denizde yapılacak söküm. Besin zincirimize havamıza suyumuza ve besin yoluyla insanlara gelecek. Asbesti konuşuyoruz sürekli. Bu gemide sadece bu zararlı mı var. Sadece asbestle karşı karşıya değiliz. Ağır gazlar, boyalar, nükleer serpintiler var. Bunların gerekli numuneleri alınıp bildirilmedi. Tonlarca kurşun ve kalayı içeriyor bu ağır metaller. Gelişim geriliği, kansızlık, siroza kadar tablolar yaratacak. Yüzbinlerce metre kablo var bu gemide. Hem kurşun hem plastik atıklar var. Bunlar eritilip buharlaştırılacak ve piyasaya girecek. Nükleer denemelerin yapıldığı bir gemiden bahsediyoruz. Kontrollerde bilimsel değerlendirme yapılmış değil. Bu söküm şirketinin umurunda da değil, aynen mevcut iktidarın umurunda olmadığı gibi. Bu gemi bizim tersanelerimizde bilime, insanlığa, çevreye aykırı olarak sökülecek. Önceliğimiz yaşam hakkı, doğa ve çevreyi korumak ise sonuna kadar mücadele edeceğimizi, bu gemiyi durduracağımızı söylemek istiyorum. TTB geçen hafta dünya tabipler birliğine ve bu ülkelerin tabip birliklerine uyarı mektupları gönderdi.""

ERİNÇ SAĞKAN: BİZLER BU SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ

Emek ve Demokrasi güçleri adına konuşan  Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, asbestli gemi hakkında Brezilya mahkemelerinin verdiği limandan ayrılmama kararına karşın geminin kaçırılarak Türkiye’ye getirilmek istenmesine tepki göstererek, “Yan yana omuzayız. Bugün bir dava açtık. Emek ve demokrasi örgütleri, İzmir barosu, sendikalar, stk’lar bu ülkenin doğal güzelliklerinin ranta kurban edilmemesi için mücadele ediyor. Sağlıklı çevrede yaşama hakkı için mücadele ediyorlar. Bu ülkeye yapılan en büyük ihanetlerden biriyle karşı karşıyayız. Brezilya mahkemelerinin limandan ayrılmama kararına rağmen kaçırılarak ülkemize sokulmak istenen geminin İzmir, Ege ve tüm insanların sağlığına zarar vermesi sözkonusu. Bizler bu suça ortak olmayacağız. O sebeple bugün buradayız. O gemi bu karasulardan çıkana kadar bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

KİMLER KATILDI? 

Dava başvurusu öncesinde yurttaşlar, meslek odaları, sendikalar, barolar ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla yapılan İzmir Bölge Adliyesi önündeki basın açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, gemi için “Geldiği gibi göndereceğiz” dedi.  Açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk Tabipleri Birliği Merkez Komite Üyesi Nursel Şahin ve KESK Eş Başkanı Şükran Kablan Yeşil, İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, İzmir Gemi Koordinasyonu, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve yurttaşlar katıldı.

 

 

 

 

 

Demokrat Gündem