DEMOKRAT GÜNDEM- İzmir haftaya 16-17 derecelere varan bahar tadında bir sıcaklıkla başladı ancak bu durum, yaklaşan büyük fırtınanın ve sağanağın sessizliği olabilir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve yerel tahmin merkezlerinin radar verileri, Çarşamba gününden itibaren kentin üzerinden geçecek olan çok kuvvetli bir yağış kütlesine işaret ediyor.
ÖNCE RÜZGAR GELECEK, SONRA “O” YAĞIŞLAR
Haftanın ilk iki günü rüzgarın güneydoğudan (lodos) esmesiyle ısınan İzmir, Çarşamba günü sistemin ilk evresine girecek. Çarşamba sabahı başlayacak yağmurun sadece bir “başlangıç” olduğunu belirten uzmanlar, asıl tehlikenin 8 ve 9 Ocak tarihlerinde saklı olduğunu vurguluyor.
“ASIL YAĞIŞLAR” 8-9 OCAK’TA: PERŞEMBE VE CUMA NEDEN KRİTİK?
İzmir Hava Durumu ekibi ve Meteoroloji uzmanlarının 8-9 Ocak tarihlerini işaret ederek düştüğü “asıl yağışlar başlıyor” notu, aslında kenti bekleyen iki aşamalı bir hava olayının habercisi. Perşembe günü sistemin en şiddetli evresine girmesi beklenen İzmir’de, metrekareye düşecek yağış miktarının hızla artacağı ve gök gürültülü sağanak yağışların özellikle kentin alçak kesimlerinde ciddi su baskını risklerini beraberinde getireceği öngörülüyor. Gökyüzünün bu sert mesaisi Perşembe ile sınırlı kalmayacak; Cuma günü de etkisini sürdürecek olan yağışlara bu kez rüzgarın dramatik değişimi eşlik edecek.
Haftanın son iş gününde rüzgarın aniden yön değiştirerek Kuzeybatıdan (Karayel) esmeye başlaması, İzmirliler için asıl “soğuk duş” etkisini yaratacak. Saatte 12 kilometre hıza ulaşacak olan bu serin akıntı, sadece yağışı tetiklemekle kalmayacak, aynı zamanda termometrelerdeki dondurucu düşüşün de mimarı olacak. Hafta başında 16-17 derecelerde seyreden hava sıcaklığının Cuma günü bir anda 10°C seviyelerine çakılmasıyla, İzmir haftayı hem sırılsıklam hem de oldukça sert bir soğukla kapatacak.
ÜÇ GÜNLÜK PERİYOT: İZMİR HAZIR MI?
Çarşamba günü başlayıp Cuma gecesine kadar sürecek olan bu üç günlük periyot, kentin altyapısı için de zorlu bir sınav niteliği taşıyor. Özellikle Perşembe günü beklenen kuvvetli sağanağın, deniz kabarması ve rüzgarın etkisiyle birleşerek kıyı şeridinde ve alçak kesimlerde su baskınlarına yol açabileceği tahmin ediliyor.