Türkiye, 14 Nisan’da Şanlıurfa ve 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta meydana gelen kanlı okul saldırılarının yasını tutarken, dijital platformlarda yükselen “ayrımcı” bir dalga sivil toplumu ayağa kaldırdı.
Kahramanmaraş’taki failin görüntülerinden yola çıkarak yapılan “otizm” ve “DEHB” odaklı mesnetsiz teşhisler, kaynaştırma öğrencilerine yönelik topyekûn bir karalama kampanyasına dönüştü.
“OTİZM BİR SUÇ DEĞİLDİR, DAMGALAMAYI DURDURUN”
Yaşanan trajedilerin ardından özel gereksinimli bireylerin hedef tahtasına konulmasına karşı yayınlanan ortak bildiride, bu yaklaşımın “bilim dışı ve tehlikeli” olduğu vurgulandı. Açıklamada, her toplumsal olayda bir kavramın (diziler, oyunlar veya otizm gibi) günah keçisi ilan edilerek asıl sorunun halı altına süpürüldüğü ifade edildi.
Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde, “Özel gereksinimli bireyleri ‘potansiyel suçlu’ olarak tanımlamak, bütünleştirme ve kaynaştırma modeline karşı açık bir saldırıdır. Yaşanan her olayda gerçek sorumluların kenara çekilmesini reddediyoruz” ifadelerine yer verildi.

BAKANLIKLARA “GÖREVİNİ YAP” ÇAĞRISI
Sivil toplum bileşenleri, kaynaştırma eğitimindeki aksaklıkların faturasının çocuklara değil, sistemi işletemeyen kurumlara kesilmesi gerektiğini belirtti. Eleştirilerin odağında ise üç ana bakanlık yer aldı:
- Milli Eğitim Bakanlığı: Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ni uygulamamakla suçlandı.
- Sağlık Bakanlığı: Acil Müdahale Protokolü’nün eksikliği nedeniyle otizmli çocukların hastane bahçelerinde bekletilmesi eleştirildi.
- İlgili Tüm Bakanlıklar: “Otizm Eylem Planı” çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmeye çağrıldı.
‘CAHİL KALAN ÖLDÜRÜR SİSTEM YAŞATIR’
Bildiride, çözümün çocukları okullardan uzaklaştırmak değil, toplumu kuşatan şiddet sarmalı ve cehaletle mücadele etmek olduğu hatırlatıldı. Adaletsizlik ve umutsuzluğun hakim olduğu bir iklimde, bireysel çıkış yollarının kalmadığına dikkat çekilerek; “Sizler görevlerinizi yapmadıkça, çocuklarımız sadece haklarını kaybetmekle kalmıyor; Kahramanmaraş’ta olduğu gibi her fırsatta linç edilerek toplumun dışına itilmeye çalışılıyor. Bu girdaptan nasıl çıkacağız?” soruları yöneltildi.
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda, başta bakanlık personeli olmak üzere tüm toplum, kaynaştırma öğrencilerine yönelik başlatılan bu linç kampanyasına ortak olmamaya ve bilimsel verilere dayalı sağduyulu bir tutum sergilemeye davet edildi.

İlginizi çekebilir: MİT’ten siber casusluk çetesine 9 kentte dev operasyon: Şebeke çökertildi