Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Kemal Kılıçdaroğlu: ‘Beklentim birinci turda bu işi almak’

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bu akşam Halk TV Lider Masası canlı yayınında, Gazeteciler Bengü Şap Babaeker ve İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı.  Deprem bölgesi izlenimlerini de aktaran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yarın Ramazan ayının ilk Cuma günü Malatya'da olacaklarını açıkladı. Seçimin birinci turda biteceği kanaatinde olduğunu dile getirein Kemal Kılıçdaroğlu, "Beklentim, olması gereken şu; birinci turda bu işi almak. İkinci kez harcamalar, masraflar gerek yok. Birinci turda bitirip, bu işi noktalamamız lazım" dedi. 

DEMOKRAT GÜNDEM-Millet İttifakı 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV’ye konuk oldu. Gündeme ve seçime dair kendisine yöneltilen tüm soruları yanıtlayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, seçimin ilk turda biteceğine inandığını söyledi. 

ALTI LİDERLE YARIN MALATYA'DA OLACAĞIZ

Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı mensubu 6 lider ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da katılacağını ve yaşamını yitirenler için Mevlüt okutacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ramazan ayının ilk cuması Malatya’da altı lider olacağız. Mevlüt okutacağız. Yarın. Cuma günü. Ekrem Bey ve Mansur Bey de gelecekler. Hem Ramazan’ı hem depremzedeleri unutmadığımızı göstereceğiz" dedi. 

BU CİNAYETİN AYDINLANMASI LAIM

Ülkücü Sinan Ateş’in eşini bugün kabul eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben bu iktidara güvenmiyorum. Ankara’nın ortasında Sinan Ateş katledildi. Kimsenin sesi çıkmadı. Saray sessizliğini korumaya devam ediyor. Bu cinayetin aydınlanması lazım” dedi.

15 MAYIS'TAN SONRA YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYACAK 

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 15 Mayıs'tan itibaren yeni bir döneme gireceğini kaydederek, 1"5 Mayıs’tan sonra yeni bir dönem başlayacak. Devletin  temiz olduğu, yurtdışında gelen paranın temiz para olduğu, harcanan her kuruşun hesabının vatandaşa verildiği, herkesin görevini yaptığı, bütün kaynakların ülke için harcandığı bir dönem başlayacak" ifadelerini kullandı. 

ISİAS OTEL'DE GENCECİK ÇOCUKLAR ADINA VAKIF KURACAĞIZ

Deprem bölgesine yaptığı ziyaretlerdeki izlenimlerini paylaşan Kılıçdaroğlu, Isias Otel'de yaşamını yitirenlerle ilgili de konuştu. Kılıçdaroğlu, "Isias Otel’de gencecik çocuklar enkazın altında kalıp hayatlarını kaybetti. Enkazı kaldıracak kişi bulmadılar. Akıl alacak değil. Adıyaman’a otele gittiğimizde, baba anlatıyor, beton elimizde un oluyor, nasıl buna izin vermişler. Her birisini tek tek ziyaret ettim, baş sağlığı diledim. Türkiye özür dilemedi. Adalet istiyorlar. Onlara söz verdim. Bu çocuklar adına bir vakıf kuracağız. Gönüllüler bağış yapacak ve o çocuklar adına yüzlerce çocuğa burs vereceğiz" diye konuştu. 

TSK'DA AFET TABURLARI OLUŞTURULMUŞTU

Depremde kaç binanın yıkılacağına dair raporlar olduğunu ancak bu raporların gözardı edildiğini kaydeden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Deprem anında nelerin olması gerektiğine ilişkin 1999 depreminden sonra TSK’da özel eğitilmiş birlikler oluşturulmuş. Afet taburları oluşturulmuş. Talimat vermiyorsunuz askere alana inin diye. O kadar büyük acılar yaşandı ki. Ya insanlar donarak öldüler. Arama kurtarma ekiplerini çağırın, dinleyin" dedi. 

 

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

Ben bu iktidara güvenmiyorum. Ankara’nın ortasında Sinan Ateş katledildi. Kimsenin sesi çıkmadı. Saray sessizliğini korumaya devam ediyor. Bu cinayetin aydınlanması lazım.

Polisin tutanakları savcılığa göndermesi lazım. Toplum dikkatle izliyor. İnsan olarak da siyasi parti olarak da yakından izliyoruz. Olayı örtmeye çalışacaklar.

Aileye söz verdim. Biz bu olay çözülünceye kadar, failler gerekli cezaları alıncaya kadar bu işin takipçisi olacağız. Bu demokrasinin gelmesi, farklı düşünenlerin katledilmemesi anlamına gelir. Bir akademisyen şehrin ortasında vuruluyor kimsenin kılı kıpırdamıyor.

BUNLAR SORULMAYACAK MI? SORULACAK, AZ KALDI

Bir kişi MHP milletvekilinin evinde teslim etmek istemiyor. Hangi gerekçeyle polise vermek istemiyorsunuz. Bunlar sorulmayacak mı? Sorulacak. Az kaldı.

Bir ülkeye adaleti getirmezseniz hiçbir şey getiremezsiniz. Vurulan kişi kim olursa olsun, devlet olarak bu tür bir olaya asla izin veremezsiniz. Arkasında hangi meseleler vardı. Bütün bunların araştırılması, soruşturulması gerekiyor. Siz olayı kapatıyorsunuz.

Güç başka yerde. Güç yargıya, polise, savcıya baskı yapıyor. Buradan polislere, savcıya sesleniyorum; yürekli, cesaretli olun. Hiç endişe etmeyin. Bu olayı bütün ayrıntılarıyla yazın. Davanızı açın. Bizler de takipçisi ve onların da takipçisi olacağız.

BU BÜYÜK BİR SUÇ

Tutanağı tutanlar da imha edenler de. Delil kararttığınız anda olmaz. Umarım böyle bir şey yoktur. Çünkü devlette bir şey yoktur. Tuttuğunuz tutanağı imha ediyorsanız. Bu büyük bir suçtur. Tutanağı tutanlar da imha edenler de hayatta. Bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkar.

Bu ülkede polis tutanak tutmuşsa o tutanak o polisin namusudur. Onlar geleceklerdir, söyleyeceklerdir. Tutanaklarda neler olduğunu anlatacaklardır.

Mersin olayıyla bağlantılı. Biz bunları biliyoruz ama bekliyoruz. Bakalım savcı ne yapacak? Ayrıntıları, hukukçu arkadaşlarımız, temas ettiğimiz insanlar var.

AYŞE HANIM ADALET İSTİYOR

Ayşe hanım adalet istiyor. Geldi, gerçekten gözleri tabi yaş doldu, ağladı. Sonuçta kendisini teselli ettim. Adalet istiyor. Ankara’nın ortasında eşim katledildi diyor. Çocukları babasız kaldı. Bir anneyi düşünebiliyor musunuz? Hangi gerekçeyle katledildi? Bir akademisyen, sevilen sayılan insan. Ülkücü dünyanın çok sevdiği saydığı bir insan.

Ülkücü camianın dünyanın gelişmesini, teknolojiyi araştıran-sorgulayan-düşünen biri. Böyle bir kişi. Yetenekli bir kişi. Siz bir yeteneği yok ediyorsunuz. Sinan Ateş ülkenin yetiştirdiği bir akademisyen.

BEN SÖZ VERDİM KENDİSİNE, BU OLAYI AYDINLATACAĞIZ

Ben söz verdim kendisine; bu olayı aydınlatacağız.

Beşli Çete devletin kurumlarını ele geçirdiklerini biliyorum. Bürokratlarını beklediklerini, siyaset kurumunu finanse ettiklerini biliyorum. Elbette toplantılar yaparlar. Bu milletin sağduyusuna güveniyorum.

Bir de devleti yöneten temiz bir adam gelsin ya. Biz parayı alacağız, getireceğiz.

Devlette devamlılık esas. Ama avantadan verilen paraları ben alacağım. Ben defalarca niye sordum, bu hastaneleri kaça yapıyorsunuz diye. Hastanelere karşı değiliz. Kaça yapıldı, topluma bilgi ver. O parayı ödeyen fırından ekmek alan adam.

ÇETELER BENİMLE UĞRAŞMAK İSTERLER

Çeteler benimle uğraşmak isterler. Çünkü onlara göre bir adam istiyorlar. Onlara bir şey sormayacak, yeni ihaleler verecek birisini istiyorlar. O dönem bitti artık. Türkiye’nin tarihinde de öyle bir şey olmayacak.

15 Mayıs’tan sonra yeni bir dönem başlayacak. Devletin  temiz olduğu, yurtdışında gelen paranın temiz para olduğu, harcanan her kuruşun hesabının vatandaşa verildiği, herkesin görevini yaptığı, bütün kaynakların ülke için harcandığı bir dönem başlayacak.

TÜRKİYE YENİ BİR YOL AYRIMINA GELDİ

Türkiye yeni bir yol ayrımına geldi. Türkiye ekonomisi, bilgisiyle dünyayla yarışacak. Teknoloji üreten bir ülke olacağız.

Pirim ödeme gün sayısı olarak 9 bin gün pirim yatıran daha fazla. 7 bin 500 lira veriyorlar. Düşük bir rakam. Asıl unutulan dul ve yetimler. Onlar için ne kadar arttırdılar. 300-500-800 lira alanlar var. Onları da açıklamaları lazım. 5-6 bin lira da dul ve yetimlere vermeleri lazım.

Dışarısı buz gibiydi. İnsanlar arabalarda kalıyorlardı. Benzin bulmakta zorlanıyorlardı. Enkazların başında Devlet nerede diye bağıran insanlar gördük. Tam bir insanlık dramı. İnsan bunları unutamıyor.

ELBİSEYLE YATTIM, ISINMA ŞANSINIZ YOK 

Deprem bölgesinde iki kez kaldım. O gece Arsuz’da kaldık. Çok soğuktu. Elbiseyle yattım, iki battaniye aldım ama ısınma şansınız yok.

Depremle ilgili iktidarın çaresizliğini, oradaki kaosu gördüm ve bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu, askerin süratle gitmesi gerektiğini ifade ettim. Uzun bir videoydu. Sabah kalktığımda vekil arkadaşlarım da elbiseyle yatmıştı. Ankara’ya döndük. Sonra deprem bölgesine bir daha gittim.

Hatay belediye başkanımıza da zaman zaman sitemler oldu. Belediye çalışanları enkaz altında kalmış, büyük bir travma yaşanıyor. 10 şehirde 11 büyükşehir belediye başkanımızı koordinatör olarak görevlendirdik. Onların altındaki CHP’li belediyeler de görev yaptı. CHP’li belediye diye niye engelliyorsunuz? Mutfak kuracak, sıcak çay içirecek. Hele o koşullarda. Bir kişiye bir bardak su vermeniz bile olağanüstü olay.

A PARTİSİ B PARTİSİ OLUR MU ORADA? 

Zorluklar çıkarıldı. Hatay havalimanına uçak inmiyordu. Ankara büyükşehir Belediyesi çalıştı. Vay efendim orayı biz yapıyoruz dediler. Ankara Büyükşehir Belediyesi ünvanlarının yerine bantlar yapıştırdılar. Çocukça işler. Devleti yönetmesini bilmiyorlar. A B partisi mi olur orada.

Ben gittim İzmit Belediyesi Başkanını da ziyaret ettim, kendisine teşekkür ettim. Devlet nedir bilmiyorlar. Herşey bize aittir. Biz yaparız diyorlar.

Isias Otel’de gencecik çocuklar enkazın altında kalıp hayatlarını kaybetti. Enkazı kaldıracak kişi bulmadılar. Akıl alacak değil. Adıyaman’a otele gittiğimizde, baba anlatıyor, beton elimizde un oluyor, nasıl buna izin vermişler. Her birisini tek tek ziyaret ettim, baş sağlığı diledim.

ONLARA SÖZ VERDİM, BU ÇOCUKLAR ADINA BİR VAKIF KURACAĞIZ

Onlara söz verdim. Bu çocuklar adına bir vakıf kuracağız. Gönüllüler bağış yapacak ve o çocuklar adına yüzlerce çocuğa burs vereceğiz.

Fay hattının nereden geçtiğiniz hepimiz biliyoruz artık. Devletin kadroları bunu biliyor aten. Maraş’ta 7.7 şiddetinde bir depremin olacağını ve bu deprem sonucu kaç binanın yıkılacağını zaten rapora yazmışlar. Tatbikatı oldu bunun. Devletin kadroları biliyor ama onları harekete geçirecek olan siyasi otorite. Atmış bir köşeye raporları. AFAD’ın raporları var.

Deprem anında nelerin olması gerektiğine ilişkin 1999 depreminden sonra TSK’da özel eğitilmiş birlikler oluşturulmuş. Afet taburları oluşturulmuş. Talimat vermiyorsunuz askere alana inin diye. O kadar büyük acılar yaşandı ki. Ya insanlar donarak öldüler. Arama kurtarma ekiplerini çağırın, dinleyin.

BÜTÜN BUNLARIN SORUMLUSU KİM? 

Bütün bunların sorumlusu kim? Devleti yönetenler değil mi? Yüzyılın felaketi diyorsun yüzyılın katliamı çıktı ortaya. Kızılay’I yok ettiniz. Orayı rant alanına dönüştürdünüz. Valinin eli kolu bağlı. Vali ne yapacak tek başına?

KIZILAY'I YENİDEN YAPILANDIRACAĞIZ

Kızılay’ı yeniden yapılandıracağız. Kızılay'ı tekrar gönüllü olarak çalışanlara, toplumun yaralarını saran bir kurum yapacağız. Siz bir yardım kuruluşunu nasıl 5-10 maaş alan adamlara teslim edersiniz. Çadır fabrikası var. nasıl olur da çadır yapamaz? AFAD Kızılay'ı kendi bünyesine katmak istiyor. AFAD'ın görevi felaketlerden sakınmaktır. 

 Bir müteahhit bir apartman yapacak, satacak daireleri. Bir müteahhit bir yerde inşaat başlarken 23 ayrı belge düzenleniyor. Mimarı, mühendisi, jeoloji-inşaat-jeofizik-harita mühendisi var. Bunların hepsinin 23 belgede imzaları var. Bu ne demektir? Devlet diyorki, ey müteahhit bunları yaparken, bu 23 kişinin imzasını alacaksın. Toplam 42 imza. Daireyi satın alanın bir imzası var, tapuda.

Tek kişilik hükümet diyor ki; sana yeni bir ev yapacağım, sana satacağım, 20 yıl taksitle. Gel helalleşelim. Ya benim ne günahım var. Helalleşme şöyle olur: biz bir hata yaptık. 42 kişi imza attık. 23 ayrı belge düzenledik. Bu belgelerin tamamı sahte imiş. Bu binalara izin verene hesabını soracağım. Senin evin yıkıldı, ahırın, dükkanın yıkıldı. Çok sayıda can kaybı oldu. Ben sana evini, dükkanını, ahırını yapacağım. Senden bir kuruş dahi almayacağım. Ama can kaybı geri gelmez, gel seninle helalleşelim. O zaman helalleşme olur.

BU KADAR YÜZSÜZLÜK OLMAZ 

Adama mezarını satın aldırtıyorsun. Bina yıkılıyor. Bütün kabahat idarede. Sana ev yapacağım, sana taksitle satacağım diyor. Bu kadar yüzsüzlük olmaz. Anayasa’da onun da hükmü var. 125. Madde, 7. Bent; devlet kendi eylem ve işlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Kardeşim bu 23 belgeyi dükkanı satın alan mı imzaladı, evi satan alan mı imzaladı? Kim imzaladı. İdare imzaladı.

SÖZÜM SÖZ; HEPSİNİN EVİ YAPILACAK VE TESLİM EDİLECEK 

Sözüm söz, evi-dükkanı-ahırı yıkılan hiç kimseden bir kuruş para alınmayacak. Hepsinin evi yapılacak ve teslim edilecek.

Bir milyonu aşkın konut yapılacak. Bu bölge için özel bir yasa çıkarılacak. Kapıyı, pencereyi, boruyu burada üreteceksin denecek. Bir milyon konutun bütün gereksinimleri, malzemeleri burada üretilecek. Burada istihdam yaratılacak.

MANEVİ BİR AYDAYIZ, DEPREMDE SONRASINDA YAŞANAN DRAMI UNUTMAMALIYIZ

Manevi bir aydayız. Depremde yaşanan felaket sonrası yaşanan dramı unutmamalıyız. Çadır ve konteynerlerde yaşayalanların acılarını paylaşmak, onlara her türlü yardımı yapmakla mükellefiz. Yardımlaşma duygumuzun da güçlenmesi gereken bir ay.

YARIN ALTI LİDER MALATYA'DA OLACAĞIZ, MEVLÜT OKUTACAĞIZ

Ramazan ayının ilk cuması Malatya’da altı lider olacağız. Mevlüt okutacağız. Yarın. Cuma günü. Ekrem Bey ve Mansur Bey de gelecekler. Hem Ramazan’ı hem depremzedeleri unutmadığımızı göstereceğiz.

BENİM KANAATİM BİRİNCİ TURDA BİTER 

Birinci turda biter benim kanaatim. Vatandaş değişimden yana.. Yeni bir anlayış olsun. Artık bu kavganın son bulması gerekiyor. Yaratılan gerilimler ciddi sorunlar yarattı toplumda. AK Parti muhalefete düştüğünde hiç kavga olmadığını, parlamentoda dışlanmayacağını görecek. 

Sayın İnce. Sonuçta bir partidir. Her partinin başkanına saygı duyarım. Takdir kendisine aittir. Ama bizim hedefimiz birinci turda kazanmak. Bir günü bile kaybetmek istemiyoruz. Yaraları süratle sarmak istiyoruz. 

Hakarete karşıyım. Kim olursa olsun. Eleştirebilirsin ama hakaret asla doğru değil. Siyaset iyilikte yarışmadır aslında.

MEMLEKET PARTİSİ'Nİ DE ELBETTE ZİYARET EDECEĞİM

Siyasi partileri elbette ziyaret ediyorum. Adaylığım netleştikten sonra. Memleket Partisi’ni de elbette ziyaret edeceğim. HDP, Milli Yol, TİP, Sol Parti’yi ziyaret ettim. Diğer partileri de ziyaret edeceğim.

BEKLENTİM, OLMASI GEREKEN, BİRİNCİ TURDA BU İŞİ ALMAK 

Beklentim, olması gereken şu; birinci turda bu işi almak. İkinci kez harcamalar, masraflar gerek yok. Birinci turda bitirip, bu işi noktalamamız lazım.

SAYIN İNCE'NİN HAKLI TARAFLARI OLABİLİR; AMA.. 

Siyaset bir şikayet alanı ise siyaset olmaktan çıkar. Şikayetin dışına çıkmak lazım. Kimin kusuru, yanlışı var, oturulur konuşulur. Herkes elinden geldiğince çaba harcadı. Eksik, yanlış, kusur da olabilir. Herşeyi kusursuz yaptık dersem doğruyu söylemiş olmam. Gece metinler yazdım, arkadaşlarım çalıştı çabaladı. Geçmişe dönüp eleştiri üzerinden bugün birşeyler ortaya koymayı çok makul bulmuyorum. Sayın İnce’nin haklı tarafları olabilir; eksiğimiz, yanlışımız, kusurumuz olabilir.

Her aday oy kullanacak bütün vatandaşların oyuna taliptir. sen bana oy ver, sen verme. Oy kullanacak kaç kişi var, herkesin oyuna taliptir. Çünkü ülkeyi yönetmek istiyor. Bizim anlayışımız farklı. o ben tek başına yönetmek istiyorum diyor, biz sistemi değiştirmek istiyoruz. Eskiye de dönmeyeceğiz. Tam tersine 21. yüzyılın Türkiyesi'ni yaratacağız. 

MHP İKTİDARA TESLİM OLMUŞ BİR PARTİDİR 

MHP iktidara teslim olmuş bir partidir. Türkiye’nin köklü partilerinden birisidir. SADAT’a ne söyledi. SADAT resmi dil Arapça olacak diyor, MHP’de tık yok. SADAT’a giden, kavgasını veren benim. Milliyetçilik kendi ülkesinin kalkınması için mücadele eden demektir. Süleyman Şah Türbesi ’ni kaçırdılar. Ses mi çıktı MHP’den? Ses çıkmadı. Sinan Ateş öldürüldü, saraydan tıkyok. MHP’den tepki mi olur diye.

SAYIN TÜRKAN ELÇİ KABUL EDERSE OLUR

Sayın Türkan Elçi kabul ederse olur. Benim de en büyük arzularımdan birisidir. Bir milletvekili, eş olarak da belki olayı lbiraz daha incelemek, görmek, bilmek onun da hakkıdır. Ayrıca doğu ve güneydoğunun dünya kadar sorunu var. O sorunların Türkan Elçi gibi saygıdeğer bir kişi tarafından değerlendirilmesinin büyük önemi var. 

ARTIK BÖLGEDE BİZ DE KENDİMİZİ, CHP'Yİ GÖRMEK İSTİYORUZ

Artık bölgede biz de kendimizi, CHP'yi görmek istiyoruz. Elbette siyasi rekabet olacak ama bazı konularda da birliktelik olacak. Demokrasi gibi. Altı siyasi parti beraberiz ama rekabet de ediyoruz. Ortaklaşa olduğumuz konular var. 

306 kadın örgütünün ortak hedefi olarak, parlamentonun yüzde 50'sinin kadın olması için. Biim kadın milletvekili sayımız az, bunu kabul ediyorum. Sadece milletvekili değil belediye başkanı, meclis üyesi gibi. Olabildiğince yapmaya çalışıyoruz. Kadınların sayısının daha fazla olmasını istiyorum. Az önce bir kadın milletvekili adayı, hangi bölgeden adayı olduğunu ifade etti. Kadınların biraz daha mücadeleci olması gerekiyor. 

BAKAN OLMAK İSTEYENLER MİLLETVEKİLİ OLMAYACAK

Bakan olmak isteyenler milletvekili olmayacak. O talepte bulunmayacaklar. Bakanlar dışarıdan meclis dışından olacak diye bir görüş birliğimiz var. Ben de arkardaşlarımıza söyledim. Bakan olmak isteyen arkadaşlar milletvekilliğine başvurmasınlar diye. 

KÜLLİYE TÜRKİYE'NİN GÖZDE ÜNİVERSİTELERİNDEN BİRİ OLABİLİR 

Allah nasip ederse Çankaya'da olacağım. Bir devletin kültürü olur. Çankaya tüm cumhurbaşkanlarının oturduğu bir yerdir. Çankaya'yı korumak gerekiyor. Külliyeyi de üniversite yaparsınız. Bunu tabi konuşmam lazım. Diğer liderlerle konuşmam lazım. Benim şahsi düşüncemorayı üniversite yapılması. Türkiye'nin gözde üniversitelerinden birisi olabilir. 

O GÜNÜN ŞARTLARI ONU GEREKTİRİYORDU, EKMELEDDİN BEY ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM 

Toplumun taleplerine baktık biraz. O günün koşulları onu gerektiriyordu. (Önceki seçimde neden aday olmadı sorusunu yanıtlıylor) Partililerimizin de çok arzu ettiği bir durumdu. Muharrem İnce'yi o çerçevede aday kıldık. Ekmeleddin bey çok önemli bir isim. Adına ödüller verilen. Kendi adına uluslararası ödüller verilen, önemli bilimsel çalışmalar yapan bir insandı. O nitelikte bir isim cumhurbaşkanı olursa çok daha iyi olur, hem Türkiye'yi teslim eder, liyakat sistemine uygun birisi olur diye düşünmüştüm. 

EKREM VE MANSUR BEYLER DE YARDIMCI OLACAK, ŞÖYLE AVANTAJLARI VAR 

Allah nasip olur seçiliriz. İki yardımcımız da olacak. Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanları. Onların y ardımcı olmasının şöyle avantajları var. Ankara ve İstanbul'un sorunları bürokratik mekanizmalarda çok bekletilmeden çözülmesi lazım. Ekrem Bey cumhurbaşkanı yardımcısı olarak, hızlandırılmasını, sonuca kısa sürede varılmasını, depreme daha dirençli kent olmasını sağlayacak. Ankara için de geçerli. Hukukçu arkadaşlarla görüşüyoruz, onlar da bir sorun olmadığını söylüyor. 

SAYIN YAVUZ AĞIRALİOĞLU ELEŞTİREBİLİR, KIRGINLIĞIM YOK 

Meral Hanım ile görüşmedim. Görüşmem şikayet anlamında olurdu. Buna gerek yok. Artık kavgaları bir tarafa bırakmak zorundayız. Bir siyasal parti, 7 milyon oy alıyorsa, şimdi biz 7 milyon insanı düşman mı ilan edeceğiz. HÜDAPAR için de geçerli. Yasal olarak bir engel yoksa, eleştirebilisiniz ama saygıyı korumak zorunda. Ağıralioğlu da siyasetçi olarak eleştirebilir. Herhangi bir kırgınlığım da yok. Sözsöyleme ihtaycı da duymadım. Eleştirebilir. 

NİYE TUZAKLARA DÜŞELİM? 

Geçmişin hatalarınhdan ders çıkarma gibi bir erdem de var altı liderde. Her birimiz özel olarak fedakarlıklarda da bulunduk. Altı partiyiz. Biz bu ülkede büyümek, gelişmek istiyoruz. İnsanlar düşüncelerini özgürce belirtsin istiyoruz. Kin ve nefretle birbirimize artık bakmamalıyız. Niye o tuzaklara düşelim? 

Siyaset kurumuna hep saygı gösterdim. Plan bütçe komisyonunda hükümeti temsil ettim bürokrat iken. Bürokrat olarak çalıştığım yıllarda hem iktidar hem muhalefet partilere bilgi verirdik çıkarılacak yasalarla ilgili. Böylece yasalar uyum içinde yasalaşırdı. Bakanlarla, başbakanlarla, rahmetli Turgut Özal, rahmetli Demirel, sayın Çiller ile çalıştım. Düşüncelerimizi çok rahat söylerdik. Eleştirirdik. Sonuçta karar siyaset kurumuna aitti. Biz anlatırdık, onlar sonra düzenleme için talimat verirdi.     

İÇİMDE FIRTINA YOK                                                          

İçimde fırtına yok. Sakin bir insanım. Bürokraside şunu öğrettiler bana; sana hayır diyen insanı mutlaka dinleyeceksin. Birisi itiraz ediyorsa, bir dinleyelim. Belki bizim bilmediğimiz birşey var. 

 

 

 

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

 

                                              

 

 

 

Kemal Kılıçdaroğlu: 'Beklentim birinci turda bu işi almak'
Demokrat Gündem