Türkiye’de kartlı harcamaların yıllık 20 trilyon lirayı aşmasıyla birlikte BDDK, finansal istikrarı sağlamak amacıyla düğmeye bastı.
Yarın itibarıyla özellikle 400 bin TL üzerindeki atıl limitler otomatik olarak düşürülecek.
Hükümet bu adımı enflasyonla mücadele ve dolandırıcılıkla savaş olarak tanımlarken; tüketici dernekleri, kredi kartıyla “günü kurtaran” dar gelirli vatandaşın likidite sıkışıklığı yaşayacağı uyarısında bulunuyor.
Kredi kartı kullanımında Avrupa şampiyonu olan Türkiye’de, bankacılık sisteminde yeni bir sayfa açılıyor. 16 Şubat’tan itibaren geçerli olacak düzenleme, sadece yüksek limitli kart sahiplerini değil, borç sarmalındaki milyonlarca kişiyi de yakından ilgilendiriyor.
Limitler Nasıl Düşürülecek? (400 Bin TL Sınırı)
Yeni sistemde, kart sahibinin harcama alışkanlıkları ve geliri arasındaki denge ana kriter olacak. Düzenlemenin detayları ise şu şekilde:
- 400 Bin TL Altı: Toplam limiti 400 bin TL’nin altında olan kullanıcılar bu “budama” operasyonundan etkilenmeyecek.
- 400 – 750 Bin TL Arası: Bu aralıkta limiti olup da limitinin tamamını kullanmayanların atıl kalan kısmı yüzde 50 oranında azaltılacak.
- 750 Bin TL Üzeri: En yüksek limitli bu grupta, kullanılmayan limitlerin yüzde 80’i bankalar tarafından silinecek.
- İstisnalar: Eğitim ve sağlık harcamaları, limit hesaplamasının dışında tutularak bu alanlardaki ödeme gücü korunacak.
Borçlulara “48 Ay” Nefesi
Limiti düşürülen vatandaşlar için bir diğer önemli gelişme ise borç yapılandırma tarafında yaşanıyor. Dönem borcunu ödeyemeyen veya ödemesi 30 günü geçmiş ihtiyaç kredisi borcu olanlar için 48 aya kadar vade imkanı getirildi.
29 Ocak 2026 tarihli karardan itibaren 3 ay içinde başvuranlar, borçlarını daha uzun vadeye yayabilecek ancak bu süreçte kart limitlerinin artırılmasına izin verilmeyecek.
Tüketici Temsilcileri: “Vatandaş Acından mı Ölsün?”
Düzenlemeye tepki gösteren Tüketici Hakları Derneği ve konfederasyon temsilcileri, kredi kartının Türkiye’de bir lüks değil, “yaşam destek ünitesi” haline geldiğini savunuyor. TÖK Genel Başkanı Fuat Engin, yasada “gelirin 4 katı” sınırının yıllardır uygulanmadığını hatırlatarak, aniden yapılan bu kısıtlamanın asgari ücretli ve emekliyi zor durumda bırakacağını öne sürüyor. (Kaynak: DW)
İlginizi çekebilir: İlber Ortaylı: Ani kanamam oldu, ameliyata aldılar