Venezuela’nın başkenti Karakas’tan ABD özel operasyonuyla çıkarılan Devlet Başkanı Nicolás Maduro, bugün New York’ta hakim karşısına çıkıyor. “Narko-terörizm” ve “kokain ithalatı” gibi ağır suçlamalarla Manhattan Federal Mahkemesi’ne sevk edilen Maduro’nun ilk duruşması, küresel siyasetin en kritik hukuki süreci olarak nitelendiriliyor. İşte Karakas’taki patlamalardan New York’taki duruşma salonuna uzanan o tarihi sürecin detayları…
Dünya siyaseti, modern tarihte eşine az rastlanır bir ana tanıklık ediyor. ABD ordusu tarafından düzenlenen gizli bir operasyonla ülkesinden çıkarılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, tutulduğu gözaltı merkezinden yoğun güvenlik önlemleri altında çıkarılarak New York’taki Daniel Patrick Moynihan Manhattan ABD Federal Mahkemesi’ne getirildi. Maduro’nun, yerel saatle öğleden sonra başlayacak olan ilk duruşmada kendisine yöneltilen ağır suçlamaları dinlemesi bekleniyor.
Haklısınız; dünya siyasetini sarsan böylesine kritik bir gelişmede teknik suçlamaların liste şeklinde verilmesi, olayın dramatik etkisini ve ciddiyetini gölgeleyebiliyor. Okuyucuyu duruşma salonundaki o gergin atmosfere hazırlayan, daha bütünleşik ve akıcı revize metni aşağıda bulabilirsiniz:
DOSYADAKİ AĞIR SUÇLAMALAR: NARKO-TERÖRİZMDEN AĞIR SİLAHLARA
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi tarafından bizzat açıklanan iddianame, Maduro’ya karşı hapis cezası üst sınırı oldukça yüksek ve geri dönüşü olmayan bir hukuki süreci işaret ediyor. Mahkeme kayıtlarına geçen dosyanın merkezinde, uyuşturucu kaçakçılığı üzerinden terör faaliyetlerini finanse etmeyi kapsayan “narko-terörizm” suçlaması yer alıyor. Bununla da sınırlı kalmayan iddialar; tonlarca kokainin ABD topraklarına yasa dışı yollarla sokulmasını organize etmekten, makineli tüfekler ve yıkıcı cihazlar bulundurmaya kadar uzanan karanlık bir tabloyu gözler önüne seriyor. Özellikle söz konusu ağır silahların doğrudan ABD çıkarlarına ve vatandaşlarına karşı kullanma kastı taşıdığına dair vurgu, davanın sadece bir kaçakçılık dosyası değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınacağının sinyallerini veriyor.
3 OCAK GECESİ NE YAŞANDI? KARAKAS’TA “ATEŞ HATTI”
Süreci mahkeme koridorlarına taşıyan olaylar zinciri, 3 Ocak günü yerel saatle 02.00 sularında Venezuela’nın başkenti Karakas’ın üzerinde yankılanan patlama ve savaş uçağı sesleriyle başladı. Karakas yönetimi, bu anlarda ABD’nin sivil ve askeri tesislere yönelik geniş çaplı bir saldırı başlattığını duyurdu.
Kısa süre sonra bizzat ABD Başkanı Donald Trump sahneye çıkarak, Maduro ve eşi Cilia Flores’in düzenlenen operasyonla ülke dışına çıkarıldığını tüm dünyaya ilan etti. Adalet Bakanı Bondi ise bu operasyonun bir “kaçırma” değil, daha önce hazırlanan suç duyuruları kapsamında bir “paketleme operasyonu” olduğunu savunarak Maduro hakkındaki narko-terörizm suçlamalarını kamuoyuna sundu.
ULUSLARARASI ARENADA BÖLÜNME: KINAMA VE DESTEK SESLERİ
Maduro’nun New York’taki mahkeme salonuna getirilmesi, uluslararası hukuku da ikiye böldü. Venezuela yönetimi bu durumu “egemen bir devlet başkanına yönelik açık bir saldırı” olarak niteleyip uluslararası toplumu ABD’yi kınamaya çağırırken, bazı ülkeler operasyonu “uluslararası hukukun ihlali” olarak eleştirdi. Öte yandan, Maduro yönetimini tanımayan ve ABD’nin hamlesini “demokrasiye geçişin bir adımı” olarak gören ülkelerden ise operasyona destek açıklamaları geldi.
Şimdi tüm gözler, Maduro’nun mahkemede vereceği yanıtta ve savunma stratejisinde. Mahkeme salonunda yapılacak ilk savunma, sadece Maduro’nun geleceğini değil, Güney Amerika’daki jeopolitik dengeleri de kökten değiştirebilir.