Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Mutfaktaki büyük risk: ‘Organik’ yazması yetmiyor, sertifika sorun!

Gıda sektöründe sağlıklı yaşam trendi yükselirken, pazar tezgahlarından market raflarına kadar her köşeyi saran “organik” ibaresi mercek altına alındı. Uzmanlar, etiketi olan ancak sertifikası bulunmayan ürünlerin hem cebe hem de sağlığa zarar verdiği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Gıda sektöründe sağlıklı yaşam trendi yükselirken, pazar tezgahlarından market raflarına

Doğal gıda ile organik gıda arasındaki farkın karıştırılması, tüketicileri suistimale açık hale getiriyor.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Tontul, “Her gıda doğaldır ancak her gıda organik değildir” uyarısında bulunarak; sertifikasız ürünlerin kanserden hormon bozukluğuna kadar birçok riski barındırabileceğine dikkat çekti.

Sağlıklı beslenme arzusu, hileli üretim yapanlar için yeni bir kazanç kapısına dönüştü. Marketlerde ve semt pazarlarında el yazısıyla “organik” ibaresi konularak normal fiyatının iki katına satılan ürünler, aslında laboratuvar analizi olmadan gerçeğinden ayırt edilemiyor.

Doç. Dr. İsmail Tontul, ambalajsız ve denetimsiz ürünlerdeki “organik” iddiasının bilimsel bir geçerliliği olmadığını vurguladı.

DOĞAL VE ORGANİK ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Toplumdaki en büyük yanılgının bu iki kavramın birbiriyle karıştırılması olduğunu belirten Tontul, tüm sebze ve meyvelerin doğada yetiştiği için “doğal” olduğunu ancak “organik” olabilmesi için tohumdan hasada kadar hiçbir yapay kimyasalın kullanılmaması gerektiğini ifade etti.

Organik tarımın pahalı bir denetim süreci olduğunu hatırlatan Tontul, “Bir üretici organik sertifikaya sahipse bunu ambalajında ve logosunda mutlaka gururla sergiler. El yazısıyla ‘organik’ yazan bir ürün, sadece daha fazla kar etme amacına hizmet ediyor olabilir” dedi.

YUMURTADA KİRLETME VE BOYAMA HİLESİ

Tüketicinin “doğal” algısını manipüle etmek için çeşitli yöntemlere başvurulduğunu anlatan uzmanlar, özellikle yumurta örneğine dikkat çekiyor.

Konvansiyonel yumurtaların üzerine yapay olarak kir bulaştırılması veya kabuğun renginin boyanması gibi yöntemlerle “köy yumurtası” veya “organik yumurta” imajı yaratıldığı saptandı.

Bir yumurtanın organik olup olmadığını anlamanın eğitimli insanlar için bile imkansız olduğunu söyleyen Tontul, tek kesin yolun akredite laboratuvar analizleri olduğunu belirtti.

BÜTÇENİZ ORGANİĞE YETMİYORSA

Geleneksel üretimde kullanılan kimyasal gübre ve pestisitlerin (böcek ilacı) vücutta birikerek ciddi hasarlar bırakabileceğini hatırlatan Doç. Dr. Tontul, bu kalıntıların kanser, üreme sorunları ve hormonal dengesizliklere yol açabileceğini ifade etti. Eğer bütçe organiğe yetmiyorsa, üzerinde “pestisit yoktur” ibaresi bulunan ve kalıntı analizi yapılmış güvenilir ürünlerin de iyi bir alternatif olabileceğini ekledi.

Demokrat Gündem