Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna tepki göstermek ve erken seçim çağrısını yinelemek amacıyla başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 101’incisi Aydın’ın Kuşadası ilçesinde gerçekleştirilmişti. Bu mitingde kürsüye çıkan CHP Lideri Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri Ankara’yı harekete geçirdi.
TCK 299 KAPSAMINDA İNCELEME BAŞLATILDI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel’in açıklamalarını mercek altına alarak yasal süreç başlattı. Adalet Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, Özel’in konuşmasındaki ifadelerin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu kapsamında değerlendirildiği ve bu doğrultuda soruşturma açıldığı duyuruldu.
Soruşturmanın odağında ise Özel’in Erdoğan’a yönelik “darbe” ve “cunta” benzetmeleri yer alıyor. Özel, mitingdeki konuşmasında Türkiye’nin darbe geçmişine atıfta bulunarak Erdoğan’a seslenmiş; yenilginin de bir şeref olduğunu ancak Erdoğan’ın bunun yerine “bir darbenin başına geçmeyi ve cunta başkanı olmayı tercih ettiğini” ileri sürmüştü.
ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun son bulması ve erken seçim talebiyle düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 101’incisi Aydın’ın Kuşadası İlçesi’nde düzenlenmiş ve CHP lideri Özel şu ifadeleri kullanmıştı:
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreçte tek başına bir partiyi değil, bir partinin adaylarını değil, bir sistemi, bir rejimi savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusundan emanet Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığı savunuyor. Sandık olur, patron millettir. ‘Gel’ dediği gelir, ‘Git’ dediği gider. Ama bu millet eğer sandığına el uzatılırsa, darbeye kalkışılırsa asla ve asla o darbeyi yapanlara sessiz kalmaz. Ne 1960, ne 12 Mart Muhtırası, ne 1980 darbesi, ne 15 Temmuz darbesi… Darbeyi yapanlara bir şey kazandırmamış, darbeyi yapanları savunan kimse kalmamış. O darbenin mağdurları eninde sonunda bu millet tarafından tekrar baş tacı edilmiştir.
Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Sen bu ülkede başbakanlık yaptın. Cumhurbaşkanlığı yaptın. Tarihe, başarıları olan, seçimler kazanmış bir başbakan, bir cumhurbaşkanı olarak geçebilirdin. Yeniden aday olup yenilsen de şerefti, aday olmayıp çekilsen de… Ancak sen bunun yerine cunta başkanı olmayı, darbe yapmayı, bir darbenin başına geçmeyi tercih ettin. Tarih boyunca bu yaptığın utançla yaşayacaksın. Böyle anılacaksın.”