Demokrat Gündem
Demokrat Gündem
İzmir booked.net
+15°C
  • Demokrat Gündem EURO : 20.3824
  • Demokrat Gündem DOLAR : 18.8216
  • Demokrat Gündem STERLİN : 23.2444
Haberler / Röportajlar

Öznur Tugay ile Karşıyaka: 'Arkamda Karşıyakalı kadınlar var'

05.11.2022 08:56:11

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın eşi olarak tanıdığımız Öznur Tugay ile iklim krizi karşısında neler yapılabileceğini, başkan eşlerine yönelik eleştirileri ve daha birçok konuyu  konuştuk.

Cemil Tugay'ın belediye başkanlığına aday olma süreciyle birlikte aile hayatında yaşanan değişimleri, çiftin yol arkadaşlığı sürecinde istişare ettikleri konuları Öznur Tugay'dan dinledik.

Sohbetimizin satır başlarını bir yazı içinde toplayarak siz Demokrat Gündem okurlarını da sohbetimize dahil etmeye çalıştık.

Gelin, bir başkan eşi olmanın ötesinde çevre, iklim, kadınların insan hakları alanlarında özel bir hassasiyete sahip  Öznur Tugay'ın deneyimlerini, maruz kaldığı eleştirileri bir de ondan dinleyelim.

YOL NEREYE GİDERSE GİTSİN O YOLU BİRLİKTE YÜRÜMEK ÖNEMLİ

DEMOKRAT GÜNDEM-Cemil Bey’in siyasete atılışı nasıl oldu? Size danıştı mı, ne konuşuldu o süreçte aranızda? Bahsetmek ister misiniz?

Cemil Başkanın ‘Her şey inanmakla başlar sözüne’ ben de çok inanıyorum. Yolun yarısını aşmış oluyorsunuz. Bir gün Cemil Beye, ‘Karşıyaka Belediye Başkanı olmak ister misin?’ diye bir öneri geldi. Kendisi üzerinde düşündü taşındı. Zor bir karardı. Oturup konuştuk tabi ki. Konforlu bir yaşamımız vardı, mesleği gereği kendi kurduğu sistem vardı. Bolca vaktimiz vardı. Cemil Bey İnanılmaz vatanseverdir. İkimiz için de bu böyledir. Atatürk’ü görüp ağlayan bir insanım. O seviyede bir tutkumuz var. Gün geldi Cemil bey dedi ki, ‘Bir karar vermek zorundayız, ne düşünüyorsun?’. Hayır diyebilirdim, mantıksal koşullar sunacağım seçeneklerden yanaydı çünkü. Ancak ben buna hayır demeyi kendime hak görmedim. Yıllarca  ‘Biz bu ülke için ne yapabiliriz’i sorduk birlikte. Biz hep bunu konuştuk. Dedim ki, ‘Ben hayır desem, çok büyük bir haksızlık olur. Ona da bu topluma da haksızlık olur’ diye düşündüm. Yol nereye giderse gitsin o yolu birlikte yürümek önemli. Böylelikle olumlu karar verdik.

O kadar güzel, duygusal, keyifli kısımlarına da tanık oluyorum ki, ‘Evet doğrusu buydu’ diyorum. Hayır desem çok büyük bir haksızlık olurdu. Çünkü Cemil o kadar inanarak yapıyor ki bu işi. Yaşıyor yani. Çok sakindir, akılcı bir insandır. Siyaseti de kendisi gibi yapıyor. Zaten hep bu çizgideydi. Kendi tarzında bu işi yapmak ekstra yükler de getiriyor tabi ki. Ama Cemil Başkan, ‘Ben bu işi böyle yapmazsam, kendime saygımı kaybederim’ diyor ve kararlılıkla sürdürüyor.
 

İKLİM KRİZİNE DAİR HER KONU ANA GÜNDEM MADDESİ

DEMOKRAT GÜNDEM-Yaşanan çevre sorunları karşısında ülkelerin, hükümetlerin, yerel yönetimlerin dışında her bireyin üzerine düşen sorumluluklar da var. Siz ne düşünüyorsunuz?
"Aslında hepimizin yapacağı çok şey var. Duyarlılık konusunda çevreye atılan çöpleri birinci basamak olarak görüyorum, buna çok dikkat ediyorum. Çünkü kirletmeye odaklı yaşıyoruz. Toplumsal olarak da doğru bir noktaya gelmeliyiz. Duyarlılık artık çok klişe bir kelime ama ben artık 'mış gibi' yaşamak ve davranmaktan vazgeçmemiz, yeniden yapılanmamız gerektiğini düşünüyorum. Her şey geç olmadan her bireyin de yaşamını iklim krizinin yaşamaya başladığımız etkilerine karşı yeniden kurgulaması gerekiyor. Gençler ve çocuklar çevre-iklim krizi duyarlılığına sahip ancak daha alttan gelen jenerasyonda farkındalık-duyarlılık düzeyi ne yazık ki istenilen seviyede değil. Orta jenerasyonda kayıp bir kitle var.”

Örneğin trafikte aracından yola çöp atanları da uyarmalıyız, çöplerin gelişigüzel atılmasına da ses çıkarmalıyız. Bazen seyahat ederken arabalardan çevreye çöp atıldığına şahit oluyorum ve üzülüyorum.

Sokakta kirli bir alan gördüğümde aklıma öncelikle ‘Neden?’ diye sormak geliyor. ‘Neden yani niye bunu buraya attınız, bir formülü var bunun’ diye düşünüyorum. İnsanlar belediyeyi aradığında çözüm odaklı hızlı dönüşler yapılabiliyor. Bazen bir marketin yanında bir çöp öbeği görüyorum, üşenmiyorum. Kimlik bilgimi paylaşmadan belediyeye ulaşılabileceği konusunda uyarıyorum. Başkanla da bu konularda istişare ediyoruz. İklim krizine dair her konu, her adım benim ve Cemil Beyin ana gündem maddesi, başlığı.


DEMOKRAT GÜNDEM- Başkan Cemil Tugay ile hangi konular üzerinde fikir alışverişi yapıyorsunuz?
Bir kadın olarak kadın sorunları, kültür sanat projeleri konusunda konuşuyoruz. İkimiz de sanata-edebiyata çok meraklı insanlarız. Ben sanata olan sevgimi akademik bir boyuta taşıdım. Artık üniversitede seramik bölümünde öğrenciyim de.  Kültür-sanat projelerine gönüllü destek veriyorum. Örneğin Cemil Başkanın Ateş Çemberinde İzmir Sergisi çalışması çok önemli ve  kıymetli bir çalışma oldu. O projede çok kıymetli akademisyenler çalıştı. Ben sadece mekan tasarımı ile ilgili çalışmaları gidip takip ettim. Gerçekten ortaya özel bir iş çıktı. Mekansal olarak zaten Çatı Bostanlı çok önemli bir sanat lokasyonu da olacak. Kıymetli sergiler, etkinlikler düzenlenecek.
 

EKOSANAT BANA ÇOK HEYECAN VERİYOR

DEMOKRAT GÜNDEM-Son zamanlarda kültür-sanat alanında hangi çalışmalarda yer aldınız, birkaç örnek verebilir misiniz?
"İzmir fuarında bir geri dönüşüm çalışması yaptık. Tamamen atık malzemeler kullanarak bir enstalasyon çalıştık. Geri dönüşüm malzemelerinden oluşturduğumuz bir çalışma yaptık. Yeşil soda şişeleriyle lambader yaptık. Geri dönüşüm aslında ileri dönüşüm. Geri dönüştürmeyi yaşamımıza alabilirsek gelecekten zaman kazanmış olacağız. Bu çalışmanın hemen arkasından Süslü Kadınlar bisiklet turunun 10. yılı karşıyakada düzenlendi. Süslü Kadınlar için de yine kolları sıvadık. Gittik şantiyedeki atık depolarından faydalandık. Bu atıkları toplayarak çok güzel fotoğraf çekim alanları tasarladık. Belediyedeki ekip arkadaşlarımız çok yetenekliydi ve sadece öz kaynaklarımızı kullandık. Çok keyifliydi, insanların hazırladığımız tasarımlar önünde bisikletleriyle fotoğraf çektirmesini izledik. Ekosanat bana çok heyecan veriyor."
 

BİRÇOK KADIN DERNEĞİ İLE TEMASTA, HERKESE EŞİT MESAFEDE DURUYORUM

DEMOKRAT GÜNDEM-Karşıyaka'daki sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını takip ediyor musunuz?
Karşıyaka dokusal olarak çok özel bir kent. Çok yüksek bir aidiyet duygusu barındırıyor. Karşıyakalılar her alanda son derece bilinçli  ve örgütlü bir toplum. Eşimin başkanlık dönemi öncesinde de bu kentte düzenli bir sistem olduğunu elbette biliyorum. Yıllarca sivil toplum çalışmalarına emek vermiş duayenler var. En fazla dernek, sivil toplum kuruluşu olan yerlerden bir tanesi de Karşıyaka. Köprü olmak için elimden ne geliyorsa destek olmaya çalışıyorum.

Karşıyaka'da mevcut kurulmuş bir kadın kooperatifi vardı. İnsanların sivil toplumda sistemleşmiş bir emekleri var. Kendimi dışarıdan destekleyen, eşit mesafede duran bir konumda tutmaya karar verdim. Kadınlar güzel işler başarıyor zaten, benim liderliğime ihtiyaçları yok elbette. Herkese eşit mesafede durmaya çalışıyorum. Birlikte dayanışma içinde hareket ediyoruz.

Birçok kadın derneği ile temastayım ancak hiçbirine resmi olarak üye değilim. Herkese eşit mesafede ve dengede durma doğrultusunda hareket etmeye özen gösteriyorum. Kadın kooperatiflerine de aynı şekilde destek olmaya çalışıyorum. Kadın aile müdürlüğündeki arkadaşlarımızın da yanlarında olmaya çalışıyorum. Örneğin yakın zamanda Süslü Kadınlar organizasyonu yapıldı ve çok güzeldi. Ben işin mutfak kısmında, işlerin daha da şık hale getirilmesi için neler yapılabilir bağlamında müdahaleci olmadan yol gösterici olmaya çalışıyorum.

Karşıyaka Belediyesi ve Başkanımız Cemil Tugay Sosyal işler ve Kadın Aile Müdürlüğü üzerinden özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan vatandaşlara, kadınlara, çocuklara yönelik çalışmalar yapıyor. Gıda yardımları, maddi destekler yapılıyor. Tabii pandemi bütün dinamikleri çok etkiledi. Karşıyaka dayanışma ruhu açısından çok avantajlı bir kent.
 

BAŞKAN EŞLERİ OLARAK KENTİMİZ-KADINLAR-GENÇLER-ÇOCUKLAR İÇİN NELER YAPABİLİRİZ DİYE KONUŞUYORUZ

DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir’de yerel yöneticilerin eşleri olarak oldukça aktifsiniz. Başkan eşleri olarak birbirinizle de dayanışma içinde misiniz?
Bütün başkan eşleri olarak hepimiz yaşadığımız kente duyduğumuz sorumluluğu unutmadan ve o bilinçle hareket ederek elimizden gelen desteği, katkıyı sunmaya çalışıyoruz. Birbirimizle de güzel bir dayanışma içindeyiz elbette. Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşi ve Köy Koop Başkanı Neptün Soyer hanımefendi ile de sık sık istişarede bulunuyoruz. Pandemi öncesinde neredeyse her ay biraraya geliyorduk. Pandemi sürecinin ardından Neptün Hanım öncülüğünde yine belli aralıklarla biraraya gelip, kentimiz-kadınlar-gençler-çocuklar için neler yapabileceğimiz hakkında konuşuyoruz. Bu, çok kıymetli bir şey bence. Bir konuda fikir almak istediğimizde birbirimize danışıyor, fikir alışverişinde bulunuyoruz.

KARŞIYAKA'NIN SORUNLARI EVİMİZDE 7/24 KONUŞULUR

DEMOKRAT GÜNDEM-Zaman zaman iktidar partisi kanadından başkan eşlerine yönelik eleştiriler geliyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gerçekten de başkan eşlerine yönelik çok fazla eleştiri gündeme geliyor. Neptün Hanımın bu konuda söylediği bir cümle vardı, kulağıma küpe oldu. Kendisi bir açıklamasında, ‘Bu kadar insan, kadın-erkek herkes  eşimize inanıyor da bir tek biz mi inanmıyoruz da evde oturacağız. Böyle bir şey var mı?’ dedi. Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Elbette Cemil Başkanın yanında olacağım, destek olacağım. Çünkü ona inanan ilk insanlardan biriyim ben de. Üstelik biz resmi bir kurumun işine, işleyişine karışmıyoruz. Biz kentimize dair sorun ve çözümlerine yönelik ortak akılla hareket etmenin önemine inanıyoruz. Gönüllü olarak birçok görevi üstleniyoruz. Buna rağmen eleştiriliyorsak da kimse kusura bakmasın. Haksız eleştiriler bunlar. Evimde oturup bana ne diyecek değiliz. Hiç ciddiye almıyorum. Çünkü kadınım ve varım. Arkamda da birlikte hareket ettiğimiz Karşıyakalı kadınlar var. Onları temsil etme sorumluluğunu üstlenme fırsatı, onuru elime geçmiş, elbette ki ben burada kendim olarak bu yolu yürümek zorundayım. Bu, her şeyden önce kendime haksızlık olur. Yapmam gereken, üstlenmem gereken hangi gönüllü sorumluluk, iş varsa taşın altına elimi sokuyorum ve elimden gelen desteği vermeye çalışıyorum.

Yani ‘Öznur Tugay kimdir?’ sorusuna ‘Önce Öznur kimdir?’, onu tanıtarak yanıt veriyorum. Hayata nasıl bakıyorum, kimim ve ne yapıyorum önce bunun yanıtını veriyorum. Çünkü ben varım. Yanlış bir şey yapmıyorum, kurumun iş ve işleyişine karışmıyorum. Biz Cemil Başkanla birbirimizi seven, dinleyen, anlayan, birbirine saygı duyan bir çiftiz aynı zamanda.

Bizim için bağlılık duygusunu korumak çok önemli. Bu nedenle elbette ki eşimin yanında duracağım ve ona destek olacağım. Bunun ne ayıbı ne kusuru ne de eleştirilebilir yanı olduğunu düşünüyorum. Dediğim gibi davranışlarımla ev kadınlarına da, genç kadınlara da, çalışan kadınlara örnek olmayı arzuluyorum. Kadınlar her yerde, her koşul altında güçlü, onurlu ve dik durur, durabilir.

Karşıyaka'nın sorunları bizim evimizin içinde 7/24 konuşulur mesela. Bunda bir abartı yapmıyorum. Cemil Başkan eve geldiğinde dahi kentin sorunlarına kafa yorar. Sosyal medya hesabından eleştirilere, yorumlara bizzat yanıt vermeye de çalışır. Çok yakın iki arkadaş olduğumuz için her şeyi elbette konuşuyoruz, konuşabiliyoruz. Ancak ben had konusuna da değer veren bir insanım. Cemil Tugay bu kentin seçilmiş belediye başkanıdır. Ben Öznur Tugay olarak kendime has bir üslupla elbette gönüllülük esasıyla aksiyon gösterebilirim, ama bu hiçbir şekilde kurumun ya da başkanın işine karışmak boyutuyla değildir.

NEDEN DAHA İYİSİNİ YAPMAYALIM?

DEMOKRAT GÜNDEM-Karşıyaka sokaklarında ya da birçok etkinlikte sizi de görüyoruz. Sahada yaptığınız gözlemlerde en fazla dikkat ettiğiniz noktalar neler?
Ben belediye programlarına ya da gönüllü olarak sivil toplum etkinliklerine katılma dışında kendi aracıyla gezen, bisikletine binen, yürümeyi seven, normal sıradan bir vatandaşım. Bu bana bir konfor yaratıyor ve rahatça  gözlem yapabiliyorum. Kent estetiğine çok önem veriyorum. Başkan öncesinde mesleği gereği sıkça yurtdışı seyahatlerine giderdi. Oralarda gördüğümüz, beğendiğimiz yerler oluyordu. ‘Burası, bizde de olabilir’ deriz şimdi de. Kent estetiği Cemil Başkan için çok önemli, benim için de. Karşıyakamız çok güzel, bu konuda şanslıyız. Karşıyakamızda da herşey güzel olsun, bunu hak ediyoruz. Neden kirli bir sokaktan geçelim, neden kötü bir yolda yürüyelim, neden daha iyisini yapmayalım…
 

KADIN SİYASETÇİ ÖTEKİLEŞTİRMEYİ İÇİNDE BARINDIRIYOR

DEMOKRAT GÜNDEM-Siyasette hala kadın erkek eşitliğini konuşuyoruz. Meclisteki kadın milletvekili, yerel yönetimlerdeki kadın yönetici sayısı hala istenen oranda değil ülkemizde. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz hala bu yüzyılda, 2022 yılında kadın siyasetçi, erkek siyasetçi ya da kadın x mesleği erkek x mesleği şeklinde konuşabiliyorsak bu bizim geride olduğumuzu göstermez mi? Ben insanların cinsiyetlerinden ziyade sadece kendi niteliklerine, yeteneklerine uygun bir şeyler yapmasından yanayım. ‘Kadın siyasetçi’ demenin de içinde bir ötekileştirmeyi barındırdığını düşünüyorum. Kadın kavramının her kelimenin önüne getirilmesi cinsiyetçiliğin altını çizme hali. Toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda sağlamalıyız artık. Cinsiyetçiliğin tamamen dışarıda kaldığı bir siyasi sistem kurulması temennim." 
 

DEMOKRAT GÜNDEM-Siz siyasete atılmayı hiç düşündünüz mü peki?

 Siyaseti seviyorum desem yalan söylemiş olurum. Siyaseti hiç düşünmedim çünkü ben sanata gönüllü bir insanım. Siyaset hiç dikkatimi çekmedi. Konuşmayı severim ama öyle bir sistemin içinde girmeyi hiç düşünmüyorum

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş