ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) çevresindeki restoranlarda yaşanan olağanüstü hareketlilik, resmi açıklamalardan önce kulisleri hareketlendirdi.
“Doughcon” (Dough/Hamur ve Defcon kelimelerinin birleşimi) olarak adlandırılan bu fenomen, kriz anlarında gece geç saatlere kadar mesaiye kalan personelin yemek alışkanlıklarından besleniyor.
HAMURDAN TAHMİNLER: DOUGHCON NEDİR?
Soğuk Savaş döneminden bu yana Washington siyasetinin ve istihbarat kulislerinin vazgeçilmez bir parçası olan bu gösterge, aslında oldukça insani ve basit bir mantığa dayanıyor.
Önemli bir askeri operasyonun hazırlığı ya da büyük bir uluslararası kriz anında, Pentagon’daki üst düzey subaylar, strateji uzmanları ve istihbarat analistleri için mesai ucu açık bir hal alıyor. Ofislerinden çıkamayan personelin gece geç saatlerde karnı acıktığında, Pentagon’un kendi yemekhaneleri kapalı olduğu için tek çare dışarıdan toplu sipariş vermek oluyor.
İşte tam bu noktada, çevredeki pizza şubelerinde yaşanan sipariş trafiği, içerideki krizin büyüklüğüyle doğru orantılı bir veri seti sunmaya başlıyor. Şubelerdeki fırınların sönmediği her saat, Washington’ın kapalı kapıları ardında dünyanın kaderini değiştirecek kararların tartışıldığının en somut, ancak gayriresmî işareti sayılıyor.
İRAN SENARYOLARI GÜÇLENİYOR
Verilere göre, bölgedeki şubelerde siparişlerin normalin iki katından fazlaya çıkması, doğrudan ABD ile İran arasındaki askeri gerilimle ilişkilendiriliyor. Sosyal medya ve açık kaynak istihbaratı (OSINT) hesapları, bu yoğunluğun Tahran’a yönelik bir operasyonun son hazırlıkları olabileceğini öne sürüyor.
UZMANLARDAN “SPEKÜLASYON” UYARISI
Her ne kadar geçmişte 1991 Körfez Savaşı ve 2003 Irak işgali öncesinde pizza siparişlerinin arttığına dair anekdotlar bulunsa da, uzmanlar temkinli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Resmi bir veri ya da güvenilir bir istihbarat kaynağı olarak kabul edilmeyen Doughcon’un, bazen sadece büyük bir tatbikat veya teknik bir güncelleme nedeniyle de yükselebileceği vurgulanıyor. Yine de bu “lezzetli” gösterge, Washington’daki popüler siyasi folklorun en ilgi çekici parçası olmayı sürdürüyor.