Bölgesel bir felakete dönüşen İran-ABD-İsrail savaşında, Suudi Arabistan “tarafsızlık” politikasını şartlı bir “caydırıcılık” stratejisine dönüştürdü. Reuters’ın üst düzey kaynaklara dayandırdığı habere göre, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı kritik görüşmede krallığın “kırmızı çizgilerini” net bir şekilde çizdi.
“DİPLOMATİK ÇÖZÜM İSTİYORUZ AMA SABRIMIZ SINIRSIZ DEĞİL”
Suudi Arabistan, krizin başlangıcından bu yana çözümün ancak müzakere masasında mümkün olabileceğini savunsa da, son günlerde tırmanan gerilim Riyad’ı çok daha net ve sert bir tutum almaya itti. Prens Faysal’ın görüşmedeki ifadeleri, krallığın bir yandan barış için kapıyı açık tuttuğunu, diğer yandan askeri seçenekleri masada tuttuğunu gösteriyor. Riyad’ın gerilimi düşürmek adına her türlü diplomatik köprü olmaya hazır olduğunu vurgulayan Faysal, buna karşın Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünün ve küresel ekonomi için kritik önem taşıyan Aramco gibi enerji altyapılarının hedef alınması durumunda, askeri karşılık vermenin artık bir tercih değil “kaçınılmaz bir zorunluluk” haline geleceğinin altını çizdi.
ABD ÜSLERİ İÇİN “ŞARTLI” İZİN KARTI
Operasyonun başından bu yana hava sahasını ve topraklarını ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına kapatan Suudi Arabistan, bu tutumunu esnetebileceğinin sinyalini verdi. Kaynaklara göre;
“Eğer İran, Suudi tesislerini vurmaya devam ederse; Riyad yönetimi, ABD kuvvetlerinin ülkedeki stratejik askeri üsleri kullanmasına yönelik yasakları kaldırabilir.”
Bu hamle, İran’ın bölgedeki ABD varlığına karşı en büyük çekincesi olan “yakın üs” avantajını Washington’a altın tepside sunması anlamına geliyor.
İRTİBAT HATTI HALA AÇIK
Sert uyarılara rağmen, Suudi Arabistan’ın Tahran Büyükelçisi aracılığıyla diplomatik temasları koparmadığı ifade ediliyor. Riyad, bir yandan “askeri sopa”yı gösterirken diğer yandan diplomatik kapıyı açık tutarak bölgesel bir yayılmanın önüne geçmeye çalışıyor.