ABD ticaret politikasının merkezinde yer alan tarifeler, yargı duvarına çarptı. Yüksek Mahkeme, 3’e karşı 6 oyla aldığı kararda, anayasaya göre vergi ve gümrük vergisi koyma yetkisinin Başkana değil, yalnızca Kongre‘ye ait olduğunu vurguladı.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: YETKİ AŞIMI
Yüksek Mahkeme’nin aldığı bu karar, aslında doğrudan ABD Anayasası’nın temel güçler ayrılığı ilkesine dayanıyor. Mahkeme, Trump yönetiminin dayanak noktası olan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası‘nın (IEEPA), başkana tek taraflı ve sınırsız bir vergi koyma yetkisi vermediğini net bir dille ifade etti. Karar metninde özellikle, vergi koyma yetkisinin “muğlak bir dil” kullanılarak Kongre’den alınıp Beyaz Saray’a devredilemeyeceği vurgulanırken, yasanın yarım asırlık tarihinde hiçbir başkanın böylesine geniş kapsamlı tarifeler için bu yolu denemediğine dikkat çekildi.
Hukuki boyutun ötesinde, bu kararın federal hükümet için çok ağır bir finansal faturası da bulunuyor. Yasaya aykırı olduğu tescillenen gümrük vergileri nedeniyle ABD hazinesinin, şimdiye kadar tahsil edilen paralar için en az 175 milyar dolarlık devasa bir vergi iadesi riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Bu durum, bir yandan küresel ticaret ortakları için hukuki bir zafer niteliği taşırken, diğer yandan ABD bütçesinde tahminlerin çok ötesinde bir delik açma potansiyeli taşıyor.
TRUMP’IN YANITI: “DAHA GÜÇLÜ DÖNECEĞİZ”
Karara sert tepki gösteren Başkan Trump, Yüksek Mahkeme üyelerinden “utandığını” belirterek geri adım atmayacağını söyledi. Trump’ın yeni yol haritası ise şöyle:
“Yabancı ülkeler mutlu ama uzun süre dans edemeyecekler. Yüksek Mahkeme, aslında ek gümrük vergisi uygulama yetkimi daha güçlü hale getirdi. Bugün uygulanan tarifelere ek olarak Bölüm 122 uyarınca yüzde 10’luk küresel bir tarife kararı imzalayacağım.”
Trump ayrıca, bir ülkeyle tüm ticari ilişkileri kesme veya ambargo uygulama hakkı olduğunu hatırlatarak, “İstediğim her şeyi yapabilirim ama ücret (vergi) talep edemem, bu çok yanlış” sözleriyle yargı kararını eleştirdi.
