Diplomasi trafiğinin kalbi bu hafta Beyaz Saray’da attı. Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı bilgilere göre Trump ve Netanyahu, Tahran’a yönelik baskıyı Çin üzerinden artırma kararı aldı. Görüşmenin zamanlaması ve masadaki “askeri seçenek” vurguları, önümüzdeki günlerin oldukça sıcak geçeceğini gösteriyor.
Hedef Çin’e Giden Petrol: Ekonomik Kıskaç Daralıyor
İran’ın enerji gelirlerinin masaya yatırıldığı görüşmede, Tahran’ın petrol ihracatının neredeyse tamamına yakınının Çin’e aktığı vurgulandı. Trump ve Netanyahu’nun, Pekin’in bu alımlarını durdurmaya veya ciddi oranda azaltmaya yönelik yeni bir yaptırım seti üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. Bu hamlenin, İran ekonomisi üzerinde “felç edici” bir etki yaratması hedefleniyor.
“Deneyelim Görelim”: Diplomasi mi, Askeri Yığınak mı?
Zirvede yöntem konusunda dikkat çekici bir görüş ayrılığı da gün yüzüne çıktı.
Netanyahu’nun Tavrı: İran ile kalıcı bir anlaşmanın mümkün olmadığını savunarak daha sert bir tutum sergilenmesini istiyor. Trump’ın Yanıtı: Diplomasi kapısını tamamen kapatmıyor. Netanyahu’ya, “Mümkün olup olmadığını göreceğiz, bir deneyelim” diyerek müzakere şansı verilmesi gerektiğini savunuyor.
Ancak bu “şansın” arkasında devasa bir askeri güç var. Yetkililer, diplomatik girişimlerin başarısız olması ihtimaline karşı Orta Doğu’daki askeri yığınağın bir baskı unsuru olarak hazır tutulduğunu ifade ediyor.
Kritik Durak Cenevre: Müzakereler 17 Şubat’ta Başlıyor
Netanyahu’nun, Umman’daki temasların ikinci turu öncesinde Washington ziyaretini bir hafta öne çekmesi, “Washington’un tutumunu şekillendirme hamlesi” olarak yorumlanıyor. 6 Şubat’ta Umman’da yeniden başlayan süreç, 17 Şubat Salı günü Cenevre’ye taşınıyor. Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner’in “İranlılar doğru şeyleri söylüyor” şeklindeki gizemli değerlendirmeleri ise masada sürpriz bir anlaşma ihtimalini canlı tutuyor.