ABD’nin Karakas’a düzenlediği baskınla Nicolas Maduro’yu USS Iwo Jima gemisine hapsetmesinin ardından, Beyaz Saray’ın yeni hedefi Venezuela’nın geçici yönetimi oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan basınına verdiği geniş kapsamlı mülakatta, hem Latin Amerika’daki yeni stratejisini hem de Danimarka egemenliğindeki Grönland’a dair tartışmalı niyetlerini paylaştı.
“DOĞRU OLANI YAPMAZSA BEDELİ DAHA AĞIR OLUR”
Trump, Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından geçici devlet başkanı olarak atanan Delcy Rodriguez’e yönelik sert ifadeler kullandı. Rodriguez’in Washington’un taleplerine direnmesi durumunda akıbetinin Maduro’dan daha kötü olacağını ima eden Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Rodriguez doğru olanı yapmazsa, çok ağır bir bedel ödeyecek. Muhtemelen bu bedel, şu an elimizde olan Maduro’nun ödeyeceğinden çok daha ağır olur. Herkes ne yapabileceğimizi gördü.”
Trump, “doğru olanın” ne olduğuna dair detay vermese de, Karakas’ta ABD yanlısı bir geçiş sürecine itiraz istemediğinin sinyalini verdi.
VENEZUELA BİR SON DEĞİL: OPERASYONLAR SÜREBİLİR
Başkan Trump, Venezuela’ya yapılan müdahalenin bir istisna olmadığını, ABD çıkarlarını tehdit eden yapılara karşı benzer adımların atılabileceğini vurguladı. Venezuela’nın ABD müdahalesine maruz kalan son ülke olmayabileceğini belirten Trump, Washington’un küresel ölçekte “aktif müdahale” dönemine girdiğini tescillemiş oldu.
YENİ ROTA GRÖNLAND: “RUS VE ÇİN GEMİLERİYLE ÇEVRİLİ”
Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri ise Trump’ın yeniden gündeme getirdiği Grönland dosyası oldu. Danimarka’ya bağlı özerk bölge olan dev adanın ABD’nin bir parçası olması gerektiğini savunan Trump, stratejik gerekliliğin altını çizdi. “Grönland’a kesinlikle ihtiyacımız var” diyen Trump, iddialarını şu güvenlik gerekçesine dayandırdı:
“Grönland şu an Rus ve Çin gemileriyle çevrili durumda. Bu, ulusal güvenliğimiz için kabul edilemez bir tablo. Adanın kontrolü stratejik olarak bizde olmalı.”
KRİZ DERİNLEŞİYOR: DANİMARKA VE KOPENHAG TEYAKKUZDA
Trump’ın Venezuela’daki “başarılı” operasyondan hemen sonra Grönland’ı yeniden bir hedef olarak göstermesi, Avrupa ve İskandinav başkentlerinde panik havası yarattı. Uzmanlar, Trump’ın “önleyici vuruş” ve “satın alma/ilhak” politikalarının 2026 yılının en büyük jeopolitik krizlerine gebe olduğunu belirtiyor.