DEMOKRAT GÜNDEM-Meslek Fabrikası önünde toplanan kalabalığa seslenen Başkan Cemil Tugay, İzmir’in malı olan bir binaya “zorla el koyma” girişimi yapıldığını belirtti.

Başkan Cemil Tugay, binanın mülkiyet haklarının korunması için sonuna kadar direneceğini ilan etti.

“BAYRAM SÜRESİNCE TEBLİGAT ALDIK”
Tebligatın zamanlamasına dikkat çeken Başkan Tugay, sürecin işleyiş biçimine sert tepki göstererek, “Arkadaşlarımız bayram süresince burayı boşaltın şeklinde tebligat aldılar. Bu hiçbir şekilde haklı bulmadığımız, tamamen hukuksuz bir taleptir” dedi.

“Burası un fabrikası olarak özel kişilerce yapılmış, Vakıflarla alakası yok. Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılmış bir değerdir” diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Vakıflar şerh koymuştu, belediyemiz zamanında 1 milyon 300 küsur bin lira ödeyerek o şerhi kaldırdı. İzmir’in malı olduğu tescillidir” ifadelerini kullandı.

“BU BİR ÇÖKME GİRİŞİMİDİR; BUNU KABUL ETMİYORUZ”
Binanın binlerce vatandaşa iş kapısı açan aktif bir eğitim merkezi olduğunu hatırlatan Tugay, belediyenin hakkını savunmanın asli görevi olduğunu vurguladı.


Başkan Cemil Tugay, “Buyurun buraya çökün dersem görevimi yapmamış olurum. Bu binanın zorla alınmaması için elimden geleni yapacağım. İzmir gibi vatanına bağlı bir şehre bu yapılmaz. İzmir’in malını vakıflara vermeye çalışanlar akıllarını başlarına toplasın.”

Meslek Fabrikası önündeki tahliye nöbeti ve açıklamaya, meclis üyeleri, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, CHP İzmir İlçe Başkanları, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, CHP İzmir İl Başkan Vekili Murat Aydın ve DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin ve DİSK Genel İş Şube Başkanları katıldı.
TUGAY’IN YAPTIĞI AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞU ŞEKİLDE:
“Bu bina 1908 yılında un fabrikası olarak özel kişilerce yapılmış, Vakıfların alakası olmayan bir bina. 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılmış, yani ücreti ödenmiş. 1940 yılından itibaren de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü olarak tescil edilmiş.
2007 yılında Vakıflar “Bizim burada şerhimiz var” diyor ve 1 milyon 300 bin küsur lira ödeme yapılıyor Vakıflar’a ve o şerh de kaldırılıyor. Yani tapuda şerhleri de yok. Daha sonra restorasyonu yapılıyor ve o tarihten bugüne kadar meslek fabrikası olarak kullanılıyor.

“BİNAYA ZORLA EL KONULMASINI KABUL EDEMEYİZ”
İnsanlar iş öğrensin, meslek öğrensin, kendisine iş bulsun diye kursların düzenlendiği bir bina. Burada yüz binlerce kişi meslek edindi. Aktif kullanılıyor, değerli bir iş yapılıyor.

Vakıflar’ın yapmadığı, hakkının olmadığı, tüm hakların ilgili taraflara ödendiği ve Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılmış olan, İzmir’in malı olduğuna inandığımız, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkü olan, tamamen kamusal hizmet için kullanılan bu binanın zorla ve hukuksuzca el konulmaya çalışılması kabul edilemez.

“BURNUMUZDAN GETİRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPTILAR”
Ben buradayım, meclis üyelerimiz burada. Bazı belediye başkanı arkadaşlarımız sağ olsunlar gelmişler. CHP il örgütünden arkadaşlarımız, sendika yöneticilerimiz, baro ve tabip odası başkanımız burada. İzmir’in hakkına sahip çıkmak için gösterdikleri irade için teşekkür ediyorum.
İzmir halkı şunu anlamalı; bu hukuksuzluklar bizi bitiriyor. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz, insanların sorunlarını çözmek için çalışıyoruz. Göreve başladığımızdan beri adeta burnumuzdan getirmek için her şeyi yaptılar. Belediyenin para kazanmasını engellemek, imkanlarını kısıtlamak, sürekli ayağımıza çelme takmak için bin türlü yol denendi.

“ZORLA ALINMAMASI İÇİN HER ŞEYİ YAPACAĞIM”
Benim vicdanım kabul etmiyor. “Buyurun, alın” dersem görevimi yapmamış olurum. Bu nedenle, bu binanın zorla alınmaması için elimden geleni yapacağım.
Ülkenize sahip çıkın, yoksa bunların arkası gelecek. Bu binanın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes de kendi görevini yeniden düşünmeli. Biz İzmirliyiz, insanların duyarlılıklarını biliyoruz. İzmir’e bu yapılmaz.

“İZMİR’İN MALINI VAKIFLARA VERMEYE ÇALIŞANLAR AKILLARINI BAŞLARINA TOPLASIN”
Bu yanlış, kötü ve hukuksuz işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İzmir’in milletvekiliyim deyip, İzmir’in malını Vakıflar’a vermeye çalışanların da akıllarını başlarına toplaması gerekir.

Karşımızdaki güç karşısında başa çıkamadığımız durumlar yaşıyoruz. Bu nedenle halkımızın anlayışına ihtiyacımız var.
MESLEK FABRİKASI HAKKINDA BİLGİ
“İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, kapısından giren her kursiyer için umudun, cesaretin ve dönüşümün simgesi olmaya devam ediyor.
Binlerce yurttaşın istihdam edilmesini, kendi işini kurmasını ve farklı alanlarda kendini geliştirmesini sağlayan Meslek Fabrikası; İzmir’in sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamında önemli bir yere sahip.
Kurulduğu günden bu yana 29 merkezde yürütülen çalışmalar kapsamında 5 bin 800 kurs açılmış, 145 bin 77 kursiyere mesleki eğitim imkânı sunulmuştur. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi, 2016 yılından bu yana 531 kurstan 13 bin 149 mezun vererek istihdama önemli katkı sağladı.
Meslek Fabrikası bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Gençlik Merkezi ile 2025 yılı şubat ayından bu yana 385 genç dijital becerilerle geleceğe hazırlanmıştır. İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla 37 bin 44 kişi açık iş ilanlarına yönlendirilmiş, bu süreçte 2 bin 694 yurttaş iş hayatına kazandırıldı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü, 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetlerini sürdürmekte; özellikle gençler ve kadınlar için mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürütmekte.
Kurum, yalnızca eğitim veren bir yapı değil, aynı zamanda üretim ve istihdamı destekleyen bir sosyal kalkınma modeli olarak değerlendirilmektedir.
Kursiyer deneyimleri de bu dönüşümü açıkça ortaya koymaktadır. Farklı alanlarda eğitim alan yurttaşların yeni meslekler edinmesi ve kadınların ekonomik hayata katılımı, Meslek Fabrikası’nın toplumsal etkisini güçlendirmektedir.
Meslek Fabrikası’nın kronolojisi
✓ 1926 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile bina, belediye mülkiyetine geçmiş ve uzun yıllar “Un Fabrikası” ve belediye deposu olarak kullanılmıştır.
✓ 2007 İZSU mülkiyetindeki bina üzerinde bulunan “Vakıf Şerhi”, bedeli ödenerek kaldırıldı ve mülkiyet tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçti.
✓ 2015-2017 İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe halindeki tarihi binayı büyük bir bütçeyle (yaklaşık 17 milyon TL) restore ederek “Meslek Fabrikası” adıyla hizmete açtı.
✓ Atıl durumda kalabilecek bir tarihî yapı kent yaşamına kazandırılarak İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek sahibi olduğu örnek bir kamusal mekâna dönüştürüldü. Bu yönüyle yapı yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğinin ve kamusal yararın somut bir örneği oldu.
✓ Ekim 2025 (Gizli Devir İddiası) Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediyeye hiçbir tebligat veya bilgi vermeden Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdi. Bu işlem, Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırıldı.
✓ Ocak – Şubat 2026 Belediyenin mülkiyetin el değiştirdiğini öğrenmesi üzerine hukuki süreç başlatıldı. İBB, “hukuksuz el koyma” iddiasıyla tapu iptal davası açtı.
✓ 25 Şubat 2026 İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi bir açıklama yaparak; Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve bir gasilhane binasının belediyeden habersiz şekilde Vakıflar’a devredildiğini kamuoyuna duyurdu.
✓ 27 Şubat 2026 Meslek Fabrikası’nın Örnekköy’e taşınacağı iddiaları üzerine İBB bir açıklama daha yaparak taşınma haberlerini yalanladı ve hukuki mücadelenin sürdüğünü belirtti.
✓ Mart 2026 başı İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina için “ihtiyati tedbir” kararı aldı.
✓ 10 Mart 2026 Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün itirazı üzerine mahkeme ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, binanın tahliye edilmesinin önünü açtı.
✓ 18 Mart 2026 Vakıflar Bölge Müdürlüğü, belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderdi.
✓ 19 Mart 2026 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kendisine binanın 23 Mart Pazartesi gününe kadar tahliye edilmesi yönünde tebliğ yapıldığını, bu durumun “İzmir halkının malına çökmek” olduğunu belirterek sert tepki gösterdi ve hukuki süreç tamamlanana kadar tahliye istenmemesi gerektiğini vurguladı.
✓ İzmir Büyükşehir Belediyesi; tarihî belgeler, hukuki gerekçeler ve kamu yararı ilkesi doğrultusunda haklılığını yargı mercileri önünde kararlılıkla savunmaya devam edecek, İzmir halkının ortak değerlerini, kamusal varlıklarını ve bu varlıkların toplum yararına kullanımını koruma yönündeki sorumluluğunu aynı kararlılıkla sürdürecektir.
Eski un fabrikasıydı
Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’de İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline gelmişti.
Tuzakoğlu Un Fabrikası’nın İzmir’in kurtulduğu 9 Eylül 1922’de müessif bir olaya karıştığı da zihinlerden çıkmadı. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaşmış, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düşmüştü.
Bugün onların şehit düştüğü yerde, sözünü ettiğimiz binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ‘Şehitler Abidesi’ yer alıyor.
1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda (DGM ve TEK’e ev sahipliği gibi) hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.
İlginizi çekebilir: İzmir’de altyapıya 2 yılda 13 milyarlık yatırım: Tugay döneminde rekor kırıldı