Ana Sayfa › Politika › Tugay Meslek Fabrikası sürecini bir kez daha anlattı: ‘Bu yapının Vakıflarla ilgisi yok’
Tugay Meslek Fabrikası sürecini bir kez daha anlattı: ‘Bu yapının Vakıflarla ilgisi yok’
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay; CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Meslek Fabrikası’nda yaşanan tahliye operasyonuna dair çarpıcı detaylar paylaştı.
Tugay, operasyonu “hukuk dışı ve ahlak dışı bir oldu bitti” olarak nitelendirirken, binanın kapısında sabahladığı halde içeri alınmadığını vurguladı.
Tugay, binanın Vakıflarla neden ilgisi olmadığını da bir kez daha ayrıntılarıyla anlattı.
DEMOKRAT GÜNDEM-AYKUT POLATLI-Meslek Fabrikası (Eski DGM binası) önündeki direniş sürerken, Başkan Cemil Tugay kamera karşısına geçerek dün sabah saat 05.00’ten itibaren yaşanan süreci en ince ayrıntısına kadar kamuoyuyla paylaştı.
🚨 BAŞKAN TUGAY’DAN ŞOK EDİCİ 'MESLEK FABRİKASI' AÇIKLAMALARI!
📌 "Sabah 05.00'te baskın yapar gibi geldiler. Karar UYAP'a yüklenmeden tahliye bitmişti"
Tugay, mülki amirlerin telefonlarına çıkmadığı ve bir belediye başkanının kendi kurumuna sokulmadığı “tarihi bir hukuksuzluk” yaşandığını belirtti.
“KARAR UYAP’A İŞLEM BİTTİKTEN SONRA YÜKLENDİ”
Tahliye işleminin usulsüzlüklerle dolu olduğunu belirten Başkan Cemil Tugay, tahliyeye dayanak olarak gösterilen tutanağın işlem bittikten sonra UYAP’a yüklendiğini söyledi.
Böylelikle kararın sisteme girmeden fiili durum yaratıldığını dile getiren İzBB Başkanı Dr. Cemil Tugay, şu çarpıcı tespitleri sıraladı: “Sabah saat 05.00’te yüzlerce polis binayı kuşattı. Mesai başlamadan, saat 07.40’ta tahliye başlatıldı. Çalışanların içeri girip kişisel eşyalarını almasına bile izin verilmedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bahçeye dahi sokulmadım. Mülki idare amirleriyle görüşme taleplerim yanıtsız bırakıldı. Telefona çıkmadılar. Tahliyeye dayanak gösterilen karar, işlem bittikten sonra, akşam saatlerinde UYAP’a yüklendi. Yani karar sisteme girmeden fiili durum yaratıldı.”
“VAKIF HAYALİ, TAPU ATATÜRK’ÜN EMANETİ”
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, mülkiyet tartışmasına dair teknik detayları da tekrar ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, karşı tarafın dayanaklarının çöktüğünü söyledi.
Tugay, “Araştırdık; mülkiyet iddiasına dayanak gösterilen vakıf, Osmanlı döneminde kapatılmış, bugün var olmayan bir ‘Efkaf-ı Münderise’ vakfıdır. Hayali bir vakıf üzerinden İzmir’in malına çökülüyor. Oysa bu bina 1926 yılında Atatürk tarafından kamulaştırılıp belediyeye devredilmiştir. Belgelerimiz tam, davamız devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“ATATÜRK İMZALI PANKARTI VE ELEKTRİĞİ KESTİLER”
Operasyon sırasında manevi değerlere yapılan saldırıya dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Vakıflara ait bir güvenlik görevlisi, binanın dış cephesindeki Atatürk imzalı tapu belgesi pankartını keserek indirdi. Kapılar zorlanarak kırıldı, kameralar çalışmasın diye elektrikler kesildi. İçerideki yüz milyonlarca liralık kamu malına hukuksuzca el konuldu” diye konuştu.
“NÖBETE MİNİ DİNLENME MOLASI”
Konuşmasını kararlılık mesajıyla bitiren Tugay, İzmir halkına çağrıda bulundu: “Dün sabah 04.00’ten beri ayaktayım, sabaha kadar kapıda bekledim. Şimdi birkaç saat dinlenip tekrar buraya geleceğim ve yine sabaha kadar nöbet tutacağım. Gücümüzü rant hesapları yapanlardan değil, sizden alıyoruz. İzmir bir hukuk kentidir, oldu bittilere teslim edilemez. Bizi yalnız bırakmayın.”
TUGAY’IN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI
“Hepinize iyi bir gün diliyorum demek istiyorum ama ne yazık ki iyi bir gün yaşamıyoruz.
Maalesef sabahın erken saatlerinden bu yana hepimizi çok üzen bir olayla karşı karşıyayız. Bu süreçte neler yapabileceğimizi konuşuyoruz.
Biraz önce ilgili başkanlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının ve meslek odalarının temsilcilerinin katılımıyla bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantıya ilişkin detaylı açıklamayı il başkanımız sizlerle paylaşacak. Bu arada genel başkan yardımcımız da bizimle birlikteydi, bugün bize güç verdi. Kendisine teşekkür ediyorum.
Şimdi ben yaşanan olayla ilgili, özellikle dün Meslek Fabrikası’nda neler olduğunu biraz daha detaylı şekilde anlatmak istiyorum. Çünkü orada yaşananların herkes tarafından bilinmesi ve unutulmaması gerekiyor.
Neden unutulmaması gerekiyor? Çünkü demek ki Türkiye’de bunlar olabiliyormuş. Demek ki bugün bize yapılanlar, başka zamanlarda da yapılabilir. Bu nedenle herkesin bilmesi gerekiyor.
Dün güya bir tahliye girişimi oldu. Tahliye edilen ise sadece belediye personeli oldu. Bunun dışında yaşanan her şey adeta bir oldu bittiye getirildi.
Sabah saat 05.00 civarında yüzlerce polisle Meslek Fabrikası’nın etrafı çevrildi. O andan itibaren personelin içeri girmesi engellendi.
Görevli arkadaşlarımızın, avukatların ve yöneticilerin içeri girmesine izin verilmedi. Çok az sayıda kişi içeri girebildi. Ben ise içeri girebilenler arasında değildim.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, belediyeye ait Meslek Fabrikası binasına alınmadım. Bahçesine dahi girmeme izin verilmedi.
Bu konuda mülki idare amirleriyle görüşmek istedim ancak bu taleplerime herhangi bir yanıt verilmedi.
Dünden bu yana, sabaha kadar kapının önünde arkadaşlarımızla birlikte bekledim. Buna rağmen içeriye bir adım dahi atamadım.
Demek ki Türkiye’de bunlar olabiliyormuş.
Peki hangi gerçeği hatırlamamız gerekiyor? İzmir halkının ve siz basın mensuplarının bilmesi gereken bir mülkiyet meselesi var. Bu konu ihtilaflı ve yargı süreci halen devam ediyor.
Ortada sonuçlanmış bir dava yok. Ancak bazı çevreler, özellikle AK Partili siyasetçiler, sanki davalar sonuçlanmış gibi konuşuyor.
Büyükşehir Belediyesi’ne ait binanın vakıflara devredilmesini savunuyorlar. Oysa mülkiyet davası halen devam ediyor.
Üstelik bu mülkiyet iddiası, yasanın açık hükümlerine aykırı şekilde ileri sürülüyor.
Bir vakıf dayanak gösteriliyor. Ancak yapılan araştırmalar bu vakfın Osmanlı döneminde kapatılmış olduğunu ortaya koyuyor. Bu tür vakıflar “Efkaf-ı Münderise” olarak adlandırılır. Yani hukuken ortadan kaldırılmış, bugün var olmayan vakıflardır.
Dolayısıyla ortada fiilen mevcut olmayan bir vakıf adına mülkiyet iddiası ileri sürülmektedir.
Buna rağmen Meslek Fabrikası’nın tapusunda bu vakfın adı yer almaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ve onların avukatları, bu hayali vakıf üzerinden mülkiyet iddiasında bulunmaktadır. Oysa bu yapının söz konusu vakıfla hiçbir ilgisi yoktur. Belgelerle sabittir ki bu bina iki kişi tarafından un fabrikası olarak yaptırılmıştır.
1926 yılında dönemin Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından kamulaştırılmış ve ardından belediyeye devredilmiştir.
Sonraki süreçte de tapudaki bir şerhin kaldırılması için belediye tarafından vakıflara ödeme yapılmış ve konu kapanmıştır. Dolayısıyla ortada ciddi bir hukuk tartışması vardır ve bu tartışma halen mahkemede devam etmektedir.
Buna rağmen dün sabah, şehir henüz uyanmadan Meslek Fabrikası polis ablukasına alındı. Belediye çalışanları içeri alınmadı. Mesai saatleri başlamadan, saat 07.40’ta tahliye işlemi başlatıldı. Bu süreçte ne çalışanlar içeri girebildi ne de kurum gerekli hazırlıkları yapabildi.
Oysa kaymakamlığın tahliye yazısına karşı itiraz hakkımızı kullanmıştık. Bu durumda idarenin yeniden yazılı bildirimde bulunması gerekiyordu.
Yani itirazın kabul ya da reddine dair resmi bir yazı gönderilmesi ve tahliye tarihinin bildirilmesi gerekiyordu. Hukuk devletinde olması gereken budur. Ancak hiçbir bildirim yapılmadan, mesai başlamadan bu işlem gerçekleştirildi.
Bu nedenle yapılan işlemi gayri hukuki ve gayri etik olarak değerlendiriyoruz.
Yargı süreci yok sayıldı. Daha önce verilen tedbir kararı kaldırılmış olsa da kararın gerekçesi henüz yazılmamıştı. Dolayısıyla ortada denetlenebilir, tamamlanmış bir mahkeme kararı da yoktu.
Buna rağmen tahliye işlemi başlatıldı. Yargı süreci beklenmeden fiili durum yaratıldı.
Daha da dikkat çekici olan ise, tahliyeye dayanak gösterilen kararın UYAP sistemine tahliye günü akşam saatlerinde yüklenmiş olmasıdır.
Yani karar sisteme yüklenmeden önce tahliye işlemi gerçekleştirilmiştir. Tahliye sırasında içeride belediyeye ait yüz milyonlarca liralık kamu malına el konuldu. Çalışanların kişisel eşyaları içeride kaldı ve almalarına izin verilmedi.
Üstelik bu bina tescilli bir kültür varlığıdır. Buna rağmen binaya zarar verildi. Kapılar zorlanarak kırıldı ve değiştirildi. Yetkisi olmayan kişiler girişleri engelledi. Hukuki tespit yapılması dahi engellendi. Kameraların çalışmaması için binanın elektriği kesildi. Vakıflara ait güvenlik görevlilerinden biri, binanın dış cephesinde bulunan Atatürk imzalı tapu belgesi pankartını keserek indirdi.
Tüm bu yaşananlar açıkça göstermektedir ki ortada mülkiyeti tartışmalı bir yapı, devam eden bir dava ve beklenen bir yargı süreci bulunmaktadır.
Buna rağmen sabahın erken saatlerinde polis ablukasıyla yapılan bu işlemi hukuka uygun bir işlem olarak değerlendiremeyiz.
Oysa İzmir bir hukuk kentidir. Bu şehir oldu bittilere teslim edilemez.
Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, halkımızın gerçeği doğru şekilde öğrenmesini ve sesini yükseltmesini bekliyoruz.
Dün gece sabaha kadar arkadaşlarımızla birlikte buradaydım. Aslında sabah saat 04.00’ten beri ayaktayım. Şu an karşınızda yorgunlukla duruyorum. Birkaç saat dinlendikten sonra tekrar buraya geleceğim ve yine sabaha kadar burada olacağım.
Bizler bu şehrin gerçek sahipleriyle, rant hesabı olmayan, ahlak dışı hesapları olmayan insanlarla birlikteyiz.Omuz omuzayız. Bizi göreve getiren sizlersiniz. Bu yüzden yüzümüzü döndüğümüz, gücümüzü aldığımız insanlar sizlersiniz.
Gücümüzü sizden almaya devam edeceğiz.
Bu nedenle, bugün bu durumu yaşayanları ve mağdur edilen herkesi yalnız bırakmamanızı istiyorum.”
Size en iyi deneyimi sunmak ve reklam gelirlerimizi sürdürebilmek için çerezleri kullanıyoruz. Onay vererek teknolojik altyapımıza destek olabilirsiniz.
Fonksiyonel
Her zaman aktif
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından açıkça talep edilen belirli bir hizmetin kullanılmasını sağlamak veya bir elektronik iletişim ağı üzerinden bir iletişimin iletimini gerçekleştirmek amacıyla meşru bir amaç için kesinlikle gereklidir.
Tercihler
Teknik depolama veya erişim, abone veya kullanıcı tarafından talep edilmeyen tercihlerin saklanmasının meşru amacı için gereklidir.
İstatistik
Sadece istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim.Sadece anonim istatistiksel amaçlar için kullanılan teknik depolama veya erişim. Mahkeme celbi, İnternet Hizmet Sağlayıcınızın gönüllü uyumu veya üçüncü bir taraftan ek kayıtlar olmadan, yalnızca bu amaçla saklanan veya alınan bilgiler genellikle kimliğinizi belirlemek için kullanılamaz.
Pazarlama
Teknik depolama veya erişim, reklam göndermek için kullanıcı profilleri oluşturmak veya benzer pazarlama amaçları için kullanıcıyı bir web sitesinde veya birkaç web sitesinde izlemek için gereklidir.