Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Türkiye'de ilk… Sünger Kent İzmir Projesi başlıyor… Başkan Soyer tanıttı..

Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan bir projeyle

Türkiye’de ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan bir projeyle İzmir’in cadde ve sokaklarına düşen her yağmur suyu bilimsel uygulamalarla depolanacak, yağmur suyu hasadı yapılacak, biriken sular yeniden kullanılacak. Sünger Kent İzmir Projesi adı verilen projeyle ilk etapta 5 bin binaya 5 bin yağmur suyu deposu dağıtılacak. Ayrıca 10 Bin Yağmur Bahçesi kampanyasıyla da 10 bin yurttaşa bahçelerinde ekecekleri bitkiler dağıtılacak.

Projenin lansman toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Hedefimiz, İzmir’i 5 yıl içerisinde bir sünger şehir olarak geliştirmek. Böylelikle kent içindeki yağmur suyunun akışını beş yılda  yüzde 70 oranında azaltacağız. Sünger Kent İzmir ile bu iki uygulamanın dışında kentsel ve kırsal alanda aşama aşama pilot projeler de uygulanacak. İzmir, mavi ve yeşil bir altyapıya kavuşacak. İzmir’in caddeleri, sokakları, çatıları ve bahçelerinde su yeniden toprakla buluşacak. Gelin, yağmur suyu depoları ve yağmur bahçesi uygulamalarıyla Sünger Kent projemize katılın. Hep birlikte, İzmir’in geleceğini inşa edelim” çağrısında bulundu.

DEMOKRAT GÜNDEM-(ZEYNEP DARILMAZ-STAJYER MUHABİR)-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kuraklıkla mücadele için önemli olan yağmur suyu hasadı çalışması kapsamında Sünger Kent İzmir Projesi’ni tanıttı.

Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen toplantıda projeyi tanıtan İBB Başkanı Tunç Soyer, “Hedefimiz, İzmir’i 5 yıl içerisinde bir sünger şehir olarak geliştirmek. Böylelikle kent içindeki yağmur suyunun akışını beş yılda  yüzde 70 oranında azaltacağız. Sünger Kent İzmir projemizin belki de en önemli özelliği, İzmir’de yaşayan tüm vatandaşlarımızın katılımını esas alması” dedi.

""

“YEPYENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”

“Kentimizde 2019 Ocak ve 2021 Şubat’ta tam 3600 noktada taşkın ve su baskınları yaşadık. Sel ve taşkınları önlemek, dahası İzmir Körfezi’ni temizlemek için 2019’dan bu yana şehrimizin yağmur suyu kanalı altyapısını tamamlamak için  büyük yatırımlar yapıyoruz. Bugünse, yağmur sularının yönetiminde devrim diyebileceğimiz yepyeni bir dönemi başlatıyoruz. Bu dönüşümü, sürdürülebilir yağmursuyu yönetimini amaçlayan Sünger Kent İzmir Projemiz ile gerçekleştireceğiz. İzmir’in üzerine serilmiş beton kabuğu yer yer kırarak, suyun yeniden toprakla buluşmasını sağlayacağız” diyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Sünger Kent Projesi kapsamında 5 bin binaya 5 bin yağmur deposu vereceklerini, ayrıca 10 bin yağmur bahçesi kampanyası ile de 10 bin vatandaşa yağmur bahçesinde ekecekleri bitkileri dağıtacaklarını açıkladı.

“5 BİN BİNAYA 5 BİN YAĞMUR DEPOSUNU BİZ VERECEĞİZ”

Başkan Soyer, 5 bin yağmur suyu deposu dağıtımı ve 10 bin Yağmur Bahçesi kampanyası hakkında,  “Projemizin iki kapsamlı uygulamasını vatandaşlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz. Bunlardan ilki olan yağmur suyu hasadı… Bu uygulamayla doğanın bilgisinden yararlanarak suyu hasat edeceğiz, kentimize düşen yağmuru değerlendirip yeniden doğal su döngüsüne iade edeceğiz. Yağmur suyu hasadına yönelik bir teşvik sistemi uygulayarak 5 bin binaya 5 bin yağmur suyu deposunu biz vereceğiz. Bu uygulamaya hemen başlıyoruz. Evet kentimiz çatılarına düşen su miktarı, en büyük içme suyu kaynağımız olan Tahtalı Barajı’nda her yıl biriken su miktarından dahi fazla. Şehrimize düşen yağmur yazık ki boşa akıp gidiyor, kirleniyor, taşkınlar ve su baskınlarına neden oluyor. 5 bin yağmur suyu deposu ile  su tasarrufu yapacak, körfezi temizleyecek, aynı zamanda taşkınları ve su baskınlarını önleyeceğiz. İkinci çalışmamız ise “İzmir’e 10 bin yağmur bahçesi” kampanyamız. 

“10 BİN VATANDAŞIMIZA YAĞMUR BAHÇESİNDE EKECEĞİ BİTKİLERİ VERECEĞİZ”

Yağmur bahçeleri için başvuruda bulunan 10 bin vatandaşımıza yapacağı yağmur bahçesinde ekeceği bitkileri biz veriyoruz. Bu uygulamaya da hemen başlıyoruz. İzmir’de oluşturacağımız her bir yağmur bahçesiyle sokaklarımıza, caddelerimize düşen ve kanalizasyon sistemimize giden yağmur sularını alıkoyacak, taşkınlardan koruyacak, sularımızı temizleyecek ve yeniden doğaya kazandıracağız” şeklinde bilgi verdi.

""

BAŞKAN TUNÇ SOYER’İN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

“Burada bir nehir havzasını görüyoruz. Bu fotoğrafta gördüğünüz her şey, tüm ekosistemler birbirine bağlı ve hepsi birbirini besliyor. Yerkürenin üzerindeki tüm varlıklar da böyle. Nehirler dağları denizlere bağlıyor, ormanlar nefesimizi sağlıyor, rüzgarlar hayatı yenilemek için çiçek tozlarını taşıyor. Hepsi bir araya geldiğindeyse bizim de parçası olduğumuz o muazzam döngü ortaya çıkıyor. Yaşam… Bu resimde ise yanlış yapılaşmış bir şehri görüyorsunuz. Bu, bir öncekinden çok farklı. Burada gördüğümüz, yeryüzündeki yaşama sırtını dönmüş, onunla ilişkisini tümüyle koparmış bir beton coğrafyası.

Çağımızın şehirleri ne yazık ki çoğu yerde böyle… Kentler gezegenimizdeki yaşam enerjisini kullanarak kendine gıda, elektrik, eşya ve hammadde salıyor. Bunun karşılığında geriye sadece plastik atık, karbondioksit, savaş ve yoksulluk veriyor. Şehirler ve ekosistem arasındaki bu yıkıcı ilişkinin sürdürülemez olduğunu uzun zamandır iyi biliyoruz. Ne var ki, pandemi ve iklim krizi bu gerçeği en acı şekliyle yüzümüze vurdu. 

“KENTSEL NÜFUS ORANI YÜZDE 55’İ GEÇTİ VE…”

Biz İzmir’de bu yıkıcı ilişkiyi ortadan kaldırmak için üç yıldır somut ve kararlı adımlar atıyoruz. Dünyadaki birçok çağdaş şehir de bu yönde ilerliyor. Çünkü çok iyi biliyoruz ki dünyamızı iyileştirmenin çözümü yine şehirlerde. 

""

2007, insanlık tarihinde kentsel nüfusun kırsal nüfustan daha çok olduğu ilk yıl oldu. Kentsel nüfus oranı günümüz itibarıyla yüzde 55’i geçti ve 2050 yılına kadar bunun  yüzde 68'e çıkması bekleniyor.

Açıkça görülüyor ki geleceğin dünyası şehirler dünyası olacak. İşte bu yüzden, bu gezegende yaşamakla ilgili ne derdimiz varsa bunun çözümlerini şehirlerden başlatmak zorundayız. Bunu da başarmanın bir tek yolu var. Şehirleri doğanın döngülerinin bir parçası haline getirmek.

“CESUR ADIMLAR ATMAK ZORUNDAYIZ”

4 milyondan fazla nüfusa sahip İzmir’in belediye başkanı olarak bunun kolay bir hedef olmadığını biliyorum. Yine de bu dünyadaki varlığımızı sürdürmek konusunda samimiysek, başka bir şehirciliğinin mümkün olduğuna inanmak ve bu yönde cesur adımlar atmak zorundayız. Biz İzmir’de tam da bunu yapıyoruz.

“BAŞKA BİR SU YÖNETİMİ MÜMKÜN’ MANİFESTOSUNU YAYINLAMIŞTIK

Yaklaşık iki yıl önce 11 Büyükşehir Belediye başkanımızla birlikte İzmir’de “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi” düzenlemiştik. Bu zirvede 11’i büyükşehir 22 il belediye başkanımızla “Başka bir su yönetimi mümkün” adlı bir manifesto yayınlamıştık. Altına hep birlikte imza attığımız metnin beş temel ilkesinden biri “Doğanın su döngüsünü koruyacağız” ifadesiydi.

""

“TOPRAKLA SUYUN ARASINA ADETA YAPAY BİR KABUK SERİLMİŞ”

Nasıl uygulanacağı ilk bakışta pek anlaşılmayan dört kelimelik bu ifade, aslında şehirlerimiz için hayat memat meselesi. Yazık ki kentlerimizde 60 yılı aşkın süredir, sonuçları üzerinde hiç düşünülmeden doğanın su döngüsü yok edilmiş. Beton odaklı büyüme nedeniyle suyu geçirmeyen sert yüzeyler her yeri kaplamış. Toprakla suyun arasına adeta yapay bir kabuk serilmiş. Yeraltına süzülemeyen ve bu yüzden kent içinde serbest akışa geçen suyu tahliye etmek için yüksek maliyetli yağmur suyu hatları yapılmak istenmiş. Fakat ekonomik nedenlerle İzmir gibi birçok kentte bu süreç tamamlanamamış. Yanlış yapılaşmaya iklim krizi de eklendiğinde karşımızdaki sorun her gün daha da büyüyor. Bu yüzden suyun yıkıcı gücüne dünyada ve İzmir’de artık daha sık tanıklık ediyoruz. Örneğin kentimizde 2019 Ocak ve 2021 Şubat’ta tam 3600 noktada taşkın ve su baskınları yaşadık.

“SEL-TAŞKINLARI ÖNLEMEK, KÖRFEZİ TEMİZLEMEK İÇİN BÜYÜK YATIRIMLAR YAPIYORUZ”

Sel ve taşkınları önlemek, dahası İzmir Körfezi’ni temizlemek için 2019’dan bu yana şehrimizin yağmur suyu kanalı altyapısını tamamlamak için  büyük yatırımlar yapıyoruz.

“HER BİRİ TÜRKİYE’YE REHBER”

Bu projelerin her birinin Türkiye için rehberlik edecek nitelikte olduğunu belirten Başkan Soyer, sözlerini şöyle tamamladı: “Küresel krizleri çözmeye yönelik münferit çabalarımızın tek başına işe yaramayacağı çok açık. İşte eylemlerimiz arasındaki uyum, şehirlerimizin doğayla uyumu kadar önemli. İşte bu yüzden tüm İzmirlileri Sünger Kent projemize katılmaya davet ediyorum. Gelin, hep birlikte yağmur suyu depoları ve yağmur bahçesi uygulamalarıyla Sünger Kent Projesi’ni birlikte gerçekleştirelim. Hep birlikte, İzmir’in geleceğini inşa edelim. Kuraklıkla, taşkınlarla birlikte mücadele edelim.”

“SUYUN YENİDEN TOPRAKLA BULUŞMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

Bugünse, yağmur sularının yönetiminde devrim diyebileceğimiz yepyeni bir dönemi başlatıyoruz. Bu dönüşümü, sürdürülebilir yağmursuyu yönetimini amaçlayan Sünger Kent İzmir Projemiz ile gerçekleştireceğiz. İzmir’in üzerine serilmiş beton kabuğu yer yer kırarak, suyun yeniden toprakla buluşmasını sağlayacağız.

“TÜRKİYE’NİN İLK SÜNGER KENT YÖNETMELİĞİNİ EKİMDE MECLİSTEN ÇIKARTTIK”

Sünger Kent İzmir projesinin planlanması ve teknik alt yapısını oluşturmak amacıyla 1.5 yıl önce Su Kaynakları Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurduk. Türkiye’nin ilk Sünger Kent yönetim modelini uygulamak için çok farklı uzmanlardan oluşan birimimiz 1,5 yıl süren bir çalışma ile İzmir’e özgü sünger kent programını oluşturdu. Bu program kapsamında Türkiye’nin ilk sünger kent yönetmeliğini Büyükşehir Belediye meclisimizden Ekim ayında çıkarttık.

""

“KAPSAMLI BİR TEKNİK UYGULAMA KLAVUZU HAZIRLADIK”

Arkadaşlarımız kent içinde sünger kent uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla da kapsamlı bir teknik uygulama kılavuzu hazırladı. Öte yandan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) akademisyenleri ve Hollandalı H+N+S şirketi ile Bostanlı ve Poligon Derelerinin sünger kent konsepti planlama çalışmalarını yürüttük. 

“İZMİR MAVİ VE YEŞİL BİR ALTYAPIYA KAVUŞACAK”

Sünger Kent İzmir ile bu iki uygulamanın dışında kentsel ve kırsal alanda aşama aşama pilot projeler de uygulanacak. İzmir, mavi ve yeşil bir altyapıya kavuşacak. İzmir’in caddeleri, sokakları, çatıları ve bahçelerinde su yeniden toprakla buluşacak.

“İZMİRLİLERİ SÜNGER KENT İZMİR PROJEMİZE KATILMAYA DAVET EDİYORUM”

Hiçbir şey bir sabah, birdenbire kendi kendine düzelmeyecek. Eğer dünyamız bir gün daha iyiye doğru değişecekse, bunu kendi çabalarımızla ve tüm engellere rağmen sürdürdüğümüz kararlı duruşumuzla başaracağız. Küresel krizleri çözmeye yönelik münferit çabalarımızın tek başına işe yaramayacağı açık. İşte eylemlerimiz arasındaki uyum, şehirlerimizin doğayla uyumu kadar önemli.

İşte bu yüzden tüm İzmirlileri Sünger Kent İzmir projemize katılmaya davet ediyorum. Gelin, yağmur suyu depoları ve yağmur bahçesi uygulamalarıyla Sünger Kent projemize katılın. Hep birlikte, İzmir’in geleceğini inşa edelim.”

""

İZMİR’E ÖZGÜ MODELLEME

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı, jeoloji mühendisi Alim Murathan ise proje hakkında teknik bilgi verdi. Sünger Kent projesiyle İzmir’e özgü bir modelleme yapıldığını belirten Alim Murathan, baskın ile taşkınların önlenmesi için yapılacakları anlattı.

 

Demokrat Gündem