Urla’nın eşsiz doğası ve berrak deniziyle bilinen Demircili Koyu, son dönemde bir çevre felaketinin eşiğinde.
Akdeniz Deniz Taşımacılığı’na ait olduğu belirtilen hurda yük gemisi, hukuki belirsizlikler ve üzerindeki tedbir kararları nedeniyle lisanslı söküm tesislerine götürülemedi. Ancak geminin bulunduğu koyda söküm işlemlerinin başladığı yönündeki iddialar, “denetimsizlik” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
“HALK SAĞLIĞI VE EKOSİSTEM TEHDİT ALTINDA”
Konuya ilişkin bir açıklama yapan CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, geminin yarattığı tehlikenin boyutlarına dikkat çekti. Yücel, yük gemisinin koyda kaldığı her gün denize pas, ağır metal kalıntıları, toksik boya parçaları ve kimyasal sızıntı bıraktığını vurgulayarak,
“Vatandaşlarımızın denize girdiği, balıkadam adaylarının dalış yaptığı Ada Koyu’nda gemi sökümü yapılması, telafisi imkânsız bir çevre felaketine yol açacaktır. Gemi sahibi şirket, hukuki boşluklardan faydalanarak doğal bir koyu söküm alanına çeviriyor. Hiç kimse insan sağlığını önemsemiyor. Bu hurda gemi nasıl bir tehdit ise, İzmir’i bu hurda gemiden kurtaramayan doğaya düşman anlayış da Türkiye için bir tehdittir” dedi.
“ÇÖZÜM ADRESİ ALİAĞA’DIR”
İzmir’in bu haksızlığa daha fazla seyirci kalamayacağını ifade eden Yücel, tek güvenli yolun geminin ivedilikle Aliağa’daki lisanslı gemi söküm tesislerine nakledilmesi olduğunu belirtti. Urla’nın turizm potansiyelinin denetimsizliğe kurban edilemeyecek kadar kıymetli olduğunu hatırlatan Yücel, Bakanlığın bu sessizliğini “İzmir halkını hiçe saymak” olarak nitelendirdi.
BAKANLIĞA 4 KRİTİK SORU
Deniz Yücel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde şu soruları sordu:
- Demircili/Ada Koyu’na yanaşan bu gemi ile ilgili Bakanlığın bilgisi var mıdır?
- Gemi Söküm Yönetmeliği’ne aykırı olarak sökümüne başlanan bu gemi hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır?
- Geminin Aliağa’daki tesislere gönderilmesi için ilgili birimlere herhangi bir talimat verilmiş midir?
- Bölge halkı büyük bir endişe içindeyken, Bakanlığın şimdiye kadar hiçbir açıklama yapmamasının nedeni nedir?
