Doğurganlık hızının kritik seviyelerin altına gerilemesi ve nüfusun hızla yaşlanması, devletin sosyal güvenlik şemsiyesini genişletmesine neden oldu.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 programına dahil edilen yeni modelle, yaşlı vatandaşların evde bakımından tıbbi ekipman desteğine kadar tüm ihtiyaçları, Genel Sağlık Sigortası’na benzer bir “Bakım Sigortası” ile karşılanacak.
Türkiye’nin nüfus haritasındaki keskin değişim, devletin sosyal politika önceliklerini yeniden şekillendiriyor. Resmî veriler, 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısının 10 iken, 2024 itibarıyla bu seviyeyi koruyabilen tek ilin Şanlıurfa kaldığını gösteriyor.
Uzmanlar, bu tablonun yakın gelecekte nüfusun büyük bir bölümünün yaşlı bireylerden oluşacağı bir “demografik kışa” işaret ettiğini vurguluyor.
2026 PROGRAMI’NIN ÖNCELİĞİ: SÜRDÜRÜLEBİLİR BAKIM
Yaşlanan nüfusun artan bakım ihtiyacını karşılamak amacıyla hazırlanan yeni model, Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 Yıllık Programı’nda resmen yer aldı. Programda, yaşlı bakım hizmetlerinin sürdürülebilir bir şekilde finanse edilebilmesi için uzun dönemli bir “Bakım Sigortası” altyapısının kurulacağı ilan edildi. Bu sistem, bireylerin yaşlılık döneminde ihtiyaç duyacağı ağır maliyetli hizmetleri devlet güvencesine almayı hedefliyor.
SAĞLIK SİGORTASINA ENTEGRE MODEL
Kurulması planlanan yeni sistem, mevcut Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile benzer bir işleyişe sahip olacak şekilde doğrudan sosyal güvenlik şemsiyesine dahil edilecek.
Bu entegrasyon sayesinde yaşlı vatandaşların hem bakım hem de sağlık giderlerinin önemli bir kısmının devlet tarafından finanse edilmesi hedefleniyor. Sistemin sunduğu temel hizmetler, bireyin yaşam kalitesini ev ortamında korumayı amaçlayan geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Bu kapsamda evde hemşirelik, hasta bakıcı ve profesyonel fizik tedavi hizmetlerine erişim kolaylaştırılırken, bakım sürecinde ihtiyaç duyulan tıbbi cihaz ve ekipman desteği de sigorta güvencesine alınacak.
Sistemin ana odağında ise özellikle Demans, Alzheimer ve Parkinson gibi hem hastayı hem de ailesini uzun süreli ve meşakkatli bir sürece zorlayan nörolojik hastalıkların takibi yer alacak. Böylece, yaşlı bireylerin ister evde ister bakımevinde olsun, tüm bakım maliyetleri devletin koruyucu kalkanı altına alınmış olacak.
BAKIM MALİYETLERİNE DEVLET KALKANI
Yeni sigorta modeli, yaşlı bireyin tercihine göre ister kendi evinde isterse profesyonel bir bakımevinde olsun, ortaya çıkan yüksek maliyetleri asgariye indirmeyi amaçlıyor. Bu adımın, sadece yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda yaşlı bakımı nedeniyle iş gücünden çekilmek zorunda kalan aile üyelerinin üzerindeki ekonomik yükü de hafifletmesi bekleniyor.
