Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

104 yıllık gurur: Anadolu’nun kaderini değiştiren zaferin yıl dönümü

Mondros ile başlayan işgal sürecini Dumlupınar’da kesin bir zaferle noktalayan Büyük Taarruz’un 104’üncü yılı tüm yurtta gurur ve coşkuyla kutlanıyor. Sakarya’daki tarihi savunmadan Kocatepe’deki topçu ateşine, Çiğiltepe’deki büyük fedakârlıktan İzmir’in kurtuluşuna uzanan bu askeri başarı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı en kritik dönüm noktası olarak tarihteki yerini koruyor.

Mondros ile başlayan işgal sürecini Dumlupınar'da kesin bir zaferle noktalayan

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Mondros Ateşkes Antlaşması ile Anadolu’nun İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesi ve Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkması, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ateşledi.

İşgal kuvvetlerinin 1921 yılında Ankara yakınlarına kadar ilerlemesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında savaşın seyrini değiştiren emrini vererek, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” ifadelerini kullandı. 22 gün 22 gece süren amansız mücadelenin zaferle sonuçlanmasıyla birlikte Türk ordusu savunma konumunu tamamlayarak büyük taarruz hazırlıklarına başladı.

KOCATEPE’DE BAŞLAYAN ŞAFAK OPERASYONU VE ÇİĞİLTEPE’DEKİ ONUR SÖZÜ

Takvimler 26 Ağustos 1922’yi gösterdiğinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa; Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile birlikte Kocatepe’de taarruz emrini verdi. Sabaha karşı başlayan topçu atışlarıyla Tınaztepe, Belentepe ve Kalecik Sivrisi gibi stratejik noktalar ele geçirilirken 27 Ağustos’ta Afyonkarahisar işgalden kurtarıldı.

Bu amansız mücadele sırasında 57’nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey, Çiğiltepe’yi söz verdiği sürede alamaması üzerine büyük bir sorumluluk hissederek yaşamına son verdi; tepe ise kısa süre sonra Türk askerince kontrol altına alınarak zaferin sembollerinden biri haline geldi.

“ORDULAR, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ’DİR, İLERİ!”

29 Ağustos’ta Yunan kuvvetlerinin büyük bölümünün kuşatılmasının ardından, 30 Ağustos 1922 sabahı Dumlupınar’da başlayan Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk ordusunun kesin üstünlüğüyle sonuçlandı.

İşgalcilerin yeniden toparlanmasını engellemek isteyen Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül 1922’de yayımladığı tarihi bildiriyle birliklerine “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdi. Uşak, Eskişehir, Balıkesir ve Manisa’nın ardından 9 Eylül 1922’de Türk askerinin İzmir’e girmesiyle Anadolu’daki işgal fiilen son buldu.

“GENÇ TÜRK CUMHURİYETİ’NİN TEMELİ BURADA SAĞLAMLAŞTIRILDI”

İlk kez 1926 yılında resmi olarak Zafer Bayramı adıyla kutlanmaya başlanan bu büyük askeri başarı, aradan geçen 104 yıla rağmen bağımsızlık iradesinin en güçlü simgesi olmayı sürdürüyor.

Mustafa Kemal Atatürk, zaferden iki yıl sonra Zafertepe Çalköy’deki törende yaptığı konuşmada 30 Ağustos’un tarihsel anlamını şu sözlerle özetlemişti: “Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, Cumhuriyet’imizin ölümsüz koruyucularıdır.”

104 yıllık gurur: Anadolu'nun kaderini değiştiren zaferin yıl dönümü
Demokrat Gündem