Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

ABD ve İran İsviçre’de yol haritasında uzlaştı

ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre’nin Bürgenstock kentinde yürütülen ve gerilimli anlara sahne olan 18 saatlik dörtlü zirvenin ilk turu tamamlandı; taraflar Hürmüz Boğazı ve Lübnan’daki kırılgan süreci yönetmek adına teknik düzeyde bir yol haritası üzerinde mutabakata vardı.

ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre’nin Bürgenstock kentinde yürütülen ve

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında, savaşa kalıcı bir son verilmesi amacıyla Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda başlatılan diplomatik müzakerelerde kritik bir aşama geride kaldı. Pazar sabahı başlayan ve kesintisiz 18 saat süren zirvenin ardından taraflar, 60 gün içinde nihai anlaşmaya varmayı hedefleyen genel bir metin üzerinde uzlaştı. Diplomatik kaynaklar, ana heyetlerin İsviçre’den ayrılacağını ancak teknik ekiplerin çalışmaya devam edeceğini bildirdi. Öte yandan, masadaki diplomatik ilerlemeye karşın ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hürmüz Boğazı kapatılırsa elinizde ülke kalmaz” yönündeki sert çıkışı ve Lübnan cephesinde İsrail’in çekilmeyeceğini açıklaması sürecin kırılganlığını koruyor.

Trump’tan “Ülkeniz Kalmaz” Tehdidi, İran’dan Sert Tepki

Zirve sürerken Amerikan Fox News kanalına telefonla açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın kapatılacağı yönündeki iddialara değinerek İranlı yetkilileri doğrudan uyardığını söyledi. Trump, “Hürmüz Boğazı’nı kapatırsanız ondan sonra elinizde bir ülke kalmaz. Ülkenize bile geri dönemezsiniz” ifadelerini kullandı. Sosyal medya hesabı üzerinden de bir paylaşım yapan Trump, İran’ın Lübnan’daki vekil güçlerinin sorun çıkarmasını engellemesini talep ederek, aksi takdirde geçen haftakinden daha sert bir askeri darbe indireceklerini öne sürdü. Trump ayrıca, barış görüşmelerinin başarısız olması durumunda ABD’nin bölgedeki koruyucu rolü karşılığında boğazdan geçiş ücreti talep edebileceğini ve çıkan petrolün yüzde 20’sini alabileceklerini iddia etti.

Bu açıklamalara tepki gösteren İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, “ABD’lilerin tehditlerini ciddiye almıyoruz. Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugünkü çaresizliğe düşmezlerdi” diyerek, İran Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü senaryoya karşılık vermeye hazır olduğunu belirtti. Zirve sırasında İran heyetinin Trump’ın açıklamalarını protesto etmek amacıyla bir ara binayı terk ettiği basına yansırken, arabulucuların devreye girmesiyle teknik düzeydeki çalışmaların sürdürülmesine karar verildi.

Masadan Çıkan Uzlaşı: Hürmüz İçin İletişim Hattı, Lübnan İçin Ortak Birim

Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen 18 saatlik müzakerelerin ardından ilan edilen uzlaşı başlıkları, stratejik kriz noktalarında yeni mekanizmalar kurulmasını öngörüyor:

  • Hürmüz Boğazı Güvencesi: Boğazdaki ticari geçişlerin güvenliğini sağlamak ve askeri “yanlış anlamaları önlemek” amacıyla Washington ile Tahran arasında doğrudan bir iletişim hattı kurulması kararlaştırıldı.
  • Lübnan Çatışma Önleme Birimi: Lübnan’daki askeri saldırıların tamamen sona erdirilmesi amacıyla ABD ve İran tarafından ortaklaşa bir mekanizma oluşturulacak. Bu birim, Lübnan hükümeti ve arabulucu ülkelerle koordineli çalışacak.
  • Siyasi Gözetim yapısı: Süreci denetlemek üzere bir Üst Düzey Komite kurulacak ve sahada kalan teknik komiteler bu üst yapıya düzenli rapor sunacak.

“İlk Gerçek Sınav Lübnan”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yürütülen müzakerelerde İran’ın dondurulmuş varlıkları ve petrol satışı konularında ilerleme kaydettiklerini açıklarken, “İlk gerçek sınav Lübnan” değerlendirmesinde bulundu. İran heyeti üyesi Hüseyin Kurbanzade de Lübnan’da kalıcı barış sağlanmadıkça mutabakat zaptının diğer maddelerinin uygulama aşamasına geçmeyeceğini, mutabakatın dondurulmuş varlıklar ve petrol yaptırımlarının kaldırılmasını içeren 13’üncü maddesinin kendileri için kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise diplomasi yoluyla Orta Doğu’yu dönüştürmeyi amaçladıklarını belirterek, “Trump, İran halkıyla olan ilişkilerde yeni bir sayfa açmamızı istedi. Son birkaç saatte büyük ilerleme kaydettik” açıklamasını yaptı.

İsrail: “Ateşkese Taraf Değiliz, Çekilmeyeceğiz”

Nükleer ve diplomatik müzakerelerin başlaması için ön koşul olarak kabul edilen Lübnan’daki ateşkes süreci ise sahada sert bir dirençle karşılaşıyor. Cumartesi günü düzenlenen İsrail saldırılarında 20 kişi hayatını kaybederken, İsrail ordusu bu hamlelerin Hizbullah’ın ihlallerine yanıt olduğunu savundu.

ABD-İran arasındaki bu mutabakata taraf olmadığını beyan eden İsrail yönetimi, Lübnan’da işgal ettiği bölgelerden geri çekilmeyeceğini ve askeri varlığını sürdüreceğini duyurdu. İsrail televizyonu Kanal 12, orduya “ateşi kesme” talimatı verildiğini ancak ele geçirilen topraklardan geri çekilme yapılmayacağını aktardı. Öte yandan İbrani Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir ankette, İsrail kamuoyunun yüzde 92’sinin askeri operasyonlardan İran’ın kazançlı çıktığını düşündüğü, Başbakan Netanyahu’nun askeri başarı iddialarına inananların oranının ise yüzde 30’un altında kaldığı görüldü.

Demokrat Gündem