Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

ABD’de nükleer güvenlik krizi

İç tehditleri önlemekle görevli yetkili, iç tehdit oldu. Pentagon soruşturma başlattı, ABD Ordusu’nun nükleer sırları tartışılıyor.

İç tehditleri önlemekle görevli yetkili, iç tehdit oldu. Pentagon soruşturma

ABD Ordusu’nun nükleer ve kimyasal güvenlik protokollerinden sorumlu üst düzey yetkilisi Andrew Hugg, bir restoranda kaydedilen gizli kamera görüntülerinde hassas askeri bilgileri ifşa ettiği gerekçesiyle idari izne çıkarıldı.

Aktivist James O’Keefe’in medya grubu tarafından yayımlanan ve 14 dakika süren görüntülerde, ABD’nin nükleer stratejileri ve kimyasal silah kapasitesine dair “sarsıcı” iddialar yer alıyor.

ABD savunma çevrelerinde deprem etkisi yaratan olay, O’Keefe Media Group tarafından yayımlanan bir “sting” (gizli operasyon) videosuyla patlak verdi. Görüntülerde, ABD Ordusu’nda Kimyasal ve Nükleer Güvence (Chemical Nuclear Surety) Şefi olarak görev yapan Andrew Hugg’un, kendisini “sıradan bir vatandaş” olarak tanıtan muhabire, askeri protokolleri ve nükleer operasyon detaylarını “dikkatsizce” anlattığı görülüyor.

ABD’de nükleer güvenlik krizi

İSTİHBARATIN EN ZAYIF HALKASI: ‘BAL TUZAĞI’

Videonun en çarpıcı anlarından biri, Hugg’un karşısındaki kişinin niyetini sorguladığı ancak buna rağmen konuşmaya devam ettiği kısım oldu. Görüntülerde Hugg’un muhabire dönerek, “Casus değilsin değil mi?” diye sorduğu, ardından “Gözlerin beni büyüledi… İstihbarat elde etmenin en kolay yolu güzel bir kadın göndermektir” şeklinde konuştuğu duyuluyor. Bu ifadeler, güvenlik uzmanları tarafından “sosyal mühendislik taktiklerine bizzat yakalanmak” olarak yorumlandı.

PENTAGON DEVREDE: “GÜVENLİK MİMARİSİNDE KIRILGANLIK”

ABD Ordusu, Hugg’un idari izne çıkarıldığını doğrularken, Pentagon’un da olaya dahil olduğu ve kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Andrew Hugg’un sorumlulukları arasında; nükleer silahlara erişimi olan personelin “güvenilirlik” denetimini yapmak, iç tehdit risklerini analiz etmek ve radyoaktif materyallerin sevkiyat güvenliğini sağlamak yer alıyor.

Hugg’un, kendi uzmanlık alanı olan “iç tehditleri önleme” mekanizmasının bizzat merkezinde yer alması, ABD’nin güvenlik mimarisindeki en büyük paradokslardan biri olarak değerlendiriliyor.

VİDEODAKİ SARSICI İDDİALAR

Görüntülerde Hugg’un dile getirdiği öne sürülen iddialar, ABD’nin operasyonel sırlarını ve etik tartışmaları beraberinde getirdi:

  • Kimyasal Silahlar: ABD’nin hâlâ stoklarında sinir gazı bulundurduğu ve bir askeri kimyacının bu maddelere maruz kalarak hayatını kaybettiği iddiası.
  • Füze Savunma Sistemleri: Uzay tabanlı sensörlerin ve radar ağlarının fırlatma tespit süreçleri.
  • İran Operasyonları: ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında sivil ölümlerin “yan hasar” olarak kodlandığı ve İran liderliğinin hedef alınabileceğine dair imalar.

HUKUKİ SÜREÇ NEREYE EVRİLECEK?

ABD makamları, Hugg tarafından paylaşılan bilgilerin hangilerinin “gizli” (classified) statüsünde olduğunu ve bu ifadelerin nükleer/kimyasal silah sınıflandırma kurallarını ihlal edip etmediğini henüz netleştirmedi. Uzmanlar, hukuki sonucun bu ayrım üzerinde şekilleneceğini, Hugg’un basit bir disiplin suçuyla mı yoksa casusluk/devlet sırrını ifşa gibi ağır suçlamalarla mı karşılaşacağının soruşturma sonunda belli olacağını belirtiyor.

ABD’de nükleer güvenlik krizi
Demokrat Gündem