Orta Doğu’da üç aydır süren savaşı sonlandırmak amacıyla yürütülen diplomatik müzakereler devam ederken, askeri sahada tansiyon en yüksek seviyeye ulaştı. Hafta sonu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından gerçekleştirilen hava operasyonuna, Tahran yönetiminden pazartesi sabahı misilleme geldi. Karşılıklı saldırı trafiğiyle nisan başındaki ateşkes mutabakatı fiilen kağıt üzerinde kalırken, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş krizi nedeniyle küresel enerji piyasalarında baskı artmaya devam ediyor.
CENTCOM: “İran Askeri Unsurları ve Dron İstasyonu Vuruldu”
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), hava operasyonunun gerekçesi olarak İran’ın uluslararası sularda görev yapan ABD’ye ait bir MQ-1 tipi insansız hava aracını (İHA) düşürmesini gösterdi. İran’ın “agresif eylemlerine” yanıt verildiğini bildiren CENTCOM, operasyonun teknik detaylarını şu şekilde paylaştı:
- İran hava savunma unsurları bataryaları doğrudan hedef alındı.
- İnsansız hava araçlarının sevk ve idare edildiği bir yer kontrol istasyonu imha edildi.
- Bölgedeki ticari ve askeri gemiler için tehdit oluşturduğu saptanan iki adet saldırı dronu havada etkisiz hale getirildi.
CENTCOM, ateşkes sürecinde de ABD varlıklarını ve müttefiklerinin çıkarlarını korumak için operasyonel esnekliğini sürdüreceğini vurguladı.
İran’dan Hava Üssüne Misilleme: Kuveyt’te Siren Sesleri
ABD’nin güney İran’a yönelik bombardımanının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, pazartesi günü erken saatlerde karşı saldırı başlattığını ilan etti. Yapılan resmi açıklamada, ABD silahlı kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılan bir hava üssünün füze ve dronlarla hedef alındığı belirtildi ancak vurulan üssün ismi ve coğrafi konumu hakkında ayrıntı paylaşılmadı.
Saldırı dalgasının hemen ardından, bölgedeki lojistik üslere ev sahipliği yapan Kuveyt’te hareketlilik yaşandı. Kuveyt resmi devlet ajansı KUNA, ülke genelinde hava savunma sirenlerinin çaldığını ve ulusal hava savunma sistemlerinin füze ile dron saldırılarını havada önlediğini duyurdu.
Trump: “Müzakereleri Baltalamaya Çalışıyorlar, Rahat Olun”
Yaşanan askeri hareketliliğe rağmen ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada diplomatik kanalların açık kalacağını savunarak iç siyasetteki muhaliflerini hedef aldı. Sürecin kontrolü altında olduğunu belirten Trump, şu ifadeleri kullandı:
“İran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor ve bu anlaşma ABD ve bizimle birlikte olanlar için de iyi olacak. Siyasi fırsatçılar, daha önce hiç görülmemiş düzeyde, defalarca, daha hızlı hareket etmem, daha yavaş hareket etmem, savaşa girmem, savaşa girmemem ya da başka bir şey yapmam gerektiğini söyleyip dururken, işimi düzgün bir şekilde yapmam ve müzakere etmem çok daha zor oluyor. Arkanıza yaslanın ve rahatlayın, sonunda her şey yoluna girecek – her zaman olduğu gibi!”
Beyaz Saray yönetimi, İran’ın nükleer kapasitesini sınırlandırmayı hedeflerken, bir yandan da Hürmüz Boğazı’nın güvenli bir şekilde deniz trafiğine açılması ve ABD iç piyasasında artan benzin fiyatlarının düşürülmesi yönünde iç siyasi baskı altında bulunuyor.
Lübnan Cephesinde “Kademeli Gerilimi Azaltma” Planı
Washington-Tahran hattındaki sıcak çatışmaya paralel olarak, bölgedeki bir diğer gerilim hattı olan İsrail-Lübnan sınırında da hareketlilik sürüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü ordu birliklerine Lübnan içinde Hizbullah’a karşı daha ileri mevzilere ilerleme talimatı verdiğini açıklamıştı.
Bu hamle üzerine diplomatik trafiği hızlandıran ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile İsrail-Lübnan müzakereleri üzerine telefon diplomasisi yürüttüğü öğrenildi. Washington yönetiminin, taraflara askeri operasyonları durduracak “kademeli bir gerilimi azaltma” planı sunduğu belirtiliyor.