Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Agroexpo 17. kez kapılarını açtı: Hedef 2 milyar dolarlık ihracat

Agroexpo Fuarı İzmir Fuar alanında başladı. 90 ülkeden bin 50

Agroexpo Fuarı İzmir Fuar alanında başladı. 90 ülkeden bin 50 markasıyla katılım gösteren Uluslar arası firmalar ile ulusal firmaları buluşturan Agroexpo Fuarı'nın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 17. kez kapılarını açan fuarda bu yılki hedeflerinin 2 milyar olduğunu söyledi. Başkan Soyer, İzmir'de başlattıkları Başka bir Tarım Mümkün ve İzmir Tarımı modeli ile kuraklık ve yoksullukla aynı anda mücadele etmenin mümkün olduğunu kaydetti.

DEMOKRAT GÜNDEM-İZFAŞ'ın desteği ile Fuarizmir'de bu yıl 17. kez düzenlenen Agroexpo Fuarı'nın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 2 milyar dolarlık iş hacmi hedeflediklerini belirterek, İzmir'de başlattıkları Başka bir Tarım Mümkün ve küçük üreticilerle kooperatifleri destekleme konusundaki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

TUNÇ SOYER: 2 MİLYAR DOLARLIK İŞ HACMİ HEDEFLİYORUZ

İBB Başkanı Tunç Soyer, sözlerine, “Türkiye'nin en büyük ve modern fuar alanı olan Fuarizmir'de bu buluşmaya ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Geçtiğimiz yıl 80 ülkeden 774 marka katılımcıyı, 126 binden fazla ziyaretçiyi misafir etmişti. Bu yıl da 2 milyar dolarlık iş hacmi hedefiyle 90 ülkeden bin 50 katılımcı ve 390 bin ziyaretçi ağırlamayı hedefliyor. Ana konusu tarım ve iklim stratejileri. İklim krizinin etkilerini derinden hissettiğimiz bu dönemde bu fuarın tarım sektörünü dönüştürmek için fırsat yaratmasını diliyorum” diyerek başladı.

""

SOYER: İZMİR TARIMIYLA KURAKLIK VE YOKSULLUKLA AYNI ANDA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ

“Bizler Başka bir Tarım Mümkün derken neyi değiştirdik ve değiştiriyoruz. Bundan bahsetmek istiyorum. Atalık tohumları ve küçük üreticiyi desteklemek. Besleyemeyeceği yönünde yaygın bir görüş olduğunu biliyoruz” diyen Başkan Soyer, “Biz İzmir'de gördük ki atalık tohumlarla ve küçük üreticilerle şehirlerdeki nüfusu pekala doyurabiliriz. Bu değişimi gerçekleştirmek için planlama ve örgütlemede kamunun düzenleyici olması gerekiyor. Bilimsel olarak planlanması, tarım teknolojilerinin doğru yerde ve şekilde olması. İkinci olarak da küçük üreticiye destek verilmesi. Türkiye'de bu iki konuda düzenleyici rol oynanırsa tarım sektörünün sıkıntılarının azalacağını biliyoruz. Türkiye ithalata bağımlı olmaktan kurtulacaktır. Köylüyü göçe zorlayan koşulları değiştirmek mümkün. Su kaynaklarımızı ve çoraklaşan topraklarımızı kurtarmak mümkün. Sağlıklı, ucuz ve güvenilir gıdaya erişimi sağlamak mümkün. Yaygınlaşan yoksulluğu bitirmek mümkün. Kısacası başka bir tarım mümkün. İzmir tarımıyla kuraklık ve yoksullukla aynı anda mücadele etmeye devam edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

""

MAHMUT ÖZGENER: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI KISA VE UZUN VADELİ PROGRAMLAR…

Tarım ve Hayvancılık Bakanı Bekir Pakdemirli ve İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger'in de katıldığı fuarda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, ileri tarım modelinin hayata geçirilmesi, üretime yönelik yatırımların yapılması ve tarımsal üretimin ve üreticilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

ÖZGENER: İLERİ TEKNOLOJİ UYGULAMALARI ÇİFTÇİLERLE BULUŞTURULMALI

İZTO Başkanı Özgener, “Tarım ve hayvancılık sektörünün en büyük buluşma noktalarından olan fuar çok önemli. İki yıl zarfında tarımsal üretimin ne denil hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha hep birlikte tecrübe ettik. Kendine yeterlilik kavramının sorgulandığı bu dönemde ülkeler de farklı stratejiler geliştirdi. Türkiye ise potansiyeli açısından kendine yeterlilikte en şanslı ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle ileri tarım modelinin hayata geçirilmesi, üretime yönelik yatırımlar yapılması ve tarımsal üretimin azami oranda desteklenmesinin tercihten öte yaşamsal bir zorunluluk haline geldiğini düşünüyorum. İklim değişikliğinin olumsuzluklarına karşı kısa ve uzun vadeli planlama yapılması, kaynak israfının önüne geçilmesi, çevresel ayak izini en aza indiren ve tüm dünya nüfusu için sürdürülebilir uygulamaların hayata geçirilmesi ve potansiyelimizin katma değerli üretime geçmesi önceliklerimiz arasında birinci sırada yer almalı. İleri teknoloji uygulamalarının çiftçilerle buluşturulması, teşvik mekanizmalarıyla tarımsal üretimde planlamaların gerçekleştirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı yeni tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi önemli. Kırsal bölgelerin koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Tarımsal sektörde nitelikli iş gücünün arttırılması kritik önem taşıyor” diye konuştu.

ÖZGENER: TARIMA DAYALI İHTİSAS SANAYİ BÖLGELERİNİN SAYISI ARTTIRILMALI

Başkan Özgener, tarıma dayalı ihtisas sanayi bölgelerinin önemine de vurgu yaparak, “Ege bölgemiz zengin bir çeşitliliğe sahip. Bölgemiz sahip olduğu üretim gücü ve ürün çeşitliliğini ihracatla taçlandırarak ülke ekonomisine katkı koymaya devam ediyor. Bu katkının güçlenerek artması, tarıma dayalı sanayinin yaygınlaştırılmasına yönelik katma değerli ürünlerin, organik ve iyi tarım uygulamalarının arttırılmasının büyük önem taşıdığını düşünüyorum. En büyük katkıyı sağlayacak oluşumlardan biri de hayvansal ve bitkisel üretim tesislerinin biraraya getirilerek tarıma dayalı ihtisas sanayi bölgeleridir. Bu nitelikli üretim bölgelerinin kentimize kazandırılması için valiliğimiz, EBSO, Borsa, EBİ, ticaret odaları ve ilçe belediyeleriyle beraber tarıma dayalı ihtisas sanayi bölgeleri projelerimizi bakanımızın desteğiyle hayata geçirdik” şeklinde sürdürdü konuşmasını.

""

FATİH TAN: BU YIL HEDEFİMİZ 2 MİLYAR DOLAR

Orion Fuarcılık Tanıtım Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, 90 ülkeden bin 50 yabancı firmanın da katıldığı fuarın ülke ekonomisine yapacağı katkıyı anlatarak, “Dünyanın içinde bulunduğu bu koşullarda tarımsal üretimle çok daha kucak kucağa olmamız lazım. Bizler de Orion fuarcılık olarak tarım fuarlarını 30 yıl önce başlatan ilk profesyonel fuar şirketi olmanın büyük gururunu yaşıyoruz. 17 yıldır dünya çapındaki Agroexpo fuarımızla zirve hedeflerimize yaklaştırdık. Yaklaştırdık çünkü insanlık için zirvenin hiçbir zaman ulaşılamaz olduğunu biliyoruz. Bir fuardan daha fazlasını sunmak ve kazandırmak istiyoruz. Yol göstericimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Milli ekonominin temeli tarımdır' sözüne yürekten inanan bir milletiz. Bunu daha da kuvvetlendirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Bu muhteşem fuarda 90 ülkeden 1050 markasıyla katılım gösteren yabancı firmalar yerlerini aldı. Çorak topraklarda bile yaşamımız için gerekli ürünleri sağlayacak gelişmiş teknolojiyi bu fuarda bulabileceğiz. Her biri teknoloji devi olan firmalar sizleri sabırsızlıkla stantlarında bekliyor. Tarım 4.0 firmaları bu kez 30'u aşkın firmayla katılıyor. 20'den fazlası bu firmaların Türk firmalardır. Ülkemizin dört bir köşesinden üreticilerimizle sanayici ve işadamlarının fuara rahat ulaşımı için ücretsiz otobüs filosunu hizmete soktuk. Ticaret Bakanlığımız fuara katılan firmalara ciddi katılım desteği veriyor. 80 ülkeden 400 yabancı firmadan oluşan alım heyetlerini Türk firmalarıyla buluşturup, büyük ihracat potansiyeli sağlayacağız. Hedefimiz 2 milyar dolar. İZFAŞ kendi tanıtım alanlarında muazzam çapta tanıtımımızı geliştirmiş, fuara ulaşım olanaklarını arttırmıştır. KOSGEB ve İZTO da fuara katılanlara katılım desteği vermiştir. İzmir Ticaret Odamız diğer ticaret odası kardeş kuruluşların ilgili meslek gruplarını da fuara ücretsiz taşıma konusunda hizmet verdi. Teşekkür ediyorum” şeklinde bir konuşma yaptı.

JAK ESKİNAZİ: EGE BÖLGESİ TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 10 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK

EİB Başkanı Jak Eskinazi, Avrupa'nın 4 büyük tarım fuarından biri olan AGROEXPO'da yapılacak görüşme ve kurulacak ticari bağlantıların Türk ve İzmir ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirterek, “Birliğimizden 2021 yılında 168 ülkeye tarım ürünleri ihraç edildi. İlk sıralarda; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İtalya, Rusya, Hollanda, Irak, Fransa, Yunanistan, İspanya, Japonya yer alıyor. Bu sene de Ege İhracatçı Birlikleri olarak 6 farklı ülkeden ithalatçılarla, tarım ihracatçılarımızı “Alım Heyeti Organizasyonu”nda buluşturacağız. İkili iş görüşmelerimizin çok verimli geçeceğini ümit ediyoruz. Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatını artırmak için pazarlama faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Günümüzde 5,1 milyar dolar seviyesinde olan Ege Bölgesi tarım ürünleri ihracatının orta vadede; yüksek teknoloji yatırımlar ve sürdürülebilirlik vizyonuyla 10 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz” dedi.

ESKİNAZİ: EİB TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATININ YÜZDE 22'SİİN TEK BAŞINA GERÇEKLEŞTİRDİ

“Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın dört büyük tarım fuarından biri olan, AGROEXPO’da yapacağımız istişare kıymetli bir sinerji oluşturacaktır. Fuarın da ana teması olan; Tarım ve İklim Stratejilerini şekillendiren, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında gerçekleşen “dekarbonizasyon” süreci bizim öncelik alanımız. Dahası iklim değişikliğiyle mücadele zamana karşı bir yarış ve etik bir hesaplaşma. En ufak bir çaba bile önemli. Bizim her zaman tetikleyici olmamız lazım” diyen EİB Başkanı Jak Eskinazi, “37 yıldır, Türkiye’nin organik ürün ihracatının yüzde 75’ini gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri olarak; gerek, akademinin gerek ulusal/uluslararası paydaşlarımızın işbirliğiyle, sürdürülebilirlik perspektifinde birçok projeye yatırım yapıyoruz. Türkiye, 2021 yılında 23 milyar dolarlık tarım ürünleri ihraç etti. Ege İhracatçı Birlikleri 5 milyar 100 milyon dolarlık ihracatla; Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 22’sini tek başına gerçekleştirerek, tarım ürünlerinde Türkiye ihracat lideri oldu. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Almanya ve Çin’deki gıda fuarlarının uzun yıllardır milli katılım organizasyonlarını yapıyoruz” dedi.

""

ESKİNAZİ ÖNERİ VE TESPİTLERİNİ ŞÖYLE SIRALADI

EİB Başkanı Jak Eskinazi, gündemin saatlik değiştiği bir ortamda tarladan markete gelinceye kadar gıda ürünlerinin üçte birinin yok olduğuna dikkat çekerek, şu tespit ve önerilerde bulundu: “Gündemin saatlik olarak değiştiği, en belirgin olarak G20 ülkeleri gibi korumacılık önlemlerinin arttığı pazarlarda ve AB Yeşil Mutabakatı ile tedarik zincirinin tamamen değiştiği bir dönemde, süreci etkin şekilde yönetmeliyiz. Tarladan markete gelinceye kadar gıda ürünlerinin üçte biri ziyan oluyor. Besin tedarik zincirinde kaybı ve israfı azaltmak için devlet nezdinde yeni stratejilerin geliştirilmesi gerekiyor. Üretimden depolama, taşıma ve tüketime kadar zincirin bütün halkalarının tabandan iyileştirilmesi için kontrollü tarımı benimsemek zorundayız. Türkiye; pestisitle mücadele ve gıda atıklarını azaltma konularını Döngüsel Ekonomi Eylem Planında öncelikli alan olarak görmelidir. Ülkemizin mevcut durumu analiz edilmeli, sorunlar tüm taraflarca masaya yatırılmalı ve ülkemize özel kalıcı çözüm yolları geliştirilmelidir. Tedarik zincirinin izlenebilirlik, şeffaflık üzerine şekillendiği bir dönemdeyiz. Ülkelerin stratejileri, alım politikaları çok net. Sanayi ve tarım stratejimizde, orta ve uzun vadeli kalkınma planlarımızda yeşil dönüşüm yatırımları, yenilenebilir enerji politikaları, temiz enerji teknolojileri, blockchain teknolojisi, dijitalleşme yer almalı. Sürdürülebilir tarım için temel çözüm; enerji, su, besin ve arazi kullanımında tüm süreci saniyesine kadar izleyebileceğimiz kontrollü bir ortam yaratmak. Türk ihracatçıları olarak önümüzdeki süreçte greentech ve agtech gibi yüksek teknolojili yatırımlara odaklanmak istiyoruz. 2023 hedefini 2021’de tutturan Ege İhracatçı Birlikleri olarak, lojistik altyapının iyileştirilmesi en büyük temennimiz. Hedefimiz büyük, dolayısıyla bu hedefi gerçekleştirebilecek kadar lojistik altyapımızın da güçlü olması gerek. Ülke ekonomisini ileriye taşıyacak hamleler yapmak, tüm siyasi ve ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğudur. Günümüzde tartışmaların merkezinde artık şu sorular yer almalı; Yeşil yeni düzende üretim ve bilişim teknolojileri hızla gelişirken, dijitalleşme ve çevre politikamız yeterli mi? Türkiye'nin bu sürece katılması ve uzun ömürlü pozisyon alması için Ar-Ge harcamalarını ne kadar artırması gerekiyor? Artırırsa bu ülkelerle rekabet etmek için yeterli olacak mı? İnovasyon ve katma değeri yüksek ürün Ar-Ge’ye destek verildiği takdirde gelişmez mi? Döngüsel ekonomi zaten bir sistem inovasyonu değil mi?”

BEKİR PAKDEMİRLİ: SAYISIZ PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK

Törende konuşan Tarım ve Hayvancılık Bakanı Bekir Pakdemirli, Beşi Bir Yerdi Projesi'ni anlattı, tarım ve hayvancılığa verilen destekler hakkında bilgi verdi. Bakan Pakdemirli, Türkiye ve İzmir'de verilen destekler ve yürütülen çalışmalar hakkında şu açıklamaları yaptı: "Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın dört büyük tarım fuarından biri olan  AgroExpo'yu; İzmir'in ve ülkemizin tarımsal potansiyelini gün yüzüne çıkaran bir fuar olması sebebiyle oldukça önemsediğimi belirtmek istiyorum. Öncelikle, her yıl düzenlenen ve benim de katılmaya büyük özen gösterdiğim,  bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum. Fuarın sektörün gelişimine büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin etkin karar alma mekanizmasıyla;  Ülkemizin, tarım-orman sektöründe bölgesinde lider, dünyada söz sahibi olma konumunu perçinleyerek sayısız projeyi hayata geçirdik.  İnşallah bundan sonraki süreçte de çalışmalarımızı ve bu çalışmalara yön veren projelerimizi aynı gayret ve titizlikle yürütmeye devam edeceğiz. Ülkemiz doğu ile batının, kuzey ile güneyin tam kesiştiği özel bir konuma sahip. Diğer bir ifade ile, dünyanın tam merkezinde yer alıyor. Hava, kara ve deniz yollarının tam birleştiği noktada. Bu konum, ülkemize ticaret açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Ülkemiz 1,5 milyar insana ve 20 trilyon doların üzerindeki ticaret hacmine sadece 4 saatlik uçuş mesafesinde. Dünyanın en büyük üçüncü tohum bankası kapasitesine sahip Türkiye, tarım ürün çeşitliliğinde güçlü bir konumda.  Sebze, meyve ve diğer emtiaları hem üreten hem de ihraç eden ülkemiz,  pek çok üründe küresel tarım piyasasına etki edebilecek kapasitede. Dolayısıyla, buradan tüm yerli ve yabancı yatırımcılara sesleniyorum;  tarım ve hayvancılık yatırımları düşünüldüğünde bu bölgede en uygun ve en avantajlı ülke, Türkiye'dir.  Bakanlık olarak, tüm yatırımcılara gerekli katkıyı ve kolaylığı da sağlayacağımızı özellikle vurgulamak istiyorum.  Son 20 yıldır tarımsal üretime yönelik verdiğimiz destekler ve yaptığımız yatırımlarla dünya ile rekabet gücümüzü artırdık. Verimli ve etkin stratejik planlar oluşturarak, geleceğe yönelik bakış açımızı güçlendirdik. Yine; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı yönetim etkinliği ile kaynaklarımızın verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanımı için  stratejik planlamalar yapmaya devam ediyoruz. Bu planlamalar üzerinden de son 20 yılda; tarım-orman sektörümüzün  tüm paydaşları ile birlikte, güçlü bir tarımsal üretim altyapısı oluşturduk. Tüketicilerimizin güvenliğini esas alan bir anlayışla, tarladan sofraya kadar gıdamızın güvenilirliğini sağladık ve sağlamaya devam ediyoruz.  Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bir coğrafyada yer alan ülkemizin, tarım sektörünü, yaptığımız çalışmalarla;  Bölgesinde Lider, Dünyada Söz Sahibi konuma getirdik. Tarımsal üretimin, risklerden en çok etkilenen sektörlerin başında geldiğini dikkate alarak; üreticimizi korumak, tüketicimizi kollamak için mevcut uygulamalarımızı daha da etkinleştirerek, yeni uygulamalar geliştiriyoruz. Bu uygulamaları beş başlık altında topladık.  Bunlar;  tarımsal destekler,  sübvansiyonlu tarımsal krediler, müdahale alımları, gelir koruma sigortası ve sözleşmeli üretim. Biz buna, sürdürülebilir üretim için gereken “beşi bir yerde” diyoruz. İzmir’e yapılan yatırımları anlatan Bakan Pakdemirli, “Egenin incisi İzmir'imize Bakanlık olarak,  bu coğrafyayı daima stratejik tarımsal üretim alanlarından biri olarak görüyoruz. İzmir'e son 19 yılda 22,5 milyar lira tarımsal destek verdik ve yatırım yaptık. Kırsal Kalkınma desteklerimiz kapsamında;  İzmir'e yaklaşık232 milyon lira hibe desteği ödedik.  Son 19 yılda; 155 milyon fidanı toprakla buluşturduk.  65 mesire yeri ve 22 bal ormanı tesis ettik.  Yine son 19 yılda İzmir'e toplam 7,2 milyar lira yatırım yaparak,  4 içme suyu, 33 baraj, 8 gölet, 570 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayan 44 Sulama Tesisi ve 100 Taşkın Koruma Tesisini hizmete aldık.  Tabii bundan sonra da İzmir'i bölgesinin parlayan bir yıldızı olarak görmek için destek ve yatırımlara devam edeceğiz.”

PAKDEMİRLİ: BİR FİKRİ VARSA GELSİN BİZE SÖYLESİN 

Tarım ve Hayvancılık Bakanı Bekir Pakdemirli, İBB Başkanı Tunç Soyer'in Başka bir Tarım Mümkün modeliyle ilgili eleştiride bulunarak, "Başka bir Tarım mümkün diyen başkanımız, bir fikri varsa gelsin bizle paylaşsın. Belediyelerimiz de oy kitlesi için bir şeyler yapma gayreti içinde. Bu çalışmaların belediye bütçesinden yüksek maliyetlerle yapmasını arzu ediyoruz. Ciddi işleri biz de alkışlarız. Biz bakanlık olarak bu çalışmalara ciddi kaynak ayırıyoruz. Belediyemizin de ekstra kaynak ayırması bizleri mutlu eder. Ancak burada yapılan işlerin ayak izlerini daha belirgin olmasını arzu ediyoruz. Biz yapılan işlerde alkışlamasını biliriz ve başkanın yanında oluruz. Burada işin medyaya gösterdiğinden daha büyük ayak izleri olmasını arzu ederiz. Özellikle İzmirli olarak bunu arzu ederim. Yapılacak bir şey varsa işin içinde olmayı biliriz. Hepimizin çok önemli görevi var" ifadelerini kullandı. 

KİMLER KATILDI?

Açılışa Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Tunç Soyer, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Orion Fuarcılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, KÖY-KOOP Yöntemi Kurulu Başkanı Neptün Soyer, Katar Devleti Belediye Başkanı Abdullah bin Abdulaziz Bin Turki AL-SUBAİE katıldı.  

 

 

 

Demokrat Gündem