DEMOKRAT GÜNDEM-HABER MERKEZİ-AK Parti Genel Sekreterliği tarafından kamuoyuna yapılan açıklamada, partinin kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğu değerlendirilen açıklama ve yayınlar gerekçe gösterilerek şu hukuki adımların atıldığı bildirildi:
- Şaban Sevinç hakkında: 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 500.000 TL,
- Timur Soykan ve BirGün TV hakkında: 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 600.000 TL,
- YP Sözcüsü Zeynel Emre hakkında: 12 Ekim tarihli açıklamaları nedeniyle 500.000 TL manevi tazminat davası açıldı.
“SİYASİ ELEŞTİRİ HAKKI İLE HAKSIZ İTHAM AYRIMI GÖZETİLMELİ”
Açıklamada, AK Parti’nin ifade ve basın özgürlüğüne saygılı olduğu ancak kurumsal itibarın haksız ithamlarla hedef alınmasına izin verilmeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, “AK Parti, demokratik siyasetin vazgeçilmez unsurları olan ifade özgürlüğüne, basın hürriyetine ve eleştiri hakkına saygı duyan bir siyasi harekettir. Bununla birlikte, eleştiri hakkının kullanılması ile gerçek dışı iddialar üzerinden bir siyasi partinin kurumsal itibarının hedef alınması arasındaki hukuki ve demokratik ayrımın gözetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hiçbir kişi, kurum veya siyasi oluşumun, basın özgürlüğü ya da siyasi eleştiri hakkını gerekçe göstererek partimizin kurumsal kimliğini ve saygınlığını haksız ithamlarla zedeleme hakkı bulunmamaktadır” denildi.
“PARTİMİZE YÖNELİK İSNAT VE İTHAM KARŞISINDA HAKLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
AK Parti Genel Sekreterliği, başlatılan hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olunacağını belirterek metni şu ifadelerle tamamladı: “AK Parti, 25 yıllık siyasi geçmişi, milletimizle kurduğu güçlü gönül bağı ve demokratik meşruiyetiyle Türkiye’nin köklü siyasi kurumlarından biridir. Partimizin kurumsal haklarını ve itibarını korumak, yalnızca hukuki bir hak değil, aynı zamanda milletimize ve teşkilatlarımıza karşı taşıdığımız kurumsal sorumluluğun da gereğidir.
Bu anlayışla, başlatılan hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacak; partimize yönelik hukuka aykırı her türlü isnat ve itham karşısında meşru ve demokratik haklarımızı kullanmayı sürdüreceğiz.”