Ankara’daki evinde cansız bedeni bulunan Sema Esen davasında yargı süreci, savcılığın açıkladığı mütalaa ile yeni bir kırılma noktasına girdi.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran dosyada şüpheli Ümitcan Uygun hakkında “intihara teşvik” ve “eziyet” suçlarından ceza talep edilirken, maktulün ailesi “cinayet” vurgusunu yineledi.
“BEDELİNİ CANIYLA ÖDEDİ”
Savcılığın mütalaasında yer alan hapis istemi sürelerini “yetersiz” bulan ağabey Himmet Esen, kardeşinin bir sırrın kurbanı olduğunu öne sürdü. Olayın başından bu yana cinayet ihtimali üzerinde durduklarını hatırlatan ağabey Esen, şu iddialarda bulundu:
“Aile olarak olayın bir cinayet olduğuna inanıyoruz. Sema bazı şeyleri biliyordu ve bunun bedelini canıyla ödedi. Kardeşimi öldürdüler.”
SAVCILIĞIN TALEBİ: 15 YILA KADAR HAPİS
Davanın tek tutuklu sanığı olan Ümitcan Uygun, Keçiören’deki ikamette yaşanan ölüme ilişkin “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” ve “eziyet etme” suçlamalarıyla hakim karşısındaydı. İlk aşamada 18 yılla yargılanan Uygun için mütalaasını sunan iddia makamı, suçun mahiyetine göre alt ve üst sınırları belirledi. Savcılık, şüpheli hakkında aynı suçlardan 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti.
‘EZİYET’ VE ‘TEŞVİK’ KISKAÇINDA KARAR ANI
Mahkeme heyeti, tarafların mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Esen ailesinin “infaz değil infaz” olarak nitelediği süreçte gözler, davanın karar duruşmasına çevrildi.
Hukukçuların ve ailenin “cinayet” mi yoksa “intihara sürükleme” mi sorusuna vereceği yanıt, Türkiye’nin yakından takip ettiği Aleyna Çakır dosyasının nihai sonucunu belirleyecek.