Türkiye ve ABD hattında devam eden sıra dışı “babalık tespiti” davasının kahramanı Necla Özmen, bu kez küresel bir krizin yankılarıyla gündeme geldi.
Ankara’da yaşayan 55 yaşındaki Özmen, biyolojik babasının 79 yaşındaki ABD Başkanı Donald Trump olduğunu öne sürerek açtığı davanın ardından, ABD’nin Venezuela müdahalesine karşı babasına çağrıda bulundu.
DİPLOMATİK KRİZİN GÖLGESİNDE “BABA-KIZ” ÇAĞRISI
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin ABD özel operasyonuyla ülkeden çıkarılarak New York’ta hakim karşısına çıkarılmasına tüm dünyadan tepkiler yükselirken, en şaşırtıcı çıkış Ankara’dan geldi. Haber Global’in aktardığı bilgilere göre Özmen, Trump’ın yürüttüğü politikaları “yanlış” bulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Buradan babam Donald Trump’a sesleniyorum: Lütfen Maduro’yu serbest bıraksın. Bütün dünya ülkeleri buna karşı, bir an önce bu gerilimin bitmesini istiyorum. Yapılan operasyonu çok yanlış buluyorum.”
“KAÇIRILABİLİRİM, REHİN ALINABİLİRİM!”
Necla Özmen’in açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta ise can güvenliğine dair duyduğu derin kaygı oldu.
Kendisinin Trump’ın kızı olduğunun dünya kamuoyu tarafından bilinmesinin kendisini hedef haline getirdiğini savunan Özmen, “Bu Maduro olayından sonra ve benim Sayın Donald Trump’ın kızı olarak ortaya çıkmamdan dolayı can güvenliğimden şüphe ediyorum. Can güvenliğim yok. Buradan bana bir an önce yardım etmesini istiyorum ABD ülkesinin. Rehin alınabilirim, kaçırılabilirim!” diyerek Washington yönetiminden koruma talep etti.
HUKUKİ SÜREÇTE SON DURUM: ÇİFTE DAVA KISKACI
Necla Özmen’in Trump’a karşı yürüttüğü hukuk mücadelesi iki koldan devam ediyor. Nüfus kaydındaki belirsizlikler ve aile üyelerinin iddiaları üzerine harekete geçen Özmen, ilk olarak Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne başvurarak babalık tespiti davası açmıştı.
Mücadelesini uluslararası boyuta taşıyan Özmen, sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp, ABD Büyükelçiliği aracılığıyla ABD’deki aile mahkemelerine de resmi dava dilekçesini gönderdi.
Özmen’in hem biyolojik bağın kanıtlanması hem de miras hakları için başlattığı bu süreç, ABD Başkanı’nın diplomatik hamleleriyle birleşerek dünya magazin ve siyaset tarihinin en ilginç vakalarından biri haline geldi.