DEMOKRAT GÜNDEM- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin güvenlik ve savunma politikalarına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Doğu Akdeniz’deki pasif tutumdan TSK içindeki uyuşturucu iddialarına, savunma sanayiindeki “sosyal medya şovlarından” liman özelleştirmelerine kadar geniş bir yelpazede konuşan Bağcıoğlu, iktidara acil eylem çağrısı yaptı.
CHP’nin aylık rutin güvenlik ve savunma bilgilendirme toplantısı bu kez İzmir’de gerçekleştirildi. Sözlerine, Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16 uçağımızda şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a rahmet dileyerek başlayan Bağcıoğlu, 6 yıl önce İdlib’de Rusya Federasyonu tarafından düzenlenen ve 34 askerimizin şehit olduğu hava saldırısını da unutmadıklarını vurguladı. Bağcıoğlu, “Şehitlerimizi de, katillerini de, tedbir almayarak bu olaya sebebiyet veren makam sahiplerini de unutmadık” dedi.
“KUMPAS MAĞDURU AMİRALE BAYRAĞI ÇOK GÖRDÜLER”
Geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden emekli Koramiral Aydan Erol’un cenaze törenine ilişkin yaşananlara sert tepki gösteren Bağcıoğlu, FETÖ kumpaslarına dikkat çekti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Balyoz kumpasıyla hapse atılan, 44 yıl bu üniformayı şerefle taşıyan amiralimizin cenazesinde resmi tören yapılmadı. Uğruna yemin ettiği Türk bayrağının tabutuna sarılması bile çok görüldü; bayrağı tabuta akrabası örttü. Atatürk düşmanlarının cenazelerine gösterilen ihtimam, vatan sevdalılarına gösterilmedi. Ancak Aydın Amiral, çok sevdiği al bayrağa sarılı olarak kalbimize ve vatan toprağına defnedildi” ifadelerini kullandı.
DOĞU AKDENİZ ELEŞTİRİSİ: “MAVİ VATAN SEÇİM SLOGANI OLMAKTAN ÇIKMALI”
Küresel güvenlik krizlerine, özellikle Rusya-Ukrayna savaşında insansız hava araçlarının (İHA/SİHA) belirleyici rolüne değinen Bağcıoğlu, Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın artan kural tanımaz faaliyetleri konusunda iktidarı uyardı.
Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasının Lozan ve Paris antlaşmalarının ihlali olduğunu belirten Bağcıoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sismik araştırma eksikliğine dikkat çekti.
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, konuya dair yaptığı açıklamada, “Güney Kıbrıs’ın Lübnan ile yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması ve Yunanistan’ın Girit güneyinde arama alanlarını genişletmesi çok kritiktir. Akdeniz’in en büyük sondaj filosuna sahip olan Türkiye’nin, 2020 Aralık ayından bu yana bölgede araştırma yapmayan Suriye ve Lübnan ile aynı pozisyonda kalması izaha muhtaçtır. ‘Mavi Vatan’ kavramı seçim dönemlerinde hazırlanan bir slogan olmaktan çıkarılıp, eyleme dökülmelidir. Karadeniz Uyum Harekâtı’na benzer şekilde, Akdeniz Kalkanı Harekâtı’na da Suriye, Mısır, Libya ve Lübnan dahil edilerek uluslararası bir kimlik kazandırılmalıdır” dedi.
HARP OKULU’NDAKİ UYUŞTURUCU İDDİALARI: “ASKERİ SAĞLIK VE YARGININ YOK EDİLMESİNİN SONUCUDUR”
Basına yansıyan, Hava Harp Okulu’nda görevli bazı sözleşmeli personel hakkındaki ‘uyuşturucu madde temin etme ve kullanma’ iddialarına değinen Bağcıoğlu, bu durumu askeri sağlık sisteminin ve askeri yargının mülga edilmesine bağladı.
Yankı Bağcıoğlu, “Göz bebeğimiz olan bir kuruma bu uyuşturucu nasıl sokulabilmiştir?” diye soran Bağcıoğlu, şunları kaydetti: “Bu personel mesleğe kabul sürecinde, ‘TSK’da görev yapar’ raporu alırken bu testler yapılmamakta mıdır? Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu vahim olay karşısında gerçekçi bir kök neden analizi yapması şarttır. Milli Savunma Bakanlığı’na tavsiyemiz; askeri tıp akademilerinin ve asker hastanelerinin kapatılmasının, ayrıca disiplini sağlayan askeri yargının kaldırılmasının ne gibi zafiyetler yarattığını acilen incelemeleridir” ifadelerini kullandı.
SAVUNMA SANAYİİNDE ‘SPOİLER’ TEPKİSİ: “DEVLET CİDDİYETİYLE BAĞDAŞMIYOR”
Savunma sanayii projelerine partisinin tam destek verdiğini ancak bu alanın şahsi veya kurumsal PR çalışmasına dönüştürülmesine karşı olduklarını belirten Bağcıoğlu, Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK) toplantıları öncesi sosyal medyada ‘ipucu (spoiler)’ verilmesini eleştirdi.
“Etkileşim almak maksadıyla devlet sırrı niteliğindeki konularda bilmece gibi paylaşımlar yapılması devlet ciddiyetine yakışmamaktadır” diyen Bağcıoğlu, platform ihracatları konusunda da net konuştu.
Akhisar Karakol Gemisi’nin Romanya’ya satılmasının ardından İstif Sınıfı fırkateynlerin de ihracının gündeme geldiğini hatırlatan Bağcıoğlu, “İhracata karşı değiliz ancak öncelik daima Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları olmalıdır. Milli Savunma Bakanlığı’nın ihracat rejiminde TSK öncelikli davranılacağına yönelik son açıklaması, bizim aylardır yaptığımız uyarılarla uyumludur ve bu yanlıştan dönülmesi memnuniyet vericidir” dedi.
Bağcıoğlu ayrıca KAAN, ANKA-3, Kızılelma, F-16 modernizasyonu ve Tayfun füzesi projelerinin hız kesmeden envantere alınması ile F-35 tedariki için CAATSA yaptırımlarının aşılması adına diplomatik çabaların artırılması gerektiğini söyledi.
DEPREMİN YIL DÖNÜMÜNDE TSK’NIN ROLÜ: “ASKER SADECE DESTEK GÜCÜ OLAMAZ”
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle afet yönetimine de değinen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye Afet Müdahale Planı’nda TSK’nın “ana çözüm ortağı” yerine “destek çözüm ortağı” olarak tanımlanmasının büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti.
Mülki amirlerin etkisiz kaldığı afet anlarında birlik komutanlarının inisiyatif alarak doğrudan müdahale yetkisine sahip olması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, İzmir ve İstanbul gibi kıyı kentleri için “denizden tahliye ve yardım” rampalarının şimdiden depreme dayanıklı hale getirilmesi çağrısında bulundu.
“ASKERİ PERSONELİN YOKSULLUĞU MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR”
Toplantının son bölümünde Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin, emekli astsubayların, binbaşıların ve uzman erbaşların özlük haklarına değinen Bağcıoğlu, konuyu bir “Milli Güvenlik Sorunu” olarak nitelendirdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, “Bugün emekli askeri personel açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Personel maaşının yarısını kiraya veriyor. Vatan için gözünü kırpmadan ölüme giden askerin fedakarlığı istismar edilmemelidir. Nitelikli gençlerin askerlik mesleğini seçmemesi ileride TSK için ciddi bir beka sorununa dönüşecektir” diye konuştu.
GATA ve diğer asker hastanelerinin 10 yıldır kapalı olmasının, sınır ötesi harekâtlarda ve terörle mücadelede ciddi zafiyet yarattığının altını bir kez daha çizen Bağcıoğlu, askeri sağlık sisteminin derhal yeniden tesis edilmesini talep etti.