Başkan Soyer, 2-9 Eylül'de düzenlenecek olan Terra Madre Anadolu İzmir 2022 Fuarı'nın tanıtım toplantısında konuştu. Soyer, "Başka bir tarım mümkün cümlesinin ete kemiğe büründüğü en önemli buluşmamız olacak bu fuar. Bu fuar bir lezzet fuarı değil. İnsanın yaşamla olan ilişkisini yeniden tarif edeceğiz… Biz hepimiz insanlığın için düştüğü tüm krizleri çözebilmek için Terra Madre’de bir araya geleceğiz. Ekolojik, ekonomik ve sosyal demokrasinin güçlendiği yeni bir yaşamın yol haritasını beraber çizeceğiz." dedi.
2-9 Eylül'de İzmir'de düzenlenecek olan Terra Madre Anadolu İzmir 2022’nin tanıtım toplantısı düzenlendi.
Tanıtım toplantısında ev sahibi olarak Başkan Soyer’in yanı sıra; Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, birçok STK ve oda başkanı ile basın mensupları katıldı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, lansman toplantısında yaptığı konuşmada Terra Madre’nin amacından söz ederek yerel üretimin önemine dikkat çekti; “Her vatandaşımızın yeterince ve sağlıklı gıdaya erişimini güvence altına almak. Çünkü açsak yokuz. Dünya gıda tekelleri tarımdaki verimi artırma ve tüm insanları doyurma vaadiyle yola çıktı. Ama gelinen nokta tam tersi oldu. Açlık ve yoksulluk… Kazanan sadece büyük şirketler. Kaybedenler küçük üreticiler ve doğa. Yani hepimizi. Öyleyse biz yerelden tüm dünyaya ilham olabilecek bir tarım politikası inşa etmeliyiz. 3 temle ilkemiz olmalı. Bir, gıda güvenliğini sağlamak. İki, doğduğu yerde doyamayan, ucuz işgücü olarak kente göcen küçük üreticimize sahip çıkmak. 3, Tohumu, suyu ve toprağı korumak. İklim krizine karşı kalıcı çözümler üretmek. Biz buna başka bir tarım diyoruz. Başka bir tarım mümkün cümlesinin ete kemiğe büründüğü en önemli buluşmamız olacak bu fuar. Bu fuar bir lezzet fuarı değil. İnsanın yaşamla olan ilişkisini yeniden tarif edeceğiz. Savaşlar, iklim krizi, enerji sorunu ve yokluk karşısında kalıcı çözümler üreteceğimiz bir ortak akıl hareketi” dedi.
ÜZERİNDE BULUNDUĞUMUZ ALAN ANADOLU’NUN BEREKET KODLARINI YAZILDIĞI YERDİR
Soyer, “Çok heyecanlı ve gururluyuz. Bütün yaşamı içinde bir tohum gibi barındıran şu sözü söylemek istiyorum: Kurda, kuşa ve aşa… Toprağa tohum ekerken söylenir bu söz. İnsanın zenginlik karşısında gözü dönmüş tutumuna karşı bundan daha güçlü bir söz bilmiyorum. Bu söz bize hırsımızla nasıl mücadele edebileceğimizi en yalın haliyle anlatır. Kendimize bir alırken hayata 2 vererek. Anadolu, sürdürebilirliğin bu sade formundan çıkarak yaşamın tüm alanlarına dair formüller üretmektedir. Tarımsal üretim bunların başından gelir. Şu anda üzerinde bulunduğumuz alan Anadolu’nun bereket kodlarını yazıldığı yerdir. Bu yer, doğayla uyumlu yaşamın şifrelerini içinde taşır. İzmir ve Türkiye de başka bir tarımı çoğaltmak için büyük önem atfettiğimiz Terra Madre’nin tanıtımını burada 8 bin 500 yaşındaki eski İzmir’de yapıyoruz" diye konuştu.
BAŞKA BİR TURİZM MODELİNİN DE ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ
Başkan Soyer, İzmir turizminin deniz, kuma hapsolmuş olduğunu Terra Madre ile bunun kırılacağını söyleyerek başka bir turizm hedefinin de önünün açılacağını belirtti; “Atalık tahıllar, zeytin, kıyı balıkçılığı ve üzüm gibi ürünlerle yerli ve milli tarımı yeniden başlatıyoruz. Bölgemize özel 5 ürün değerini bulamadı. Ancak bunlar dünyada olağanüstü güce sahip ürünler. Tüm dünyaya göğsümüzü gere gere sunabiliriz Her biri kuraklıkla mücadele için uyguladığımız başka bir tarım mümkün vizyonumuzun bir ayağını oluşturuyor. İzmir bu yıl 7 lira açılana buğdayın kilosuna 14 lira veriyoruz. Ancak bir şartımız var. Bu ürün karakılçık buğdayı atalık tohumlardan olmalı. Terra Madre Anadolu’yu da özellikle bu 5 ürünün daha iyi tanıtılması çerçevesinde tasarladık. Bu anlatım güçlü bir turizm potansiyelini de ortaya çıkarmış olacak. Bu olağan üstü lezzetler Urla bağı yolunda ve tüm İzmir yollarında gün yüzüne çıkacak. İşte bu da başka bir turizm demek. Deniz, kuma hapsolmuş turizm modeli İzmir’in refahını büyütmüyor. Bu yüzden tarih, tarım, gastronomi ve kültürle buluşan başka bir turizm modelinin de önünü açacağız. Biz İzmirli küçük üreticiyi ihracatçı yapacağı Terra Madre bunun ilk adımı olacak. Biz hepimiz insanlığın için düştüğü tüm krizleri çözebilmek için Terra Madre’de bir araya geleceğiz. Ekolojik, ekonomik ve sosyal demokrasinin güçlendiği yeni bir yaşamın yol haritasını beraber çizeceğiz.
“KÜÇÜKBAŞ SÜTÜNÜ İZMİR EKONOMİSİNE KAZANDIRDIK”
Soyer, küçükbaş havan sütünü üreticiden alarak istihdam sağlandığını ve sürdürülebilir bir ekonomi modeli kurduklarını belirtti, “İzmir’de yürüttüğümüz tarım stratejisi iyi, temiz ve adil gıda üretimin tek yolunun doğru tarımsal planlama olduğunu gösterdi. Biz çıkardığımız haritayla 4 bin 200 çobanın ürettiği sütle piyasa fiyatının 2 katına aldık. Bu sayede kuraklık ve yoksullukla mücadele çok önemli bir yeri olan küçükbaş sürünü İzmir ekonomisine kazandırdık. Mart ayından bu yana 16 milyon liralık küçükbaş sütü aldık. Tamamından peynir yaptık. Bunları işlemek ve peynir yapmak için 5 milyonluk üretim masrafı yaptık. 40 milyon liralık peynirimiz oldu. Sadece 4 ayda tek bir üründen 18,5 milyonluk katma değer yarattık. Üstelik bunu tek bir kuruş kamu kaynağını israf etmeden yaptık Ayrıca yüzlerce kentimize istihdam sağladık. İşini bırakan onlarca süt üreticisi işine geri döndü” ifadelerini kullandı.
