İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, yeni katılan partilerle birlikte yeni altılı masanın Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, "Biz bu çoğulculuğun, çeşitliliğin, güç birliğinin ülkemize iyi geleceğine inanıyoruz" dedi.
İYİ Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Başdanışmanı Kürşad Zorlu, bugün İYİ Parti Genel Merkezi’nde Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı sonrasında değerlendirmelerde bulundu.
HÜDA-PAR’ın katıldığı Cumhur İttifakı’nın genişleme çalışmalarının seçimleri etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine Zorlu şunları söyledi: "Millet İttifakı’nın bugüne evrilişi içerisinde bu ittifakı yönelik olarak bilhassa Cumhur İttifakı’ndan gelen eleştiriler şöyleydi: ‘Çok seslilik’, ‘Nasıl yönetecekler?’, koalisyonları çağrıştıran birtakım iddialar söz konusuydu.
Biz bu çoğulculuğun, çeşitliliğin, güç birliğinin ülkemize iyi geleceğine inanıyoruz. Ancak şimdi biz artık Millet İttifakı’yız, adımız da buna dönüştü. Kanaatim odur ki altılı masa Cumhur İttifakı olmuştur. Onların da diğer partilerle birlikte sayısını topladığımızda artık yepyeni bir altılı masa var" ifadelerini kullandı.
Zorlu, şunları söyledi:
“BİRLİKTE BU SEÇİM TARİHİ MİLLETİMİZİN KADER ANLARINDAN BİR TANESİ OLACAK”
“14 Mayıs tarihinin artık kesinleşmesiyle birlikte bu seçim tarihi milletimizin kader anlarından bir tanesi olacak. Gerek depremin ardından felaketin yaralarının sarılması için gerekse bugüne kadar ortaya koyduğu karar ve politikalarla artık liyakatten, başarıdan hızla uzaklaşmış bunu rafa kaldırmış bir iktidara tamam mı, devam mı denilecek bir kader günü olacak.
Gündemimizin yoğunluklu kısmı deprem. Bu yaraların sarılması, vatandaşlarımızın hak kayıplarına uğramaması ve ülkemizin hızla bir normalleşme iklimine götürülmesi. Genel başkanımız hafta sonu cumartesi Hatay’da, pazar günü Kahramanmaraş’ta deprem bölgesindeki incelemelerine devam etti. Bunlar önümüzdeki günlerde de devam edecek.
Hatay’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş da Kahramanmaraş’ta Sayın Genel Başkanımızla bir aradalardı.
Açıkça görülüyor ki deprem felaketinin sarılmasında da bu iki değerli büyükşehir belediye başkanımızın 14 Mayıs’taki kazanılacak zaferle birlikte cumhurbaşkanı yardımcılıklarını üstlenecek olmaları milletimizin umudunu artıran, bu icracı ve çözüm odaklı projelerin hayata geçirilmesi noktasında da milletimizin güvenine mazhar olabilecek çok ciddi bir fotoğrafı da gözler önüne sermiş durumda.
“İKTİDARIN DEVLET KAPASİTESİNİ HAYATA GEÇİREMEMİŞ OLMASI MAALESEF KAYIPLARIMIZIN ARTMASINDAKİ ÖNEMLİ HUSUSLARDAN BİRİ OLMUŞTUR”
Özellikle ilk 72 saatlik dönemde mevcut siyasi iktidarın tüm devletimizin imkanlarına rağmen bu iradeyi sahaya yansıtamamış olması; hızlı karar alamayıp özellikle o ilk saatlerde enkaz arama kurtarma çalışmalarında devlet kapasitesini hayata geçirememiş olması maalesef kayıplarımızın artmasındaki önemli hususlardan biri olmuştur.
Bununla birlikte hala bu depreme rağmen ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı siyaset dilinin devam ediyor olması; merkezi yönetimle yerel yönetimler arasındaki dengenin böylesine bir günde birliktelik havasıyla yoğrulması gereken bugünlerde bir kutuplaşma aracı olarak kullanılması esasında iki büyükşehir belediye başkanımızın seçim sathı mahalinde neden ve niçin, nasıl bu fotoğrafın içerisinde olmaları gerektiğinin de milletimize kanıtlayan çok önemli kaynaklardan bir tanesi olmuş durumda.
Bölgedeki tarım ve hayvancılığın en az hasarla atlatılması konusu. Bu illerimiz Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 10’unu, ülkenin tarım alanlarının yüzde 16,2’sini, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların toplamını esas aldığımızda bunların da yüzde 15,6’sını bu illerde barındırıyor. Eğer biz tedbirlerimizi hızlı alıp gerçekten bunları hayata geçiremezsek bilhassa yaz aylarıyla birlikte hem hayvansal hem de tarımsal anlamda bir üretim sıkıntısıyla karşı karşıya kalabiliriz. Bu bizi zaten derinleşen ekonomik sıkıntılarla birlikte daha da yüklenmiş sorunlarla baş başa bırakacaktır.
“ARTIK YEPYENİ BİR ALTILI MASA VAR”
HÜDA-PAR’ın katıldığı Cumhur İttifakı’nın genişleme çalışmalarının seçimleri etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine Zorlu şunları söyledi:
“Türk siyasetinin şu anda en açık, şeffaf, milletiyle bütün gerçekleri olabildiğince paylaşan, milletine yüreğini açmış bir genel başkanla ilerleyen bir siyasi partiyiz. Bizim ilkelerimiz en başından beri belli, bunları da ortaya koymaya devam ediyoruz. Bu çerçevede iş birliği süreçlerini nasıl ilerleteceğimize yönelik görüşlerimizi de kamuoyuyla paylaştık.
Bahsettiğiniz siyasi partinin elbette görüşlerini biz de biliyoruz. Parti programlarında Anayasa’daki vatandaşlık tanımı dahil olmak üzere değiştirilmesine yönelik pek çok vaatleri söz konusu. Kanaatim odur ki bu sorunun muhatabı İYİ Parti değil, bu karara ortak olan Cumhur İttifakı’nın değerli paydaşlarıdır.
Millet İttifakı’nın bugüne evrilişi içerisinde bu ittifaka yönelik olarak bilhassa Cumhur İttifakı’ndan gelen eleştiriler şöyleydi: ‘Çok seslilik’, ‘Nasıl yönetecekler?’, koalisyonları çağrıştıran birtakım iddialar söz konusuydu.
Biz bu çoğulculuğun, çeşitliliğin, güç birliğinin ülkemize iyi geleceğine inanıyoruz. Ancak şimdi biz artık Millet İttifakı’yız adımız da buna dönüştü. Kanaatim odur ki altılı masa Cumhur İttifakı olmuştur. Çünkü onların da diğer partilerle birlikte sayısını topladığımızda artık yepyeni bir altılı masa var.”