Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Bulut: “Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür”

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç koordinatörlüğünde Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve İlçe başkanı Devrim Seyrek’in ev sahipliğinde İzmir’deki yerel medya temsilcileriyle biraraya geldi.

Program kapsamında mutlak butlan davasından medya düzenine, CHP’ye yönelik operasyonlardan basın özgürlüğüne uzanan geniş bir yelpazede açıklamalar yaptı.

Bulut, iktidarın icat ettiğini öne sürdüğü butlan kavramının toplumda hiçbir karşılığının olmadığını ve bu tür girişimlerin CHP’yi daha da güçlendireceğini savundu.

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin

DEMOKRAT GÜNDEM-CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İzmir’deki programında mutlak butlan davasından medya düzenine, emniyete teslim edilen telefon skandalından ikili hukuk uygulamalarına kadar pek çok kritik konuda açıklamalar yaptı.

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

Bulut, vatandaşın aklının ekonomi ve güvenlikte olduğunu, butlanın ise kamuoyu yoklamalarında neredeyse sıfır karşılık bulduğunu söyledi.

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

CHP’nin bu süreçten daha güçlü çıkacağını savunan Bulut, asıl tehlikeli olanın devlet kurumlarına duyulan güvenin sarsılması olduğunu vurguladı.

“Hükümetin icat ettiği bir kavram — dosyanın içeriğinde karşılığı kalmadı”

Mutlak butlan davasını gündemin yapay bir meselesi olarak tanımlayan Bulut, hukuki tanıma uymayan bu kavramın yıllarca sürüncemede bırakıldığına dikkat çekti: “Mutlak butlan dediğimiz mesele hükümetin icat ettiği, tanımına hiç uymayan bir durum. Aradan kaç yıl geçti, üzerine kaç defa kurultay yapıldı. Yani sakatlandığı söylenen hiçbir şeyin dosyanın içeriğinde karşılığı kalmadı. Ama buna devam ediyorlar. Hangi saikle devam ettiklerini hepimiz biliyoruz.”

MHP Lideri Develt Bahçeli’nin mutlak butlan konusundaki değerlendirmelerini de doğru bulduğunu kaydeden Burhanettin Bulut, bunun lafta bırakılmaması gerektiğini vurguladı ve “Bahçeli’nin mutlak butlanla ilgili söyledikleri doğru. Türkiye’nin kuruluş partisi, yani yüzyılın içinde böyle bir parti dünyada yok ya da sayılıdır. Daha önce Devlet Bahçeli de benzer bir şeye muhatap oldu. Hatırlarsanız yine partinin mahkemeye gitme gibi durumları oldu. Sonuçta parti kapatmalar da yaşadı bu ülke. Bunların hepsinden Türkiye’nin uzaklaşması gerekiyor demokrasi açısından da” diye konuştu.

Sürecin iktidar ortağına da önemli bir sorumluluk yüklediğini belirten Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Burhanettin Bulut, “İktidarın ortağı o vesileyle burada bir göreve çağırmak lazım. Çünkü bu yapılanları lafta bırakmamak gerekiyor” dedi.

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

Partisinin bu süreçte B ya da C planının olup olmadığına ilişkin soruya yanıtında ise dinamik bir yapılanmaya işaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “On dokuz Mart günü darbe yapıldığında, belediye başkanımız cezaevine atıldığında, genel başkanımız herhangi bir planlama yokken gitti, sahada bir haftada çözüm üretti. Bu, kayyum meselesinin en önemli engellerinden bir tanesidir. Biz varımız yoğumuz ne varsa her türlü mücadelenin içerisinde oluruz” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞIN GÜNDEMİNDE EKONOMİ VAR; BUTLAN DEĞİL

Mutlak butlan tartışmasının sokaktaki karşılığını da sorgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, kamuoyu araştırmalarının bu tespiti doğruladığını söyledi: “Butlan ya da başka bir şeyin halkta yerinin olmaması önemli. Siyasette esas mesele halkta yerin var mı yok mu meselesidir. Benim gördüğüm kadarıyla halkın hiç umurunda değil. Vatandaş birkaç konuda endişeli; güvenlik konusunda endişeli, huzur konusunda talepleri var, ekonomik anlamda çok sorunları var. Mutlak butlan, şu bu… Kamuoyu yoklamalarına bakıyorsun, neredeyse sıfır. Ama elbette bizler arasında çok konuşuluyor.”

“BU İŞLERE ALET OLANLAR OLURSA HİÇKİMSE ONU AFFETMEZ”

CHP’nin yönetme kabiliyetine ilişkin bilinçli bir algı operasyonuna dönüştürüldüğü bir sürecin yaşandığını kaydeden Burhanettin Bulut, “Sürekli bunun gündemde tutulması Cumhuriyet Halk Partisi’nin itibarına, yönetme kabiliyetine ilişkin bir algı operasyonu. Eğer bu işlere alet olanlar olursa, genel başkanımın da söylediği gibi hiç kimse onu affetmez. Ne Cumhuriyet Halk Partililer ne de bu memlekette yaşayanlar. Çünkü bu mesele inanın Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel meselesi değil. Bu demokrasinin temel meselesi, bu ülkenin memleket meselesi.”

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

“HAZİNEYİ BOŞALTTILAR”

19 Mart’ın ekonomik yansımalarına dikkat çeken Bulut, “19 Mart’ta hazine boşaldı. Yani 19 Mart’ta oluşan ekonomik kırılmayı engelleyebilmek için hazineyi boşalttılar. Şu anda af getirdiler, dışarıdan sıcak para gelsin diye. ‘Yeter ki para gelsin’ deniyor” dedi.

“AZICIK VİCDANI OLAN HİÇ KİMSE BU OLAYA ONAY VERMEZ”

Olası bir kapatma girişiminin de sonuçsuz kalacağını öngören CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, şunları söyledi: “Bu kadar kötü bir ekonominin içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiyi kapatmaya ya da mutlak butlan gibi böyle amorf işler yapmaya kalkarlarsa, Cumhuriyet Halk Partisi bu işten yine sıyrılır, yine büyür. Hiç etkileneceğini zannetmiyorum.

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

“ADAYIMIZ ÇIKAR, OYUNU ALIR, AMA OLAN MEMLEKETE OLUR”

Çünkü partili cumhurbaşkanlığı sistemi tek kişilik bir yönetim sistemi. Adayımız çıkar, oyunu alır. Ama olan memlekete olur, onu söyleyeyim. Hiç kimse bunu kabul etmez. Buna AK Parti’ye oy verenler de, Milliyetçi Hareket Partisi’ne oy verenler de, azıcık vicdanı olan hiç kimse bu olaya onay vermez.”

Parti olarak tek eksiğin hükümet etme vizyonunu daha güçlü ortaya koymak olduğunu da kabul eden Burhanettin Bulut, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir tek eksiği kaldı. O da ‘Siz bu ülkeyi nasıl yöneteceksiniz?’ sorusuna cevap. Onu da biz sıra sıra çıkarak anlatmaya çalışacağız” dedi.

“İKİLİ HUKUK SİSTEMİNİN OLMAMASI GEREKİYOR”

Gündemin bir diğer kritik başlığı olan ikili hukuk uygulamalarına da değinen Bulut, Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin denetim mekanizmalarını fiilen ortadan kaldırdığını öne sürdü ve şunları söyledi: “İkili hukuk olmaması gerekiyor. İkili hukuk uygulanmazsa hiçbir problem yok. Ama yargılamaktan, denetlemekten nasıl biz ‘yok’ deriz? Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin en önemli sakat noktası denetlenememek. Bir sandıktan diğer sandığa kadar herhangi bir denetleme mekanizması yok. Ülkeyi yöneten kişiyi denetleme mekanizması desen ki meclis yok, desen ki yargı var yok; aklınıza ne geliyorsa yok. Hepsini atayan orası.”

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"

“DENETLEMEYİ EN ÇOK TALEP EDEN KİŞİNİN KENDİSİNİN DENETLENMESİNE İTİRAZI OLMAZ”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, denetleme mekanizması talep eden bir siyasetçinin bizzat denetlenmesine de itiraz etmemesi gerektiğini belirterek, “O yüzden de bir denetleme mekanizmasının olmasını en çok talep eden kişinin, kendisinin denetlenmesine hiçbir itirazı olmaz. Ama burada örnekleriyle sabit olmak üzere çok ciddi haksızlıklar var. Yapılanlar doğru değil. Ahlaka uygun olmayan şeyler var” diye konuştu.

EMNİYETE TESLİM EDİLEN TELEFON: GÜVENLİK NEREDE?

Gündeme taşınan telefon meselesi üzerinde de duran Bulut, emniyete teslim edilen bir kişisel cihazın içeriğinin nasıl sızdırıldığını sorgulayarak devlet kurumlarına duyulan güvenin sarsıldığını vurguladı: “Ben size soruyorum: İçindekiler ayrı tutulsa bile, polise verdiğin şeyde — hani diyorlar ya ‘Bu siyasetçinin özel hayatı yok’ — ya var. Bunun oğlu var, eşi var. O telefonu emniyete teslim ediyorsun. Güvenlik nerede? Biz neye güveneceğiz o zaman?”

“ESKİDEN VALİ DEYİNCE MİLLET AYAKKABISINI ÇIKARIR GİRERDİ”

Devlet kurumlarına duyulan güvenin yıpranmasını tarihsel bir perspektifle de değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, şöyle konuştu: “Eskiden vali deyince millet ayakkabısını çıkarır girerdi, hatırlayın. Belediye başkanı kendisine bir şey söylese, bir başka yerden zulüm görse giderdi valinin kapısını çalardı. Devlet diye bakardı. Şimdi siz o bölgeyi saydamlaştırırsanız, sıvılaştırırsanız o zaman kime güveniriz? Nerede kalır yani?”

“BUNU SEN BEN YAPSA DERSİN Kİ TAMAM; BUNU YAPAN DEVLET GÜÇLERİ”

“Bu telefonu birine teslim etmişsin, onun çıkmasının kime ne faydası var? Mesele yolsuzluk mu? Yolsuzluğunu bul. Senin karınla olan ilişkindeki videodan kime ne?” diye soran Burhanettin Bulut, yaşananlara tepkisini, ” Ya da genel başkanımızın videosunu paylaşıyorlar. Ailecek gitmişler. O telefon emniyete verilmiş bir telefon. Devletin bizlerin özgürlüğünü koruması gerekirken aksine bizi hedef haline getiriyor. Bunu sen, ben, illegal örgütler yapsa dersin ki tamam. Ama bunu yapan devlet güçleri. Bu doğru değil. Bizim sığınacağımız, kendimizi teslim edeceğimiz bir yer olması gerekiyor. Herkes eşit olduktan sonra kimsenin herhangi bir itirazı olmaz” sözleriyle gösterdi.

“İLETİŞİM BAŞKANLIĞI SANSÜR KURUMUNA DÖNÜŞTÜ”

Basın özgürlüğüne ilişkin de kapsamlı bir tablo çizen Burhanettin Bulut, medyanın iktidarın propaganda aracına dönüştürüldüğünü savundu: “Basın belli güçlerin elinde olan ve sadece onların isteğiyle yapılan bir işmiş gibi görülmüş. Hiç kimse yalan yanlış haberlerin yazılmasında herhangi bir itiraz etmez hale gelmiş. İktidarın sanki bir reklam aracı gibi kullanılmasına kimse itiraz etmez hale gelmiş. O normalliğin bir anormal olduğunu birbirimize aktarmak için buradayız” dedi.

Vatandaşın haber alma hakkını da bu çerçevede ele alan Bulut, İletişim Başkanlığı’nın misyonundan saptığını öne sürdü: “Vatandaşın haber alma hakkına ilişkin iktidarın basına bir desteği olması gerekiyor. Ama bugün Türkiye’de baktığında o yapıların içerisinde önemli dediğimiz İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin görünürlüğünü arttırmak yerine bir sansür mekanizması haline geldi.”

5 MİLYAR LİRA KAMU REKLAMI; MUHALİF MEDYAYA SIFIR

Kamu kaynaklarının medyaya dağılımındaki dengesizliği rakamlarla somutlaştıran Bulut, “Havuz medyada en az 6-7 gazetede aynı başlık var. Şimdi de bakanlıklar başladı. İletişim Başkanlığı bunu önceden gizli yapardı. Artık çok daha aleni bir hale geldi” dedi.

“5-10 GÜNLÜK KAPAMA CEZASI DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİNDE GÖRÜLMÜŞ?”

Basın İlan Kurumu ve RTÜK’e de sert eleştiriler yönelten CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut şunları söyledi: “Basın İlan Kurumu, çeşitli illerde birleşin diyor, birleşmezseniz destek vermem diyor. RTÜK de bir düzenleme mekanizmasından ziyade bir sansür mekanizması haline gelmiş. Dünyanın hangi ülkesinde görülmüş 5-10 günlük kapama cezaları. Bu yılın son 3 ayı hariç bakıldığında son 1 yılda kamunun verdiği reklam tutarı 5 milyar TL’yi bulmuş. Ne kadarı muhalif, ne kadarı havuz medyasına gitti diye baktığımızda muhaliflere sıfır, kalan hepsi havuz medyasına.”

“SOSYAL MEDYA DA İKTİDARIN YÖNLENDİRMESİYLE GİDİYOR”

Sosyal medyanın da aynı mekanizmanın parçasına dönüştürüldüğünü öne süren Bulut, “Son zamanlarda sosyal medya diye bir şey çıktı. Bundan fayda da sağlayabiliriz ama orası da aynı şekilde iktidarın yönlendirmesiyle gidiyor. Bir şeyi yaymak veya paylaşmak için çok ciddi paralar harcanıyor. Legal olmayanları da dahil ettiğinizde sosyal medyaya harcanan para televizyonun çok önünde. Bu işin iç yüzünde de baktığınızda iktidar var. Böylesi bir yapının içinde doğru haberciliği yapma imkânınız kalmıyor” diye konuştu.

“HER SABAH KİME OPERASYON ÇEKİLDİ DİYE UYANIYORUZ”

CHP’ye yönelik süregelen operasyonları da değerlendiren Bulut, 31 Mart seçimlerini bu tablonun arka planına yerleştirdi ve şunları söyledi: “Kurultay’dan bu yana CHP gerek söylem itibariyle gerek kadrolar itibariyle bu ülkeye umut olmuştur. Bunun en somut örneği 31 Mart seçimleridir. Yüzde 65 nüfusa hitap eden bir oran aldı. Bu yeni bir dönemdir Türkiye açısından da siyaset açısından da. Dile kolay 22 yıllık bir iktidar ve uzun süredir birinci olamamış bir muhalefet birinci parti oldu.

Sonrasında devletin olanaklarının iktidar tarafından kullanıldığı bir yapıya dönüşüm gerçekleşti. Böylesi bir yerde yarışma imkânı bulsak bile bu kez yargı kolu var. Bir başka siyasi mecrada yarışma haline geldi. Her sabah kime operasyon çekildi diye uyanıyoruz.”

ÖN SEÇİM VE TÜZÜK: GENEL BAŞKAN SÖZLERİNİ TUTTU

Ön seçim meselesini de yanıtlayan Bulut, güncel tüzüğün tüm il başkanlarının onayıyla geçtiğini hatırlatarak, “Tüzük de birkaç defa değiştirildi. Son tüzük de tüm il başkanlarının onayıyla geçti. O zaman geldiğinde o uygulanır. O yüzden o aşamaya daha henüz gelmedik. Genel başkan bugüne kadar verdiği sözlerin hepsini tuttu. Orada bir aksilik çıkacak kanaatinde değilim” diyerek sözlerini tamamladı.

Bulut: "Mutlak butlanın halkta hiç karşılığı yok — CHP bu işten yine sıyrılır, yine büyür"
Demokrat Gündem