Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Çağatay Güç canlı yayında konuştu: ‘Ortak karar almaya devam edeceğiz’

Görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, katıldığı canlı yayında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel arasındaki istifa telefonlaşmasının detaylarını ilk kez paylaştı; Kılıçdaroğlu yönetimindeki mevcut MYK’yı “yetkisiz” ilan ederek hukuki mücadele başlattıklarını duyurdu.

Görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, katıldığı canlı

DEMOKRAT GÜNDEM-İzmir siyasetinde taşları yerinden oynatan istifa ve görevden alma dalgasının ardından, sürecin merkezindeki isimlerden biri olan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Halk TV’de canlı yayın konuğu oldu.

Sunucu İrem Sansak’ın sorularını yanıtlayan Güç, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın istifa kararının perde arkasından, genel merkezle yapılan kritik telefon trafiğine ve partideki meşruiyet krizine kadar çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Güç, yaşananların geçici bir süreç olduğunu ve toplumsal enerjinin halen Özgür Özel liderliğinde kümelendiğini savundu.

İŞTE O TELEFON GÖRÜŞMESİ: ‘ÖNÜNÜZÜ AÇMAK İSTEDİM’

Kamuoyunun en çok merak ettiği, Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Genel Başkan Özgür Özel arasındaki son telefon görüşmesinin detaylarını anlatan Çağatay Güç, konuşmanın iki dostane lider arasında nezaket sınırları içinde geçtiğini belirtti.

Güç, diyalogu şu sözlerle aktardı: “Cemil Başkanımız görüşmede kişisel kararını belirterek, ‘Genel Başkanım, ben bu kararı vererek sizin önünüzü açmak istedim’ dedi. Genel Başkanımız Özgür Özel de kendisinin tercihine saygı duyduğunu ifade ederek, ‘Cemil Başkanım, ben sizin tercihinize saygı duyuyorum ama baba ocağında tekrar buluşacağız. Umudunuzun tükenmediği günler yakındır’ karşılığını verdi. Burada ’emir verdi, yapmadı’ gibi bir negatif algı kesinlikle söz konusu değildir.”

“MEVCUT MYK SEÇİLMİŞ YÖNETİMİ GÖREVDEN ALAMAZ”

Genel merkezin İzmir il yönetimini görevden alma tasarrufuna tüzük maddeleriyle meydan okuyan Çağatay Güç, Kılıçdaroğlu idaresindeki mevcut MYK’nın hukuki olarak işlevsiz olduğunu iddia etti.

Adli mercilere resmen başvurduklarını açıklayan Güç, şöyle konuştu: “Mutlak kan kararıyla beraber bir MYK atandı ancak tüzüğe göre bu sürecin onaylatılması gerekirdi. Tüzüğe göre yürütülmemiş bir süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu yönetimindeki MYK şu anda yetkisiz bir MYK’dır. Yetkisiz bir organ, %90 delegenin oyuyla seçilmiş il başkanını ve yönetimini görevden alamaz. Normalde Parti Meclisi’ne başvurmamız gerekirdi ama PM de istifalarla düşmüş durumda. Bu yüzden adli mercilere başvurumuzu dün itibarıyla yaptık. Adli süreç tamamlanana kadar il başkanlığı makamında durmaya devam edeceğiz.”

“MİLLETİN ÖZEL’E VE SAMİMİ SİYASETE İNANCI TAM”

Yaşanan krizin arkasında AK Parti iktidarının algı operasyonları ve parti içindeki bazı isimlerin kişisel hırsları olduğunu öne süren Güç, şu iddialarda bulundu: “Bu süreç, AKP iktidarının bize dayattığı, maalesef içimizdeki koltuk sevdalılarının da aparatlık yaptığı bir süreçtir. Kendi siyasi hırsına yenik düşmüş eski genel başkanımızla beraber bir yönetim ataması yapıyorlar. Amaçları CHP’yi %15-20 bandına hapsedip bu toplumsal enerjiden kurtulmak. Ancak milletin Özgür Özel’e ve samimi siyasete inancı tamdır. Genel başkanımızın kişisel oyu anketlerde yüzde 30’un üzerindedir.”

“CEMİL BAŞKANLA ARAMIZDA KIRGINLIK YOK”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin resmi olarak bağımsız yönetime geçmesinin meclis aritmetiğini ve yerel siyaseti parçalamayacağını savunan Çağatay Güç, “Tugay yine cumhuriyetçi, Atatürkçü ve namuslu bir Cumhuriyet Halk Partilidir. Tanımsal olarak bağımsız olsa da yerelde beraber hareket etmeye, ortak kararlar almaya devam edeceğiz. Meclis üyelerimiz onunla uyum içinde çalışacaktır. Bizim tek amacımız, bugün iki belediyemize daha yapılan operasyonlarda gördüğümüz üzere, açık hedefte olan belediye başkanlarımıza yerelde güç vermektir” diyerek sözlerini noktaladı.

ÇAĞATAY GÜÇ’E YÖNELTİLEN SORULAR VE YANITLARI

SORU: Sizin görevden alınmanız mı Cemil Tugay’ın istifa kararı almasında etkili oldu? Yani bu hamle mi, Kılıçdaroğlu yönetiminin bu son hamlesi mi işaret fişeğini Cemil Tugay tarafında ateşledi sizce?

ÇAĞATAY GÜÇ: Ya bu, süregelen süreçlerin getirdiği sonuç aslında. Bizim Cemil Başkan’la beraber ayrı bir diyaloğumuz vardır. O bir kenara ama sonuç itibariyle kişisel bir karar değil tabii ki bu. Yani sürecin getirdiği bir sonuç. Gelinen noktada artık burada hareket edilemez gibi görünce Cemil Başkanımız böyle bir karar verdi. Ama sonuç itibariyle hem siyasi olarak hem de buradaki, İzmir’deki örgüt yapısı anlamında bizde bir değişiklik yok. Eninde sonunda biz baba ocağında hep beraber yeniden buluşacağız. Cemil Başkanımızla mücadeleye devam edeceğiz.

Bizler süreci yorumlarken geleceğe dair umutla yorumluyoruz. Çünkü kendi açımızdan, yani siyasiler açısından zor bir süreçten geçiyor olabiliriz ama asıl zorlanan halktır, millettir. Millet yoksulluk içerisinde, işsizlik içerisinde; barınma sorunu yaşayan ve madde bağımlılığının alıp başını gittiği bir süreçten geçiyoruz. Onların zorluğu, onların yaşadığı sıkıntılar bizlerden çok daha fazla. O yüzden bizler siyasiler olarak, siyasi temsilciler olarak onlar için mücadele veriyoruz.

Cemil Başkanımız da İzmir halkının sevdiği biridir; çünkü dürüst, çalışkan, sabahın sekizinde kalkan, akşam on ikiye kadar çalışan, şehrini loving, ülkesini seven vatanperver bir Cumhuriyet Halk Partili’dir. Bu süreç, aslında sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi değildir. AKP iktidarının getirdiği ve bize dayattığı, maalesef içimizdeki koltuk sevdalılarının da bu sürece aparatlık yaptığı bir süreçtir. Biz bunu tabii ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek temsilcileri olarak kabullenemiyoruz. Ve bunu aslında biz değil, millet kabullenmiyor. Milletin kabullenmediği bir sürecin biz de yanında olmayı ve o süreçle beraber hareket etmeyi doğru bulmuyoruz.

Ben ilk günden beri açıklamamı yapıyorum. Ben bu sürecin doğru gitmediğini, tam iktidara giderken AKP iktidarının yaptığı bir hareket olduğunu defaatle söyledim, söylemeye devam edeceğim. Biz Anadolu insanıyız. Vatanını seven, milletini seven, şehrini seven, insanını seven insanlarız. O yüzden hiçbir şeyi düşünmeyip sadece insanlar için çalışmaya devam edeceğiz.

SORU: O zaman şöyle söyleyebilir miyiz? Cemil Tugay açısından bu istifa müstakil bir karardı…

Çağatay Güç: Cemil Başkan’ın kendi kişisel kararıydı. Genel başkanımızla da kendisi görüştü. Ama böyle negatif bir algı yaratılmaya çalışılan bir durum oluştu yerel medyada.

SORU: Siz yanında mıydınız Cemil Tugay’ın? O konuşma esnasında nasıl oldu?

Çağatay Güç: Yok, sonradan görüştük. Akşam görüştük biz Cemil Başkan’la. O konuşmasının yanında değildim. Ben akşam görüştüm Cemil Başkanımızla. Genel başkanımızla da en az 4 veya 5 telefon görüşmesi yaptım. Süreci negatif anlamda yürüyen herhangi bir süreç yoktu. Cemil Başkanımız hem meclis üyeleriyle hem de belediye başkanları ile konuştu, ifade etti. Bana da 2-3 gün önceden ifadeleri olmuştu. Ama bu sürecin buraya evrileceğiyle alakalı dün net bir konuşma yapmadık. Akşam oturduk, yaklaşık 1-2 saat civarında bir görüşme yaptık baş başa süreç anlamında…

SORU: Yani bir gün öncesinde, akşam mı belliydi bu istifaya evrilmesi?

Çağatay Güç: Mutlaka, süreç geliştiğinden beri bu parti içerisinde konuşulan bir şey. Bu gizli saklı bir şey değil zaten. Yeni parti kurulması, partiye geçilmesi, bu sürecin atlatılmasıyla alakalı hep bunlar konuşuluyor. Bunlar il başkanları arasında da konuşuluyor, Büyükşehir Belediye Başkanı arasında da konuşuluyor. Biz de Cemil Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız; bunlar çok defa konuşuyor. Çünkü halkın böyle bir talebi var şu anda.

Ancak genel başkanımız şunu ifade etti: “Ya biz dededen, babadan, ailelerimiz, annelerimiz, nenelerimiz hepsi Cumhuriyet Halk Partili. Şimdi bir Cumhuriyet Halk Partisi’ni, kurucu bir partiyi bırakıp gitmek öyle kolay değil. Tüm yollar denenmeden ben bu partiyi bırakamam” dedi genel başkan. Bunu kabullenen büyük bir kitle var. Yani tüm örgüt bunu böyle kabulleniyor. “Tüm yollar tamamlandıktan sonra ben ancak yeni bir yol haritası çizebilirim” dedi genel başkan. Biz de bunu içselleştirip bu şekilde hareket ediyoruz.

SORU: O zaman Cemil Tugay tarafında tüm yollar denenmiş mi oldu? Erken istifa olarak gören bir kesim de var, o yüzden sormak istedim size bunu.

Çağatay Güç: Var tabii ki ama bu Cemil Başkanımızın kişisel kararıydı. Bizim görüşmemizde burada bir gönül kırıklığı veya bir ayrılık yok. Ben şunu da söyledim: “Başkanım” dedim, “baba ocağında birlikte tekrardan buluşacağız.” “Tabii ki” dedi, sarıldık biz birbirimize. Biz duygusal insanlarız. Vatanımızı seven, şehrini seven insanlarız. O yüzden buradaki ayrılık kendimize siyasi olarak bir ayrılık değildir; sürecin getirdiği bir sonuçtur. Ama bu süreç bizi iyi yerlere ulaştıracaktır.

Çünkü halk bizimle, genel başkanımız da ve diğer MKYK kadrosu da bunu defaatle söylüyorlar. Anketlerde genel başkanımızın kişisel oyu %30’un üzerine çıkmış durumda. O yüzden biz süreç içerisinde bunu değerlendirip genel başkanımızın istişaresiyle beraber sürecin başka yola evrilebileceğiyle de uğraşabiliriz. Ama biz parti içerisindeki tüm yollar denenmeden partinin başka bir yola gitmesi kararını doğru bulmadığımızı her yerde ifade ediyoruz.

SORU: Evet. Nitekim Cemil Tugay’ın CHP’den çıkışıyla, DSP’yi de sayarsak 99 yılından sonra 27 yıl sonra CHP’den çıkmış oluyor İzmir. Tabii İzmirli nasıl bakıyor acaba? Size gelen yorumları soracağım ama Cemil Tugay’ın CHP’den kopuşu, sizlerin kopması bu CHP içindeki çözülmeyi sizce hızlandırır mı?

Çağatay Güç: Şöyle, bizler açısından yani il başkanlığı ve il yönetimi açısından şöyle bir durum var: Şimdi mutlak kan kararıyla beraber bir MYK atandı. MYK atandığı zaman tüzüğe göre normalde partimize onaylatılması gerekir. Şimdi tüzüğe göre yürütülmemiş bir süreçten bahsediyoruz. Yani bir organ aslında tüzük gereği gerekli çalışmalara onaylatılmamış olduğu için, mevcuttaki Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki Kılıçdaroğlu yönetimindeki MYK şu anda yetkisiz bir MYK. Yetkisiz bir MYK, seçilmiş il başkanını ve il yönetimini görevden alamaz.

Biz bunun için normalde tüzük gereği parti meclisine başvurmamız lazım ama parti meclisi de şu anda istifalardan kaynaklı düşmüş durumda. Biz parti meclisine başvuramadığımız için adli mercilere başvurumuzu hazırladık. Dün başvurumuzu yaptık. Biz bu adli süreçler tamamlanana kadar il başkanlığında durmaya devam edeceğiz. Burada idari bir karar yok, burada içeride alınan bir karar var. İçeride alınan karar yani iktidarın verdiği, hani “kraldan çok kralcılar” vardı ya, iktidardan aldığı güçle daha fazla güçmüş gibi mutlak yönetim hareket ediyor.

Biz seçilerek geldik. Ben yüzde 90’a yakın delegenin oyunu aldım. Yani buraya gelip “Ben seni aldım, şunu atadım” böyle bir şey olamaz. Biz demokrasinin kalesiyiz. Yani bu ülkeyi kuran partiyiz. Bu şekilde hareket edersek bütün toplumda gönül kırıklığı yaratırız. Bu da aslında gelecekle alakalı gönül kırıklığı yaratır ve gelecekle ilgili gençlerimizi kaygıya düşürür. O yüzden biz mücadelemizi vermeye devam edeceğiz burada.

Cemil Başkanımızla alakalı şehirdeki Cumhuriyet Halk Partisi algısı kırıldı iddiası doğru değil. Cemil Başkanımız Cumhuriyet Halk Partili’dir. Yani bir şey değiştirmiştir; o yine cumhuriyetçi, Atatürkçü, namuslu, dürüst bir insandır.

SORU: Ama bağımsız bir şekilde devam edecek yola…

Çağatay Güç: Evet yani tanımsal olarak bağımsız olabilir ama sonuç itibariyle biz beraber hareket ediyoruz. Yani Cemil Başkanımız meclise girdiği zaman oradaki Cumhuriyet Halk Partili meclis üyelerimiz gene Cemil Başkanımızla bir süreçte hareket edecekler. Ama bu sürecin doğru yöne evrilmesi için doğru adımlar atılması lazım. Bu adımları da istişareyle atıyoruz. Genel Başkanımız hem MYK’sıyla hem PM’siyle toplantılar yapıyor. İl başkanlarıyla her hafta toplantı yapılıyor; bakın bir fiziki toplantı yapılıyor, bir uzaktan toplantı yapılıyor. Bunlar istişareyle alınan kararlar olduğu için aslında biz şu anda toplumun %40’ını temsil ediyoruz. Yani 3-5 kişiyle karar alsak genel başkanımız bu şekilde yürütmez.

Biz de il başkanlarıyla böyle yapıyoruz. Ben il yönetimine soruyorum, ilçe başkanlarıma soruyorum, belediye başkanlarımla istişareler yapıyorum. Çünkü ben yıllardır hem belediye başkanlarımızla hem ilçe başkanlarımızla bu süreci yürütmüş ve onlarla bir arkadaşlık, bir dostluk kazanmış bir insanım. Sürecin burada böyle bir kırılma varmış gibi, İzmir’de kırılma varmış gibi gözükmesi doğru değil. Cemil Başkanımızla bir kırılma yok. Cemil Başkanımız bu kararı verdikten sonra biz kendi aramızdaki istişarelerimize devam ediyoruz. Yine alacağımız kararları ortak alacağız, beraber ortak hareket ederek alacağız.

SORU: Evet, şimdi izleyicilerimizin de tabii merak ettiği bir soru var. O telefon görüşmesi… Acaba Cemil Tugay ile Özgür Özel arasındaki o telefon görüşmesinde neler konuşuldu? Bir ikna çabası oldu mu Özgür Özel cephesinde? Paylaşabilir misiniz?

Çağatay Güç: Şimdi şöyle; iki arkadaş gibi düşünmeyin. Yani hani “ne yaptın, ne ettin” gibi konuşulmuyor. Cemil Başkanımız bir karar veriyor ve Genel Başkanımızla bu konuyla alakalı bir görüşmesi oluyor. Görüşmeleri çok uzun sürmedi ama böyle işte “ben söyledim o yapmadı” şeklinde değil yani.

Cemil Başkanımız diyor ki: “Ben görüşmelerimle alakalı kişisel kararımı verdim. Genel Başkanım, ben bu kararı vererek sizin önünüzü açmak istedim.” O da, “Cemil Başkanım, ben sizin tercihinize saygı duyuyorum ama baba ocağında tekrar buluşacağız. Umudunuzun tükenmediği günler gelecektir, yakındır” diyor. Böyle kısa bir konuşma geçiyor. Yani burada “ben emir verdim, yapmadı” algısı değildir bu süreç.

SORU: Evet, internet bağlantısında bir sıkıntı yaşıyoruz. CHP İzmir İl Başkanlığı’ndan Çağatay Güç bizlerle birlikteydi. İnternet düzeldi ama son cümlenizi tekrar etmenizi rica edeceğim, duyamadık.

Çağatay Güç: Tekrar söyleeyim; şimdi süreç ilerlerken kısa bir görüşme yaptılar. Cemil Başkanımız ifadesini belirttikten sonra, ayrılacağını, partiden istifa edeceğini ifade ettikten sonra Genel Başkanımız da kendisinin tercihine saygı duyduğunu, bu ocağında en yakın zamanda tekrardan buluşacağımıza inandığını söyledi. Ve süreç böyle kapandı, yani konuşma böyle bitti. Ve biz sonra Cemil Başkanımızla oturduk, konuştuk, sürecin istişaresini yaptık.

Burada siyasi olarak bir kırılma yok. Ama mevcut yönetimin ve AKP iktidarının getirdiği bu ağır yük, bizi bu şekilde, mücadelemizi yıpratacak şekilde ilerletemez. Yani burada farklı yollar bulunur, farklı alanlar açılır. Çünkü büyük bir enerji var burada. Yani toplumun yüzde kırkını temsil eden bir kitle var ve Özgür Özel bu temsilciliğin lideridir. Ve o lider, bu olayı, bu büyük gücü bir şekilde doğru yöneterek iktidara odaklanmıştır. Biz bu iktidara gidilen yolda yapılan tüm adımların aslında bizi güçlendirdiğini biliyoruz.

Yani şu bir gerçek; belediyelere yapılan algı operasyonlarıyla başlayan bir süreç var. Parti içerisinde birkaç tane kişinin yaptığı ahlaki problemler nedeniyle çıkarttıkları, “işte bunlar ahlaki olarak sorgulanabilir mi” diye büyüttükleri süreç… Üstüne partili belediye başkanlarımızın AKP’ye geçmesiyle evrilen bir süreç… Bu süreçlerin hiçbirinde oy kaybetmemiş bir güç ve bir enerji var orada. Ve daha da arttığını görüyorlar. Bunun üzerine bir yönetim ataması yapıyorlar.

Kendi siyasi hırsına yenik düşmüş eski genel başkanımızla beraber bir yönetim ataması yapıyorlar. Diyorlar ki: “Nasıl olsa insanlar alışır buna, CHP de %15-20’de kalır, biz de bu enerjiden kurtuluruz” diye düşünüyorlar. Ama öyle olmuyor. Enerji devam ediyor, birbirine bağlılık devam ediyor. Milletin Özgür Özel’e inancı devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partili’nin samimi siyasetine inancı devam ediyor. Biz de burada, İzmir’de siyasetimize samimi bir şekilde mücadele etmeye devam ediyoruz. Hala bakın, kişisel oyunun %30’larda olduğu bir liderden bahsediyoruz. O yüzden sürecin çok daha iyi yerlere evrileceğini, kimsenin umutsuz ve mutsuz olmaması gerektiğini tekrar ifade ediyoruz.

SORU: Peki, son sorum olsun, kısaca rica edeyim. O zaman Cemil Tugay’ın bu bağımsız bir şekilde yola devam etme kararı baba ocağına bir dönüşün ilk adımı mı, yoksa yeni bir partiye gidişin ilk adımı mı?

Çağatay Güç: Bakın az önce de ifade ettim; tüm yollar tükenmeden yeni bir yol açılmayacaktı, bunu Genel Başkanımız ifade etti. Yeni yol açılır, açılmaz… Biz Cemil Başkanımızla beraber yerelde siyaset yapmaya, ona siyasi olarak güç vermeye devam edeceğiz. Çünkü bakın, diyorlar ki: “Belediye başkanlarıyla alakalı siyasi olarak çok ön plana çıkmıyorlar.” Şu anda Türkiye’de en açık hedefte olan siyaset, belediye başkanlarımız. Kolay süreçlerden geçmiyorlar. Bakın bugün iki tane belediye başkanımıza daha operasyon yapıldı. Sadece Cumhuriyet Halk Partili belediyelere operasyon yapılan bir süreçten geçiyoruz. O yüzden bizim tek amacımız, siyasilerin tek amacı belediye başkanlarımızı bir nebze olsun güçlü kılabilmek, onlara bir nebze olsun güç verebilmektir. Cemil Başkanımıza da burada biz güç vermeye, onun yanında olmaya devam edeceğiz.

İlginizi çekebilir: Güç’ten istifa yorumu: ‘Tugay’ın kararı kişisel; partiyle bağı sürüyor’

Demokrat Gündem