DEMOKRAT GÜNDEM- HABER MERKEZİ- CHP’de Özgür Özel’in yeni parti kararının ardından başlayan hareketlilik, İzmir örgütünde tam anlamıyla bir idari ve hukuki hesaplaşmaya dönüştü.
Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki MYK tarafından CHP İzmir İl Başkanlığı görevine atanan Utku Gümrükçü ve yönetimi, 6 ilçe başkanı ile görevden alınan İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ve İl Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün’ü kesin ihraç talebiyle disipline sevk etti.
Bu hamlenin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, atanan yönetimin meşruiyetini tanımadıklarını ve alınan kararların hukuki hiçbir geçerliliği olmadığını savundu.
Alınan kararları “butlancı zihniyetin tasfiye hamlesi” olarak nitelendiren Çağatay Güç, “İktidarın kötü bir taklidi olmaya çalışan, iktidarın emir ve komutlarını yerine getirerek partimizi parçalamaya devam eden butlancı zihniyet bugün de İzmir İlçe Başkanlarımızı, İzmir İl Kadın Kolları Başkanımız Zahide Kurun ve İzmir İl Gençlik Kolları Başkanımız Efe Orbay hakkında disiplin süreci başlattığını duyurmuştur.
Herhangi bir resmi geçerliliği olmayan bu butlancı yönetimin her yaptığı geçersizdir ve kesinlikle yok hükmündedir. Bu çabalar, parti hukukunu işletmekten ziyade örgütümüzü yıldırmaya ve iktidar olmak için cansiperane çalışan örgütümüzü tasfiye etmeye yönelik siyasi hamlelerdir” dedi.
“İZMİR İL BAŞKANLIĞIMIZI GECE YARISI SALDIRARAK İŞGAL EDENLERİ UNUTMAYACAĞIZ”
Açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103 yıllık kurucu kimliğine vurgu yapan Çağatay Güç, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde girilen yerel seçimlerde partinin Türkiye genelinde birinci parti çıktığını hatırlattı.
Sandıktaki başarının ardından iktidar ve parti içindeki “butlancı” yapının koordineli hareket ettiğini öne süren Güç, parti binalarına yönelik müdahaleleri sert ifadelerle tepki gösterdi, “103 yıllık partimizin Genel Merkezine biber gazlarıyla saldıranlar, yine İzmir İl Başkanlığımıza gece yarısı saldırarak işgal edenleri örgütümüz ve milletimiz asla unutmayacaktır. Bunları yapanların alınlarında kara bir leke olarak kalacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni hem Türkiye’de hem de İzmir’de parçalamaya, örgütümüzünün iradesini zayıflatmaya çalışan bu anlayışın kimlere hizmet ettiği ortadadır.
Tüm örgütümüz bu girişimlerin dostça değil, düşmanca bir anlayışın ürünü olduğunu görmekte ve bilmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiyi bu noktaya sürükleyenlerin kendilerini hâlâ Cumhuriyet Halk Partili olarak tanımlamaları, yalnızca kendi vicdanlarını rahatlatma çabasından ibarettir. Örgütümüz de milletimiz de bunların gerçek yüzünü görmekte ve bu yapılanları ibretle seyretmektedir” diye konuştu.
“BİZ BİNALARIN DEĞİL, MEYDANLARIN SESİYİZ”
Atanan yönetimin tüm engelleme çabalarına rağmen Özgür Özel liderliğindeki iktidar yürüyüşünden dönmeyeceklerini ifade eden Çağatay Güç, parti içi krizin arkasındaki asıl amacın örgüt enerjisini tüketmek olduğunu belirtti.
Halkın beklentisinin açık olduğunu söyleyen Güç, “Bugün milletimizin bizden beklentisi açıktır. Halkımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş kadrolarının iktidar olmasını, Türkiye’yi içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal krizden çıkarmasını istemektedir. Milletimiz gerçekten zor durumdadır. Bu durumdan kurtaracak kararlı irade sadece Özgür Özel liderliğindeki CHP’deydi. Ancak butlancı anlayışın bütün çabası bu iktidar yürüyüşünü sekteye uğratmak, örgütümüzün enerjisini kendi iç tartışmalarına hapsetmektir.
Bizler, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde milletimizin iktidar çağrısını yerine getirmek için gece gündüz mücadele ederken, iktidarla aynı zeminde hareket eden bu anlayış bizleri yolumuzdan döndürmeye çalışmaktadır. Bu girişimlerin iyi niyet taşımadığını sadece örgütümüz değil, halkımız da açıkça görmektedir. Hiç kimse milletimizin ferasetini hafife alamaz. Bizim rotamız bellidir. Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde yeni ve katılımcı bir siyasi anlayış ile halkımızla kucaklaşarak iktidar yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Biz binaların değil, meydanların sesiyiz, milletimizin sesiyiz. Bugün örgütümüze baskı kurmaya çalışanlar, yarın tarihin yanlış tarafında anılacaktır. Kazanan bu tür butlancı hesaplar değil; Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Kazanan milletimiz olacaktır. Kazanan örgütümüz olacaktır. Kurtuluş Yok Tek Başına! Ya Hep Beraber! Ya Hiçbirimiz!” dedi.