Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

CHP Genel Merkezi’nde imza krizi: Muhaliflerden 820 resmi imza geldi, “mahkeme” restine yanıt gecikmedi

CHP’de muhaliflerin olağanüstü kurultay talebiyle genel merkeze sunduğu imzalar resmiyet kazandı; Parti Sözcüsü Müslim Sarı, teslim alınan 820 delegenin imzasının tüzük ve içerik açısından mercek altına alınacağını açıklarken, “Kararı mahkemeye taşırız” restine karşı inceleme sürecini başlattıklarını duyurdu.

CHP'de muhaliflerin olağanüstü kurultay talebiyle genel merkeze sunduğu imzalar resmiyet

DEMOKRAT GÜNDEM- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti içi muhalefetin olağanüstü kurultay talebiyle genel merkeze teslim ettiği imzalara ilişkin ilk resmi verileri kamuoyuyla paylaştı.

İl ve ilçe başkanlarının öncülüğünde sunulan dilekçelerin işleme alındığını belirten Sarı, sürecin demokratik bir hak olduğunu vurgulamakla birlikte, imzaların tüzük kurallarına uygunluğunun şekil ve içerik yönünden titizlikle inceleneceğini ifade etti. Muhalif kanadın süreç işletilmezse yargı yoluna başvuracakları yönündeki iddialarına doğrudan değinen Sarı, imza sayılarına ilişkin net dökümü şu sözlerle aktardı:

“Elbette bir değerlendirme yapıldı. Yapılacak da, kamuoyuyla da paylaşılacak. Şimdi şöyle söyleyelim arkadaşlar; bir defa Cumhuriyet Halk Partisi’nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin, bunun en demokratik hakları kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar. Tüzüğün ilgili maddesinin, ilgili hükmü çerçevesinde imzalarını getirdiler ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği’ne tevdi ettiler. Biz de bu dilekçeleri aldık. Yaklaşık bizim ilk değerlendirmelerimize göre 830 adet imza var burada. Yalnız bu 9 arkadaşımız tedbirli olarak disipline sevk edildiği için onları düştüğümüzde, 1 arkadaşımız da imzasını geri çekti. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’ne 820 adet kurultay delegesinin imzası var. İmzası bırakıldı, tutanak altına aldı.”

“HEM ŞEKİL HEM İÇERİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRME YAPACAĞIZ”

Genel merkeze bırakılan ve resmi olarak tutanak altına alınan 820 imzanın ardından partinin atacağı adımlara ve inceleme takvimine ilişkin teknik ayrıntılara değinen Müslim Sarı, tüzükteki süre ve yöntem kurallarına işaret etti.

Kurultay talebine yönelik genel merkezin resmi tavrının makul bir süre içinde netleşeceğini belirten Sarı, “Şimdi biz bu imzalarla ilgili bir değerlendirme yapacağız önümüzdeki günlerde. Bu değerlendirmelerimiz hem şekil açısından hem de içerik açısından olacak. Şekil açısından, bildiğiniz üzere bizim tüzüğümüzde bu imzaların toplanış biçimleri, süreler, bununla ilgili birtakım teknik ayrıntılar var. Bunlara ilişkin bir değerlendirme yapılacak. Daha sonra da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nin olağanüstü kurultayla ilgili tavrı konusunda içerikle ilgili bir değerlendirme yaparak kamuoyuyla paylaşılacak. İlgili makul bir süre içerisinde bu şeyi arkadaşlarımıza ileteceğiz, kamuoyuyla da paylaşacağız” dedi.

İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI İÇİN “MAHKEME KARARI” ENGELİ

Yönetim krizinin yaşandığı kentlerin başında gelen İstanbul İl Başkanlığı’na yeni bir görevlendirme yapılıp yapılmadığı yönündeki soruya net bir dille yanıt veren CHP Sözcüsü, devam eden yargı sürecinin ellerini bağladığını ifade etti.

Mevcut hukuki durum ortadan kalkmadığı sürece İstanbul’da herhangi bir idari tasarrufta bulunamayacaklarını vurgulayan Sarı, “Hayır, çünkü İstanbul ilinde bir tedbir var. Yani bir mahkeme kararı var. Dolayısıyla bu mahkeme kararı ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul iline ilişkin bir atama yapmamız söz konusu değil. O yüzden İstanbul’la ilgili mevcut durum, yani mevcut statüko devam ediyor” açıklamasında bulundu.

DİSİPLİN VE GÖREVDEN ALMA BİLANÇOSU: TOPLAM 12 İSİM YAPTIRIMA UĞRADI

Partide yürütülen disiplin işlemleri ve örgüt fesihlerine ilişkin gazetecilerin toplam sayı talep etmesi üzerine yaptırımların kapsamını detaylandıran Müslim Sarı, ihraç edilen ve görevden alınanların tablosunu ortaya koydu.

Sürecin hem eski hem de yeni il başkanlarını kapsadığını belirten Sarı, “12 arkadaşlar. Eski, yani önceki dönem ve mevcut il başkanı. Hepsi mevcut il başkanı değil arkadaşlarımızın. 6 arkadaşımız ihraç edildi. Bunların 3’ü mevcut il başkanı, 3’ü önceki dönem il başkanı. Onun dışında 6 arkadaşımızın da yönetimden alındı. Yani bu arkadaşlarımız ihraç edilmedi. Bu arkadaşlarımızın yönetimiyle beraber feshi söz konusu” şeklinde konuştu. Öte yandan meclis grubuna yönelik Kemal Kılıçdaroğlu’nun atama yapacağı iddialarına da değinen Sarı, “Gündeme gelmedi arkadaşlar MYK’da bu konu. Belki ilerleyen zamanlarda gündeme gelir ama bugün konuşmadık” diyerek tartışmalara son noktayı koydu.

“ZAMANINDA SESLERİ ÇIKMIYORDU, ŞİMDİ ELEŞTİRMELERİNİ SAMİMİ BULMUYORUM”

Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik gerçekleştirdiği sert çıkışların MYK toplantısında resmi olarak konuşulmadığını söyleyen Müslim Sarı, bugün muhalif tarafta yer alan isimleri çok sert bir dille eleştirdi.

Geçmişte kararlara ortak olup bugün dışarıda kalınca eleştiri bayrağı açanları siyasi tutarsızlıkla suçlayan Sarı, şu ifadelerle konuşmasını tamamladı:

“MYK’da buna ilişkin bir değerlendirme yapmadık. Ancak ben şunu söyleyebilirim: Yani Cumhuriyet Halk Partisi’nde Sayın Kılıçdaroğlu’yla beraber siyaset yapmış olan arkadaşlarım, geçmişte yönetim sorumluluğunu taşımış olan, sürecin içinde bulunan arkadaşlarımın hiçbirisinin alınan hiçbir kararda itirazlı olduğunu ben görmedim arkadaşlar. Yani ben de o zamanlar Parti Meclisi’nde görev yapıyordum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin üst kademelerinde görev yapıyordum. Hatta biz… Bakın ben bu konuyla ilgili Sayın Kılıçdaroğlu’nun aldığı kararlar, yaptığı iş ve işlemlerle ilgili eleştirilerimi dile getiren bir insandım. Bunların hepsini biz partinin yetkili kurullarında dile getirirken bu arkadaşlarımızın hiçbirisinin sesi çıkmıyordu. Dolayısıyla ben arkadaşlarımı samimiyete davet ediyorum. Böyle düşünüyor idiyseler, bunları bence partinin yetkili kurullarında zamanında dile getirmiş olmaları gerekirdi. Ama yönetimin sorumluluğunu taşıyarak, susarak, yanlış olduğunu düşündükleri kararlara iştirak eden arkadaşlarımın şimdi dışarıda kaldıktan sonra bu tür eleştiriler yapmış olmasını ben hiç doğru bulmuyorum, samimi bulmuyorum, etik bulmuyorum, doğru bir politik strateji olarak da görmüyorum. Bunu büyük bir tutarsızlık olarak değerlendiriyorum.”

Demokrat Gündem