Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

CHP Genel Sekreteri Böke'den o anlaşma için onay çağrısı: 'Paris İklim Anlaşması bir an önce onaylanmalı'

Türkiye'nin küresel ölçekte yaşanan iklim kriziyle mücadele kapsamında atılan en

Türkiye'nin küresel ölçekte yaşanan iklim kriziyle mücadele kapsamında atılan en önemli adım olan Paris İklim Anlaşması'nı biran önce parlamentoda onaylaması gerektiğini, CHP olarak TBMM Başkanlığı'na bu amaçla başvurduklarını belirten CHP Genel Sekreteri Doç. Dr. Selin Sayek Böke, “Geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığı'na açık bir başvuruda bulunduk anlaşmanın onaylanması için. TBMM Başkanlığı'na temel sorumluluk düşüyor, o da Cumhurbaşkanlığı'na bu anlaşmanın onaylanması için çağrıda bulunması gerekiyor” dedi. 

DEMOKRAT GÜNDEM- Çiğli Belediyesi'nin 9'uncusunu düzenlediği İklim Eylem Planı Yuvarlak Masa Toplantısı/ Toplumsal Refah-Adalet ve Eşitlik temelinde iklim kriziyle mücadele konferansına katılan CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, iklim değişikliğinin Türkiye ve dünya eko-sistemini ve insanlığı olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması'nı bir an önce imzalamasının önemine dikkat çekti. 

ANLAŞMANIN ONAYLANMASI İÇİN TBMM BAŞKANLIĞI'NA BAŞVURUDA BULUNDUK 

CHP Genel Sekreteri Doç. Dr. Böke, geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığı'na Paris Anlaşması'nın bir an önce onaylanması için başvuruda bulunduklarını açıklayarak, TBMM Başkanlığı'nın anlaşmanın onaylanması için Cumhurbaşkanlığı'na çağrıda bulunması gerektiğini söyledi. 

ANLAŞMANIN ONAYLANMASI İÇİN CUMHURBAŞKANLIĞI'NA ÇAĞRI YAPILMALI 

Selin Sayek Böke, “Karbon emisyonunun azaltılması mücadelesinin hak temelli. düzen içinde bir insan hakkı ihlalilinin ortadan kaldırılması gerçeğini de ortaya koyuyor. İnsan hakları mücadele alanına da bu meselenin net şekilde girmesi, önlemlerin alınıyor olması önemli. Türkiye açısından bu ciddi bir siyasi mücadele olarak karşımıza çıkıyor. çünkü Paris Anlaşması'nı henüz onaylamamış olan birkaç ülkeden birisiyiz.Bu toplumsal iradenin yerelden doğuyor olan bu pratiklerin mutlaka TBMM'de somutlayacak şekilde Paris Anlaşması'nı parlamentoda onaylıyor olması gerçeğini ortaya çıkarıyor. CHP'nin bu gelişmeler içerisinde ilk söyleyeceğimiz net tavrı da burada şekillenmiş oluyor. Biz ısrarla bu anlaşmanın hızla onaylanması gerektiğini belirtiyoruz. Geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığı'na açık bir başvuruda bulunduk anlaşmanın onaylanması için. TBMM Başkanlığı'na temel sorumluluk düşüyor, o da Cumhurbaşkanlığı'na bu anlaşmanın onaylanması için çağrıda bulunması gerekiyor. İktidar olduğumuzda hızla bu adımı atacağız” diye konuştu. 

TOPLUMSAL İRADEYİ SİYASİ İRADEYE DÖNÜŞMESİ TALEBİ ÇOK NET OLMALI 

“Dünya ciddi bir krizin içerisinde. Bu krizin bir tanesi de iklim krizinin kendisi. İçinde bulunduğumuz derin sosyo ekonomik eşitsizliklerle el ele giden ve kendini yeniden üreten gerçeğini ortaya koyan bir krizle karşı karşıyayız. İklim değişikliğinin bir krize dönüşmüş olması krize dair çözüm iradesini de toplumsal iradeye dönüştürmüş durumda. Mesele bunu siyasi iradeye dönüştürme meselesi. Bu toplumsal iradenin siyasi iradeye dönüşmesi talebinin çok net olması” diyen CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, “Bu kriz belli sorularla baş başa bırakıyor. Birinci soru; bu krizin sorumlusu kim? Bunu sormaya engel olan bir egemen düzen var. Aşırı sıcaklık nedeniyle kuraklık yaşadığında tarımsal üretimi olumsuz etkilediği bir sorun yaşıyoruz. bu da rekolte kayıplarının yaşanmasına, ürünlerin tarlada kalmasına neden oluyor. Burda sorumluyu kuraklık diye göstermek, düzeni sorgulamanın önünde bir engele dönüşüyor. O kuraklığa karşı halkı, üreticiyi korumasız bırakan sorumluluğu da ortaya çıkarıyor. Yaşanıyor olan tarımsal krizin sorumlusu bize dışsal bir etkiyle gelmiş olan kuraklı sorunundan ziyade, düzenin doğurmuş olduğu bir sonuç. Sorumlu arıyorsak eğer o sorumluluğu üstlenmesi gerekenin siyasi irade olduğu gerçeğinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu dönemde var olan maliyetler kimin üzerine ve omuzlarına bırakılıyor, ayrıca krizle mücadele kapsamında politika bütününün maliyetlerini kim üstlenecek mevzusu. Bu yeniden dağılım sorusunu da beraberinde getirmiş oluyor. Belki de birinci ortaya koymamız gereken olumlu gerçeklik şu; iklim krizine dair toplumsal farkındalığın arttığı süreci yaşıyoruz” diye konuştu. 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TÜM EKO-SİSTEMİ TEHDİT EDİYOR VE…

İklim krizi hakkındaki toplumsal farkındalığın arttığını, özellikle pandemi sürecinde bunun öneminin daha fazla ortaya çıktığına vurgu yapan Selin Sayek Böke, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kişisel ve toplumsal sağlığımızı belirleyen en önemli unsurlardan bir tanesi gezegenimizin ve doğamızın sağlığı olduğu gerçeğini bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın sağlıklı ve müreffeh bir yaşam sürmesi açısından iklim krizini çözülmesi gereken bir sorun olduğu ortada. İklim krizi farkındalığının son yıllarda çok arttığını görüyoruz. Küresel tarih içine baktığımızda iklim krizi ve buna dair mücadele 1972 yılından beri uluslararası düzeyde tartışılıyor.  İklim değişikliği eko sistemi tehdit ediyor. Kişisel olarak hayatlarımıza değene kadar bunun siyasi bir iradeye dönüşmesi maalesef gerçekleşmiyor. Ülkemizin de böyle bir sürecin parçası olması gerektiği çok açık. Türkiye'de var olan düzenini yaşıyor olan ve bunları belki de en sert şekilde uyguluyor olan, dolayısıyla iklim değişikliğinin kriz boyutunu çok net yaşayan bir ekonomik düzen içerisinde. Türkiye'de de buna dönük politikaların geliştiriliyor olması çok önemli. Bu nedenle de bu yuvarlak masa toplantısı çok önemli. Bu krizin ortaya çıkardığı ağır sonuçların bertaraf edilmesi bütün uluslararası kuruluşların ana gündem maddesine dönüşmüş vaziyette. İklim krizine dair vurgu son yayınlanan deklerasyonda, düzeni değiştirme iddiasında olan bizler açısından açılan fırsat penceresine işaret ediyor. Ama bu toplumsal iradenin ne kadar siyasi iradeye dönüşeceğine bağlı.”

İKLİM KRİZİYLE İLGİLİ ATILAN EN ÖNEMLİ ADIM PARİS İKLİM ANLAŞMASIDIR 

Paris İklim Anlaşması'nın önemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, “Krizin varlığı çok dile geldiğini ama düzeni değiştirmeye dair ihtiyaç tespit edildiğinde düzeni koruma uygulamalarını görüyoruz. Atılan en güncel ve önemli adım Paris İklim Anlaşması. Bu anlaşma iklim rejiminde yeni bir dönemin işaretçisi olarak gelişmiş ekonomilerde yeşil dönüşümü de somutlayan çerçevelerin de ortaya çıkması yeni bir küresel iklim rejimine işaret ediyor. Sorunun küresel manada ortak olduğu ancak herkesin hem farklı düzeyde krizle mücadele kapsamında uygulanacak politikalarda bu farklı sorumlulukların farklı uygulamalar gerektirdiğini ortaya çıkarıyor. Paris Anlaşması bir sürecin sonucunda ortaya çıktı. Biz bu ekonomik modelimizi nasıl değiştireceğiz? Üretim ve tüketim biçimlerini değiştirip değiştirmeme kararı dünyanın karşı karşıya olduğu belki en önemli soru. Yükümlülük, sorumluluk ve hakların tanımlanması gerekiyor. Hak ve sorumluluk tanımlarını yapıyor olmamız gerekiyor. Pandemi ve iklim krizi. Avrupa konseyi yüksek sesle şunu tartışıyor; varolan iklim krizinin bertaraf edilmesi için sağlıklı çevreye erişim hakkının hukuki güvence altına alınması gerekiyor.”

CHP Genel Sekreteri Böke'den o anlaşma için onay çağrısı: 'Paris İklim Anlaşması bir an önce onaylanmalı'
Demokrat Gündem