Türk siyasetinde deprem etkisi yaratan ve ana muhalefet partisinde meşruiyet tartışmalarını zirveye çıkaran adli süreç neticelendi. CHP kulislerinde aylardır bir kumpas iddiası olarak nitelendirilen ve Genel Merkez tarafından reddedilen “kurultay iptali davası”, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin aldığı radikal kararla resmiyete döküldü.
ÖZEL TEDBİREN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından incelenen ve karara bağlanan dosyada, 2023 yılındaki büyük kurultayın hukuki kurucu unsurlarında “sakatlık” olduğu iddiasıyla açılan dava haklı bulundu.
Mahkeme, partinin idari şemasını baştan aşağı değiştirecek şu tarihi hükümlere imza attı. Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultay ve bu kurultayda alınan tüm kararlar hukuken “hiç yaşanmamış” (mutlak butlan) sayıldı.

Yargılama sürecinin selameti açısından mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve onun belirlediği Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ile Parti Meclisi (PM) üyelerinin tamamı tedbiren görevden uzaklaştırıldı.
Mahkeme, partide yönetim boşluğu oluşmaması adına, iptal edilen kongre öncesindeki meşru yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmaylarının partinin idaresini ve mührünü derhal devralmasına karar verdi.
GÖZLER GENEL MERKEZ VE KILIÇDAROĞLU’NDA
Kararın tebliğ edilmesinin ardından CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü hareketlilik başladı.
Öte yandan yayımladığı videolu mesajda “Bin kere toprak oluruz da asla eğilip bükülmeyiz” diyerek mevcut yönetime bayrak açan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, mahkemenin bu “tedbiren göreve iade” kararının ardından nasıl bir yol haritası izleyeceği ve partiyi yeni bir olağanüstü kurultaya götürüp götürmeyeceği merak konusu oldu.
Hukukçular, Ankara BAM’ın verdiği bu “tedbiren yönetimi devretme” kararının anayasal açıdan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve siyasi partiler kanunu nezdinde nasıl uygulanacağına dair tartışmaların uzun süre devam edeceğini belirtiyor.