Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP’den İzmir’de tarihi medya zirvesi: “Yerel basın can çekişirse, demokrasi ölür”

Ege Bölgesi’nin tüm gazetecileri İzmir’deki Medya Buluşması’nda buluştu. CHP’li Burhanettin Bulut ve Cemil Tugay İzmir’den uyardı: “Yerel basın susarsa demokrasi nefessiz kalır!”

Ege Bölgesi'nin tüm gazetecileri İzmir'deki Medya Buluşması'nda buluştu. CHP'li Burhanettin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yerel medyanın güçlendirilmesi ve ulusal basınla kalıcı bir iletişim hattı kurulması amacıyla başlattığı “Bölgesel Yerel Medya Buluşmaları”nın ilk ayağını İzmir’de gerçekleştirdi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen zirve, Ege Bölgesi’nin dört bir yanından gelen gazetecileri, meslek örgütü temsilcilerini ve siyasetçileri bir araya getirdi. Toplantıda, basının üzerindeki siyasi baskılar, ekonomik darboğaz ve yerel gazeteciliğin varoluş mücadelesi masaya yatırıldı.

“10 OCAK KUTLAMA DEĞİL, MÜCADELE GÜNÜDÜR”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 10 Ocak’ın bir kutlama günü olmaktan çıktığına dikkat çekti. Bulut, “Bugünü ne yazık ki kutlanacak bir gün değil, sorunların hatırlatıldığı bir gün olarak anmak gerekiyor” diyerek sektörün içinde bulunduğu karamsar tabloyu özetledi.

Hükümetin medya üzerindeki baskı mekanizmalarını sert bir dille eleştiren Bulut, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve RTÜK’ün işlevini yitirdiğini savundu. Bulut, “İletişim Başkanlığı basının özgürlüğünü sağlamak yerine tam aksine faaliyet yürütüyor. RTÜK ise muhalif kanallar üzerinde bir sopa olarak kullanılıyor” ifadelerini kullandı. Yargıdaki çifte standartlara da değinen Bulut, iktidara yakın belediyeler ile muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalardaki hukuksuzluklara dikkat çekerek, “Saray’a yaklaşan atanıyor, liyakat yok sayılıyor” dedi.

BAŞKAN TUGAY: “BASIN YOKSA KAMU YARARI DA YOK”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yerel basının demokrasinin “kılcal damarları” olduğunu vurguladı. Gazetecilerin mesleki haklarını ilk kez 1961’de kazandığını ancak 1971’den itibaren bu hakların geri alındığını hatırlatan Tugay, “Bugün gazeteciler sadece haklarını değil, mesleklerini yapma özgürlüklerini de kaybetme riskiyle karşı karşıya” uyarısında bulundu.

Tugay, yerel yönetimler ile halk arasındaki köprünün yerel basın olduğunu belirterek, “Yerel basın olmazsa kamu oluşumu sağlanamaz. Biz denetlenmekten korkmuyoruz, çünkü kamu yararı için çalışıyoruz” diye konuştu. Tugay ayrıca, CHP olarak her koşulda basın özgürlüğünün tarafı olacaklarının altını çizdi.

YEREL BASIN “İLAN” VE “DAVA” KISKACINDA

Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer moderatörlüğünde gerçekleşen ilk panelde, yerel basının yaşadığı ekonomik ve hukuki şiddet gözler önüne serildi. Çakırözer, sadece 2024 yılında Anadolu’da 103 gazetenin ilan hakkından feragat etmek zorunda kaldığını, bunun fiili bir kapanma veya birleşmeye zorlama olduğunu belirtti. Çakırözer, “Yerelde basın artık doğrudan sansürle değil; ilan kesilerek, ekonomik olarak boğularak susturulmak isteniyor” dedi.

DİLEK GAPPİ: “YENİ BİR BASIN KANUNU ŞART”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, sorunun tespiti aşamasından çıkıp çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut Basın Kanunu’nun değişmesi gerektiğini savunan Gappi, dijital ekosisteme uygun, gazeteciliği hobi veya itibar aracı olarak görenleri ayıklayan yeni bir yasal düzenleme çağrısında bulundu.

Yerel medyaya sağlanan kamu kaynaklarının dağıtımındaki adaletsizliğe isyan eden Gappi, “Kendini öven medyayı desteklemek Türkiye’de yeni bir hastalık oldu. Kriter yok; kamu kaynağını eline geçiren kendine en yakın olanı fonluyor” eleştirisinde bulundu. Gappi ayrıca, uydu kiraları altında ezilen yerel televizyon kanallarının acilen desteklenmesi gerektiğini belirtti.

GAZETECİLER HABERCİ DEĞİL, HABERİN ÖZNESİ OLDU

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, gazetecilerin derinleşen yoksulluğuna dikkat çekti. “Her gün yoksulluk haberi yapıyoruz ama artık o haberlerin öznesi biziz” diyen Kahramanoğlu, sektördeki işsizlik ve güvencesizliğin had safhada olduğunu kaydetti. Halk TV Ege Muhabiri Yağmur Beril Varol ise yerel gazetecilerin hem fiziksel hem de psikolojik tehdit altında çalıştığını, haber yaptıkları sokakta yaşamanın getirdiği zorlukları ve güvenlik endişelerini dile getirdi.

Zirve, gazetecilerin soruları ve çözüm önerilerinin tartışıldığı interaktif bölümle sona erdi. Toplantıdan çıkan ortak mesaj ise netti: “Basın özgür değilse, toplum nefessiz kalır.”

Demokrat Gündem