Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

CHP İzmir’in kaptanı Şenol Aslanoğlu ile A’dan Z’ye: ‘Kendilerine çok güveniyorlarsa; Hodri Meydan’

14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilliği seçimleri yaklaşırken

14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilliği seçimleri yaklaşırken siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Millet İttifakı’nın İzmir’de de açık ara önde olacağını, büyük farkla seçimi kazanacaklarını söyledi. Demokrat Gündem’i makamında kabul eden ve ülke-kent gündemi, seçim sürecine dair sorularını yanıtlayan CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu,  AK Partili mevkidaşı Bilal Saygılı’nın ‘İzmir’de rekor oy’ alacakları açıklamasına, “Kendilerine çok güveniyorlarsa bakanlarını, eski il başkanını dördüncü sıradan çıkarsınlar, hodri meydan!” şeklinde karşılık verdi.

DEMOKRAT GÜNDEM- RÖPORTAJ HABER- HABER MERKEZİ-EMİN ŞANLI- Seçime 40 gün kala çalışmalarına gaz veren CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, yaptıkları ev ziyaretlerini ve seçime dair genel beklentileri cevapladı. Aslanoğlu, İzmir’deki ana hedefin çürümüş gördükleri sistemi değiştirmek olduğunu belirtti.

İZMİR’DE AÇIK ARA ÖNDEYİZ

CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir’deki seçimlerde kendilerini zorlayacak bir parti olmadığını, İzmir’de açık ara önde olduklarını ve bunun devam edeceğini belirtti.

""

Yaptıkları anket sonuçlarını değerlendiren Aslanoğlu, “Gayet iyi sonuçlar alıyoruz. İzmir’de Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 25 oy alamıyor. İzmir, Erdoğan’ın her dört vatandaştan sadece bir tanesinin belki olabilir dediği, kalan üç vatandaşın kesinlikle oy vermem dediği bir yer. Birinci önceliğimiz, ittifak ortaklarımız ile bu iktidarın gitmesini sağlamaktır. Bunun da tek yolu, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı liderleri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı olmasıdır” dedi.

VERİLECEK OYLAR BİR MİLLETVEKİLİ ÇIKARMASINA YETMEZ

Muharrem İnce’nin ayrı bir parti kurup yollarını ayırmasının Millet İttifakı’nın ve CHP’nin oylarını bölüp bölmeyeceği hakkında değerlendirme yapan İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, “Hem Muharrem Bey’in hem Memleket Partisi’nin kayda değer sayılarda oy alacağını düşünmüyorum. Milletvekili çıkarmaya yetecek sayıda da olduğunu düşünmüyorum. Verilecek oyların çoğu bu sistemde bir milletvekili çıkarmasına yetmez. Dolayısıyla kullanılan oylarının çoğu vatandaş tercihinde sandıklara faydalı bir yansıması olmayacaktır. Ben ne Muharrem Bey için ne de başka bir siyasi partinin genel başkanına olumsuz bir söz kurmamama vatandaşlarımızın bir siyasi okur yazarlığı olmalı” dedi.

HEM GİTMESİNİ İSTEYİP HEM VERDİĞİMİZ OY ERDOĞAN’IN İŞİNE YARIYORSA…

Verilecek her oyun önemine dikkat çeken Şenol Aslanoğlu, seçim sistemi hakkında şöyle konuştu: “Diyelim ki mevcut Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını istemiyorsunuz. O zaman bizim verdiğimiz oylar, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığında kalmasını engelliyor olmalı. AK Parti’ye verip Cumhurbaşkanlığında da Erdoğan’a oy verilmesi makul bir siyasi tercihtir ancak hem gitmesini isteyip hem de verdiğimiz oylar Erdoğan’ın işine yarıyorsa bunu tekrar oturup düşünmeleri gerekir.”

""

HDP NE YAPMAYACAĞINI SÖYLEMİŞTİR

Seçimlerde kadın ve gençlerle birlikte Türkiye Kürtleri’nin tercihinin önemli olduğu, bu noktada Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kilit parti olacağına dair analiz ve açıklamalar hakkında da konuşan CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu,  şunları söyledi:

“HDP parti olarak ne yapacağını söylemiş durumda. Aslında ne yapmayacaklarını söylediler de diyebiliriz. Bu çürümüş düzenden herkes gibi onlar da mutsuz ve değişmesini istiyorlar. Parti olarak tercihlerini yapmışlardır. Çürümüş düzen devam etmesin diyorlar. Partilerinin yetkili organları da bu yönde irade belirtti. Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı adayı partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerekli oyları alması konusunda kime oy vermeyeceklerini bence söylediler. Gerisini herkes kendisi değerlendirip ne yapacağını belirleyecektir.”

MUHAFAZAKAR KADINLARIMIZ DA TEMEL HAKLARININ ELLERİNDEN GİDECEĞİNİN FARKINDA

Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur ittifaka katılması, HÜDA PAR’ın ise Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı destekleyeceği yönünde irade beyan etmesini değerlendiren CHP İzmir İl Başkanı Şenol Kaptanoğlu,  14 Mayıs seçimlerinin hem Türkiye hem başta kadınlar olmak üzere tüm toplumsal katmanlar için bir yol ayrımı olduğunu kaydetti.

""

BU SEÇİMİ GENÇLER KAZANACAK, KADINLAR KAZANACAK

İl Başkanı Şenol Kaptanoğlu, seçimin kaderini kadınların ve gençlerin belirleyeceğine inandıklarını dile getirerek,  “Muhafazakar kadınlarımız da şu anda en temel haklarının ellerinden alınmaya çalışılmasından farkındalar. Kimler kimlerle beraber kısmını çok rahat görüyorlar. İki oy uğruna yapmadıkları maskara kalmadı. Kadınların tüm haklarının ellerinden alınabilecek ittifaklar içerisine girmeye çalışıyorlar. Sadece iki oy alabilmek için. Kadınlar bunları görüyor. O yüzden bu seçimin en temel ifadesi bizim için gençler kazanacak ve kadınlar kazanacak” dedi.

BİLAL SAYGILI’YI TEBRİK ETTİM

CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İzmir İl Başkanı görevi olarak atanan Bilal Saygılı’yı, görevine geldikten sonra arayıp tebrik ettiğini belirtti.

""

ASLANOĞLU’NDAN SAYGILI’YA HODRİ MEYDAN ÇAĞRISI

Mevkidaşı AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı’nın İzmir’de rekor oy hedefini değerlendiren CHP İl Başkanı Şenol Kaptanoğlu,  ‘hodri meydan’ çağrısında bulundu.

BİZ DE GÖRELİM; ONLAR DA GÖRSÜN

Aslanoğlu, bu çağrısını, “Kendilerine çok güvenen arkadaşlarımız, neden o sıralara kendi bakanlarını yazmıyorlar. Biz de görelim onlar da görsün. Hodri meydan! 4’üncü veya 5’inci sıralara bakanlarını koysunlar, görevden ayrılan İl Başkanını koysunlar. Madem bu kadar çok iddialılar…” sözleriyle dile getirdi.

""

CHP İZMİR İL BAŞKANI SAYIN ŞENOL ASLANOĞLU İLE YAPTIĞIMIZ SÖYLEŞİNİN TAMAMINI

DEMOKRAT GÜNDEM: İl Başkanlığı görevinizde  100 günü tamamlamak üzeresiniz. Yoğun bir gündemin içindesiniz, seçim sürecini de siz yöneteceksiniz. 100 gününüzü değerlendirir misiniz? Örgütlerle diyalogunuz, süreci nasıl yöneteceksiniz?

ŞENOL ASLANOĞLU: Örgütlerin tamamına ulaştık. Birçok faaliyeti birlikte yürütüyoruz. Bu 100 günde defalarca bir araya geldik. Hep şafağı saydığımız için bunu pek saymamışız. (Gülümsüyor) Gelirken daha çok planlı bir süreç vardı ama birkaç tanesi bizden bağımsız hareket etti. Deprem, genel merkez düzeyinde yaşanan bazı görüşmeler derken.. Bunlar süreçleri biraz daha farklılaştırdı ama onun dışında hayatta olduğu gibi siyasetin akışında da bunlar var. Günlük programın dışına çıkabildiğimiz işler oluyor. Bunun olacağını çok düşünmemiştim. Daha düzlük zeminde olsaydık örgütlerle beraber ilçelerde daha fazla zaman geçirirdik.

BÜTÜN ZİYARETLER ADAY BELİRLEME İLE ÜZERİNE DEĞİL

Biz zaten örgütlerle sokaktayız. Sokağın dışında burada olmak zorunda olduğumuz anlar oldu. İlk üç hafta kimseyi kabul etmedik. Ticaret odası var, DİSK’i var TÜRK-İŞ’i var. Ülkenin gelenekleri var yani o gelenekler içerisinde illa gelip giden bir tebrik ziyaretleri var. Salı ve perşembelerimizi buraya kaydırmak zorunda kaldık, geri kalan zamanları sahayı ayırdık. Sonra deprem oldu, deprem bölgesine gitmemiz gerekti. Depremle ilgili burada çok ciddi deprem için çalışmamız gerekti. İnsanlar yardım bekliyordu, o yardımı çağırmanın yollarını bulmamız gerekiyordu. Sonrasında birden seçim atmosferine hızlı bir şekilde girdik. Orada da bazı çalışmaların yürümesi gerekiyordu. Ankara’ya gidip gelmek gerekiyordu.

""

D.G: Milletvekilliği listeleri YSK’ya verildi ve 9 Nisan’da listeler netleşecek. Siz de Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer ile Ankara’ya gittiniz. Genel Başkan Yardımcısı Sayın Oğuz Kaan Salıcı ile görüştünüz? İzmir’den yoğun başvuru oldu. Listelerde kimlerin olacağına dair ipuçları ya da sizin öncelikleriniz neler bir milletvekili adayında?

Ş.O: Bu sistem biraz farklı. Bizim oyumuzu arttırmış olmamız, sadece milletvekili sayısının çoğalmasına yetmez. Diğer aktörlerin neler olduğu, oylarının nasıl kalacağı, nasıl gideceği bir sürü faktöre bağlı. Bunu bilmiyoruz. Netleşmiş bir şey yok. Mesele örgütlerin ve genel merkezin örgütlerde kimleri görmek istediğidir. Biz önce ilçelerden gelen listeleri alfabetik sırayla bir öncelik olmadan örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcımıza takdim ettik.

Bu listede kimlerin olacağı benim için de merak konusu. Bunlar için söylenenlerin tamamı dedikodu üzerine gidiyor. Birinci önceliğimiz sıkı çalışma. Bu işi bütün arkadaşlarımızın layığı ile yapacaklarına inanıyorum. Benim umut ettiğim konular var. Her il başkanı gibi toplumun daha mutlu olacağı, oylarımızın artışına etkin olabilecek adayları arzularım elbette.

D.G: Son günlerde gündemde ‘seccade’ olayı var biliyorsunuz… Sayın Kılıçdaroğlu da açıklama yaptı. Siz ne düşünüyorsunuz?

""

GOEBBELS VE ARKADAŞLARI…

Ş.O: Dini değerleri halen seçim malzemesi haline getirip bunlarla ilgili sohbetler yapmanın karşılığı yok. Özellikle Goebbels (Gobels) ve arkadaşlarının bütün uğraşları 40 gün boyunca bir tane dini bir şeylerini bulsak da onu manşete taşısak, Şenol Aslanoğlu’nun koca bir buçuk saatlik konuşmasından bir kelime yakalar mıyız diye düşünmek. Bunlar saçma ve ilk okul seviyesinin altı mevzular. Kimin dini konularda ne kadar hassas olduğu belli.

Ülkenin laikleri, demokratları toplumun dini hassasiyetleri konusunda hassastır. En temel prensibimiz bu. Herkes dinen ve vicdanen özgürdür. Vicdanımızın aynı şekilde din ile ilgili yapacağımız her ama her şeyin bir özgürlük alanı olduğu ama devlette bu işlerin olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

D.G: Sizce seçim sonuçlarını ekonomi ve deprem mi belirleyecek? Sahadasınız, iftar-sahur programlarına da katılıyorsunuz. Halk ne istiyor, sizden ne istiyor? Gözlemleriniz?

VALİLER İL BAŞKANI, İL BAŞKANI DA VALİ

Ş.O: Yurttaşlarımızın politik düzlemden dolayı yaşadıkları var. Gitmişler belediyeden yardım almışlar, aldıkları zaman öteki taraf yardımı kesmiş. Bunları anlatıp toplumun umudunu çalmak istemiyorum. Çünkü vatandaşın umudunu çalmaktan başka bir işe yaramıyor. Derin yoksulluğun pençesinde kıvranan çaresiz bırakılmış vatandaş, ‘Evime bir ekmek daha nasıl getiririm’ diye düşünmenin derdinden. Vatandaşın derdi başka onların derdi başka.

Türkiye’de valiler il başkanı, il başkanları da vali oldu artık. Örneğin biz depremzedelerin listesini istedik, nerededirler-ne yaparlar-ne ederler, kaç kişiler… CHP İl Başkanlığı’ndan İzmir Valiliği’ne yazılmış resmi yazı var. Cevap gelmedi. Bu parti ana muhalefet partisi. Resmi yazı ile soru soruyoruz, yanıt verilmiyor. Çünkü artık kendilerini devlet yerine koydukları başka herkesi devletin dışına ittikleri bir sistem kurguluyorlar.

""

FETÖCÜLÜK BİZDE OLMAZ

Geçenlerde ülkü ocaklarından, ülkücü camiadan partiye çok fazla geçiş oldu. MHP’nin İzmir İl Başkanı bana ‘Fetöcü’ demiş.

D.G: Öyle misiniz?

Ş.A: FETÖ’cülük bizde olmaz, anlamıyorlar. Bizim yedi düvelimizi araştırsanız yine olmaz. Tarihimizde bir gün katılmamız, çorba içmişliğimiz, sohbetlerine katılmışlığımız yok. Kim gitmiş bunların sofralarına oturduysa, sohbetlerine katıldıysa, kim Pensilvanya’ya gittiyse, kim orada kaldıysa dönüp kendilerine bakacaklar, bizde yok”

D.G: İftar sofraları düzenliyorsunuz. Halkın sofrasına oturuyorsunuz. Tespit ve gözlemlerinizi paylaşır mısınız? Çalışma yaptığınız bölgeleri belirlerken öncelik ve kriterleriniz neler? Sofrada ne var, ne konuşuluyor?

Ş.O: İftar sonrasında sohbet ediyoruz, dertleri dinliyoruz. Ekonomik uçurum o kadar çok miktarda artmış ki insanlar kendilerine bir ekmek alamıyor. Vatandaşın eti aylarca göremediği, sosyal ilişki anlamında da ilişkilerin bozulduğu, yaşam düzenlerinin-aile ilişkilerinin bozulduğunu görüyoruz. Sadece yoksulluk problemi ile değil bir sürü sorun ile karşılıyoruz. Adam kaçmış, kadın bırakmış gitmix, çocuklar ötekine kalmış, ortada kalmış. Ya da hapisten çıkmış, hapse girmiş, gelmiş ,dönmüş. Yani basit bir yoksulluk değil.

""

Derin çok derin bir yoksulluk ve sonuçları ile karşı karşıyayız. Aileye, evliliğe, çocuklara herkese tüm topluma yansımaları oluyor, olacak.  Yoksulluk yaşamın her yerinde oluyor. Evliliklerine, çocuklarına, sosyal yaşamlarının tümüne vuran derin bir yoksulluğu görüyoruz.

Ülkede çok büyük bir umutsuzluk var. Bugünkü hava gibi kasvetli.

Genel Başkanımız topluma bunu da aşılamak istiyor. Seçimler kazanılır, kaybedilir ama toplumun umudunu çalarsınız bu derin yoksulluk gibi derin umutsuzluğun yaratacağı tahribatları aşamamışsınız demektir

1 MİLYON 125 BİN SEÇMENİMİZ VAR

Oy geçişkenliğinin belirlendiği sokaklar esasında ziyaretlerimizi yapıyoruz. Bir yere kesin oy verenlerden bahsetmiyorum. ‘Burası AKP’ye oy veriyor, buraya niye gidelim?’ de değil. Bizim 1 milyon 125 bin seçmenimiz var. Bazı sokakları da dahil edince bu sayı 1 milyon 240 bin seçmeni buluyor. İlçe başkanlarımız, yardımcılarımız, meclis üyelerimiz, kadın ve gençlik kolları yöneticilerimiz ile birlikte 40 günlük oluşturduğumuz programla başladığımız ev ziyaretlerini gerçekleştiriyoruz.

55 bin aile var,  onlar da yaklaşık 200 bin seçmene yakın sonuç ediyor. Onlar da dar gelirli aileler. Onların içinde de bahsettiğimiz kadın kolları timi oluşturuldu ve ev ziyaretlerini yapıyorlar. Ona ek olarak her ilçede engelliler timimiz var. Engelli ailelerle görüşüyorlar, eğitimlerini aldılar. Gece timlerimiz var. Onları da ilçelerimiz de sosyal medya hesaplarımıza görüyorsunuz. Geceleri çalışmak zorunda olan yerleri ziyaret ediyorlar.

D.G: Sizce bu seçim neden önemli, vatandaşa seçmene bu seçimin önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

MEĞERSE HIZLANIRKEN KAFAMIZI ÇARPIYORMUŞUZ

Ş.O: O günkü koşullarda Türk toplumu için Başkanlık Sistemi daha iyi bir sistem olabilir, ‘biz biraz daha hızlanalım’ diye düşünüldü ama o günden bugüne görüyoruz ki Başkanlık Sistemi bize uygun, Türk toplumuna uygun bir yönetim biçimi değil. Meğerse hızlanırken her gün kafamızı bir yere çarpıyormuşuz.

Bir akşam bir genelge çıkarıp sonra onun ne kadar yanlış olduğunu görüp sabaha tekrar onu düzeltiyormuşuz ve bir kişiye bağlı kalmışız. Bir kişiye bağlı kaldığımız için dönüp dönüp ona baktığımızı görüyoruz.

Bunun da bizi aslında hızlanacağını düşündüğümüz bazı yerlerde çok yavaşlattığını depremde de maalesef gördük. Hepimiz dönüp bir kişinin ne diyeceğine baktığımızda saatler hatta günler geçti. Onun talimatı sonrası, ‘Hadi harekete geçelim’ dendiğinde bunun süreci üç günü buldu ki üç günde binlerce vatandaşımızı kaybettik. Trafikteki kamçı etkisi gibi.

Bir an böyle frene basıp arkaya dönüp birine baktığımızda saatlerce nasıl trafikte kuyruk oluşuyorsa burada da bir an Sayın Cumhurbaşkanı sabahın köründe ne diyecektir diye bekledik. Gelen talimatlara göre hareket ettiğimizde üçüncü gün ancak iş makineleri ile deprem bölgesinde doğru düzgün çalışmaların başladığına şahit olduk. Bunların hepsi bize gösterdi ki bu sistem doğru bir sistem değil.

ORTAK AKLA DAYANAN BİR SİSTEME DÖNMEMİZ GEREKİYOR

Ortak akla dayanan bir sisteme dönmemiz gerekiyor. O yüzden Millet İttifakı gibi büyük toplumsal mutabakatları önemsiyoruz. Sistem bu anlamıyla kötü. Gelinen yerde ortak akıl olmadığında neyle karşılaştığımızı da gördük. Geçici, günlük, bahar gibi şeyler görebiliriz ama sonrasında bunun asla olmadığını, ekonomik olarak artık çöküş durumuna geldiğimizi, bilimden koptuğumuzu ve özgürlükler anlamında da en daraldığımız zaman dilimini yaşıyoruz

D.G: Seçim sonucunu gençler, ilk kez oy kullanacak olanlar ve kadınlar mı belirleyecek size göre de? Gençlik ofisi kuruyorsunuz? Neler olacak ofiste, nasıl çalışmalar yapacaksınız?

GENÇLİK OFİSLERİ KURUYORUZ, İÇİNDE CHP BAYRAĞI OLMAYACAK

Ş.O: Ofisi kurup kapılarını açık bırakacağız. İçinde  CHP bayrakları olmayacak. Bağımsız, girmek isteyen bütün gençlerin gelip kendi kendilerinin çalıştırdıkları bir yer olmasını istiyoruz. Orası CHP’nin ya da CHP’lilerin gençlik kollarının ofisi değil.

Orada bu düzenden mutsuz olan, çürümüş düzenin değişmesini isteyen hangi partili olursa olsun oraya geldiğinde yapmak istedikleri tüm şeyleri yapabilecekleri, oyun, içerik oluşturabileceği, küçük videolar çekip düzenleyebileceği bir sürü alan oluşturduk.

BÜTÜN GENÇLERİMİZİ ORAYA BEKLİYORUZ

Gençlerin kahvesini alıp kordona gideceği bir arada yaşayabileceği güzel bir ortam oluşturuyoruz. Ülkedeki kutuplaşma o kadar büyük noktaya geldi ki herkes bir arada yaşayacağını unutuyor. O yüzden bütün gençlerimiz, sizi oraya bekliyoruz.

GÖZTEPE VE BOSTANLI’DA İKİ KARAVAN OFİS DE KURUYORUZ

Aynı zamanda iki karavan ofisini bir tanesi Göztepe Parkı bir tanesini Bostanlı’da olmak üzere oluşturacağız. AKP’li ve MHP’li genç arkadaşları, kime oy vermiş olurlarsa ya da kime oy verecek olurlarsa olsun bekliyoruz

BU KEZ GENÇLERE AKIL VEREN BİR YÖNTEM İZLEMEK İSTEMİYORUZ

Biz bu sefer gençlere akıl veren bir yöntem izlemek istemiyoruz. Biz onlara olabilecek imkanların önünü açıyoruz. Bu çalışma sanıyorum bir benzerinin olmadığı bir çalışma. Kendileri konuşacaklar, kendileri tartışacaklar, kendileri karar verecekler

POLİTİKA YAPTIĞINI DÜŞÜNEN İNSANLAR BİLE BİLMİYOR

Vatandaşların söylendiği bazı konular var. ‘Yapılması gereken bazı çalışmalar var. CHP bunu yapmalı, İzmir İl Başkanı bunu yapmalı’ demekten vazgeçilmeli bence. İktidarın değişmesini isteyen her vatandaş çevresindeki on kişiyi, iş yerindeyse iş arkadaşlarını, bulundukları neresi varsa; mahallede, sokakta, konusuna, komşusuna dönüp neden bir değişime ihtiyacımız olduğunu ya da oylarının neden çöp olmaması gerektiğini anlatmalı. Bu sistem birçok eksikliği içerisinde barındırıyor. Bunu anlatmalılar.

Herkes diğerini oylamada nasıl bölüyor? Politika yaptığını düşünen insanlar bile çoğu zaman bunu bilmiyor. Bunun böyle bire, ikiye, üçe, dörde bölündüğünü, olamayacağını bilmeliler. En azından herkes çevresine şunu sorsun: İzmir’de bir milletvekili çıkarmak için minimum kaç oy gerekir? Bu o bölgede yüzde kaça tekabül ediyor? Onu buraya, sağa sola kullanarak gereksiz bir biçimde karşının milletvekili çıkarmasını sağlamamak lazım

 

CHP İzmir'in kaptanı Şenol Aslanoğlu ile A'dan Z'ye: 'Kendilerine çok güveniyorlarsa; Hodri Meydan'
Demokrat Gündem