Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, basın kurumları üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıyı dile getirerek başladığı konuşmasında gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
DEMOKRAT GÜNDEM-Elektrik faturasını ödemeyeceğine dair açıklamasını hatırlatan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, faturayı ödememekte kararlı olduğunu bir kez daha yineledi, nedenini açıkladı.
Kılıçdaroğlu, “Elektrik faturasını ödeyemeyen, yüzde 127 zam gören bir aile faturayı ödeyemiyor, bunun acısını benim geniş k itlelere duyurmam lazım. O nedenle ödemeyeceğim dedim ve ödemeyeceğim de zaten. Çünkü faturayı ödeyemeyen vatandaşın sesini çıkaracağı bir alan bırakmadılar. Fakir faturayı ödeyemiyor, hangi tv, gazete haber yapacak bunu. Bu insan nasıl ulaşacak. K im bunların sesi, sözcüsü olacak. Kılıçdaroğlu donsun, elektriği kesin. Siz beni donmakla mı donduracaksınız. Sizin feriştahınız gelse ben donmam, mücadele ederim” dedi.
AVUKAT PARANIZI YOKSA BİZ ÜCRETİ ÖDEYECEĞİZ
Isparta'da yaşanan elektrik kesintisi sürecini anlatan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yönetmelik gereği tüm vatandaşların tazminat alma hakkı olduğunu vurgulayarak, vatandaşların baro aracılığıyla başvuru yapabileceğini, avukatlık ücretini ödeyemeyecek olanların ücretini kendilerinin karşılayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu,“Baroya müracaat etsinler. Her biriniz tazminatınızı alırsınız. Aslında dava açmadan almanız lazım. Ama bunlar ödemezler. Ödemezlerse açın. Avukat tutamazsanız paranız yoksa, imkanınız yoksa, biz ücreti ödeyeceğiz. Sizin hakkınızı teslim edeceğiz” diye konuştu.
BİZİ YANA YANA GETİREN VATAN SEVGİSİ, 28 ŞUBAT GÜNÜ DE BULUŞACAĞIZ VE..
6 partinin genel başkanıyla biraraya geldiklerini ve ortaya çıkan bildirinin çok önemli olduğunu, 28 Şubat günü saat 13.30'da yeniden buluşacaklarını kaydeden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Unutulmaması lazım. 6 parti genel başkanı olarak buluştuk. Önce bunlar asla yan yana gelmez diyorlardı. Yan yana geldik. Bizi yan yana getiren neydi? Ayrı partileriz, programlarımız da ayrı. Ülkenin bir felakete sürüklendiğini 6 parti genel başkanı da görüyor. Bir bildirimiz oldu. İmzalarımızı attık ve paylaştık. Bütün iftiralara, hakaretlere rağmen biraraya geldik. Bizi biraraya getiren vatan sevgisi. Herkesin karnının doyduğu bir Türkiye istiyoruz.28 şubat günü saat 13.30'da buluşacağız. Demokrasiyi inşa edeceğiz. Yeniden. Sonra devletin bütün bozulan kurumlarını düzelteceğiz. Liyakati getireceğiz, işi ehline vereceğiz. Bunun sözünü, vaadini verdik. Ekonomiyi ayağa kaldıracağız. Ekonominin çarkları dönecek. Bir adil düzeni getireceğiz. Ne ezen ne ezilen, insanca-hakça bir düzeni getireceğiz. Adaleti sağlayacağız. Adaletin olmadığı yerde ülkeyi büyütemezsiniz. Türk siyaset tarihi içinde 6imzanın olduğu o belge önemli bir belgedir. O belgeyi edinin ve arşivlerinize koyun. Yeri zamanı geldiğinde torunlarınıza gösterin. Özgürce bu ülkede yaşıyorsan, yurtdışına turist gibi gezmeye gidiyorsan, işte bu belge nedeniyledir diyeceksiniz” ifadelerini kullandı.
BİN 100 ODALI SARAYDA ARTIK BİR YER VERİN ONA DA…
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, fatura ödemeyeceğini açıkladığı için kendisine kandil gönderen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür ederek, “Bahçeli de kandil gönderin Kılıçdaroğlu'na demiş. Göndermişler de. Teşekkür ederim. Onları partinin müzesine koyacağım, Devlet Bahçeli'nin kandilleri diye. Senden daha fazla zamları savunan Bahçeli. Parti sözcülerinden daha fazla savunan Bahçeli. 1100 odalı sarayda artık bir yer ver ona, ver de otursun orada” çıkışını yaptı.
CHP LİDERİNİN KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:
Türkiye''nin çözülemeyecek s orunu yoktur. Gazeteci arkadaşlar da geliyorlar, onların da dertleri var. 86 gazeteci cemiyetinden oluşan konfederasyon, 20 bin üyesi var. sesimizi ulaştıran medyadır. Medya 4. güç olarak kabul edilir tüm demokrasilerde. Sesini çıkarmasın ama iktidarı savunuyorsa her türlü imkanın sağlandığı. Gazeteci gazeteciliğin hakkını vermek zorundadır. Halkın dertlerini aktarıp yöneticilerin dikkatini çekmelidir. Bize bir rapor sundular.
BASIN İLAN KURUMU GENEL KURULU BİR YILDIR TOPLANMIYOR VE…
Kağıttan tutun mürekkebe kadar tüm aygıtlar yurtdışından geliyor ve büyük zamlarla karşı karşıyayız diyorlar. Kağıt gibi maliyet kalemlerinde yüzde 461 zam gerçekleşti deniyor. Gerçekten insafsız bir olay. 2021'de 54 gazete kapandı, son 3 yılda 119 gazete kapandı. Kapanması orada çalışan gazetecilerin işini kaybetmesi demektir. Sıradan mbir olay değildir. Devlet desteği istiyorlar. CHP'nin kendi sorunlarını dillendirmesini istiyorlar. Basın İlan Kurumu'nda tarife çok düşük diyorlar. 50 bin altı gazetelere 30 liralık fiyat verilmeli, ancak ayakta durabiliriz diyorlar. Ama basın ilan kurumu genel kurulu bir yıldır toplanmıyor. Kendi kanunununda iki ayda bir toplanır. 12 üye atanmadığı için genel kurul atanmıyor ve fiyatlar belirlenmiyor. Basın İlan Kurum basın üzerinde baskı kuruyor. YeNİ Asya Gazetesi'ne 750 gündür ilan vermiyorlar. İnsaf ya. Ama yarın iktidarı destekleyen manşet atsınlar arka arkaya ilan gelecektir. Ama gazete sahipleri biz onurlu insanlarız, onurumuzu bugüne kadar hiç satmadık, satmayacağız diyorlar. Onurlu gazetecileri her zaman yürekten alkışlıyorum.
HAVUZ MEDYASI DA KENDİLERİNİ GAZETECİ OLARAK SANIYOR AMA HİÇBİRİ GAZETECİ DEĞİL
Evrensel Gazetesi 2019 yılından beri ilan almıyor. O da cezalandırılıyor. Kamu ilanları ise havuz medyasına aktarılıyor. Gazetecilik meslek yasasının çıkmasını istiyorlar. Raporda bu bölümle ilgili şöyle çarpıcı bölüm var; yasanın olmamasının sonucu olarak siyaset-mafya-medya üçgeninde çirkin ilişkiler yaşanmaktadır. Yasanın çıkmaması mafyaya, siyasete bulaşanlar, siyasetten beslenenler, devletten kaynak alıp beslenenler kendilerini maalesef gazeteci olarak adlandırıyor. Havuz medyası da kendilerini gazeteci olarak sanıyor. Hiçbirisi gazeteci değil. Gazeteci kalemini satmayan kişidir. Kalemini satan, kiralayan kişiye gazeteci denir mi? Denmez. Gerçek gazeteciler onları gazeteci olarak görmüyorlar.
ÖZGÜRLÜK İSTİYORSANIZ İTTİFAKI YAKINDAN İZLEYECEKSİNİZ
Medya özgürlüğünde büyük sıkıntı var. doğru haberlere erişim engeli geliyor. Doğru haberler okunmasın, görünmesin diye. Basın kartı alamıyoruz diyorlar. Gerçek gazeteciler basın kartı almakta zorlanıyorlar. İletişim merkezi vermiyor diyorlar. Kalemini satmayan gazetecilere basın kartı vermiyor diyorlar. Dava açtık. İletişim başkanlığının gönderdiği cevap şu; gazetecilikte faaliyette bulunmak için kart sahibi olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Olmadan da fikirlerini ifade etme h akkını sahip. Kartı olmayan basın mensubu bulunmaktadır deniyor. Senin ona basın kartı vermen lazım. Vermediğin için erken emekli olamıyorlar, yıpranma hakkı alamıyorlar, birçok organizasyona akredite olamıyorlar. Güvenlik güçlerine basın kartını gösteremiyor. Gazeteci olduğunu kanıtlayacak belgeye ihtiyaç var. Yurtdışına çıktığında gri pasaport alamıyor. Buna benzer şikayetler geldi. Özgürlük istiyorsanız, özgürce yazmak istiyorsanız ittifakı yakından izleyeceksiniz. Destek vereceksiniz demiyoruz. Medya özgürlüğüne ne kadar önem verdiğimizi hep birlikte göreceksiniz.
YELİZ DENEN KİŞİİNN BURADA BULUNMASI BİLE CİDDİ AYIPTIR, AK PARTİ ADINA BİLE CİDDİ AYIPTIR
Isparta'da bir olay yaşandı. Rahmetli Demirel'in kenti. Mezarı da orada. Günlerce elektrik yanmadı arkadaşlar. İnsanlar soğukta perişan oldu. Ama ilk günden ilk saatlerden itibaren 2 genel başkan yardımcımız oradaydı, tüm ilçeleri gezdiler. Milletvekillerimiz oradaydı. İl başkanımız bütün gezilere öncülük etti. 4 gün sonra bakan oraya gitti. Niye gitti? Helalleşmek için gitti. Sorunu çözmek için değil. Kabahatliyiz, kusurumuz var bize helallik var diye gitti. Ya senin görevin ne arkadaş? 21. yüzyılın ülkesinde günlerce elektrik verilmiyorsa bunun bir sorumlusu olmalı. Yeliz denen arkadaş sorumluyu buldu, CHP dedi. Allah bunlara akıl fikir versin. Gerçekten akıllarını oynatmışlar. Bir şey öğrenmişler, ne olursa olsun CHP'yi kötüleyeceksin. Bunu yaptığın zaman siyaset yaptığını sanıyor. Burada bulunması bile ciddi ayıptır, AK Parti adına bile ciddi ayıptır.
ISPARTALILARA TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDALAR, BİZ ÜCRETİ ÖDEYECEĞİZ
Biz demiyoruz ki CHP'yi eleştirmesinler. O kadar akıldan yoksun insanlar parlamentoda ise itibarı her yerde tartışılır. Bir yönetmelik var, elektrik dağıtımına ilişkin hizmet kalitesi yönetmeliği. Buna göre konutlarda 48 saatten fazla, otel-AVM'lerde ise 24 saatten fazla kesinti olursa onlara tazminat ödenmesi lazım. Arkadaşlarıma söyledim, Isparta Baro Başkanı ile konuştular. Bütün vatandaşların tazminat alma hakları var. bu haklarını kullansınlar. Baroya müracaat etsinler. Her biriniz tazminatınızı alırsınız. Aslında dava açmadan almanız lazım. Ama bunlar ödemezler. Ödemezlerse açın. Avukat tutamazsanız paranız yoksa, imkanınız yoksa, biz ücreti ödeyeceğiz. Sizin hakkınızı teslim edeceğiz.
HAYIR EFENDİM OLAĞANÜSTÜ DURUM YOK, İSTANBUL'DA ÖDENDİ VE
Olağanüstü kar yağdı ödemeyiz diyebilirler. Hayır efendim olağanüstü durum yok. İstanbul'da da yağdı ve ödendi. Kimse mücbir sebebin arkasına saklanmasın.
RAMAZAN NAZLI DONMAYA BAĞLI KALP KRİZİ NEDENİYLE ÖLDÜ
Ramazan Nazlı vatandaşımız donarak öldü. Allah rahmet eylesin. Tüm Ispartalı kardeşlerimize baş sağlığı diliyoruz. Acılı aile evinden alınıp kaymakamlığa getiriliyor ve açıklama yaptırılıyor. Kalp krizi sonucu yaşamını kaybetmiş diye. Bunlar doktor değil ki. Donmaya bağlı kalp krizi raporu çıktı Adli Tıp'tan. O kaymakama soruyorum, o aileye hangi yüzle açıklama yaptırdın? Yanında bir doktor var mıydı? Bir ailenin geleceğile nasıl bu kadar acımasızca oynarsınız? Herkesin hakkını, hukukunu sonuna kadar arayacağız.
TÜRKİYE ATEŞ TOPUNA DÖNMÜŞ VAZİYETTE
Türkiye ateş topuna dönmüş vaziyette. Her yerde sorun var. yönetilemeyen Türkiye gerçeği içinde zamlar yağmur gibi yağıyor. Her alanda. İğneden ipliğe derdik eskiden. Şimdi bunun tam gerçeğini yaşıyoruz. İğnede, iplikte, domateste, zeytinyağında, bebek mamasında zam var. Bu, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini, savrulduğunu gösteriyor. K ışın ortasında elektriğe siz yüzde 127 zam yapar mısınız? Akıl alacak şey değil.
SİZ ÖZELLEŞTİRDİNİZ, VERDİNİZ, ZAMLARI SİZ YAPIYORSUNUZ
Bir video yayınladım. Z amların olduğu süre içerisinde. Bizzat Erdoğan'ın imzasıyla 31 Ocak'taki zamlar geri çekilinceye kadar gelecek hiçbir faturayı ödemeyeceğim dedim. Ödeyemeyeceğim demiyorum, ödemiyorum dedim. Hemen bir trol ordusu çıktılar ve bizdevlete başkaldırı yapıyormuşuz. Mahir Ünal böyle diyor. Zamları devlet yapmadı, çok önemli bir saptama. Yeliz'in benzeri bir saptama bu da. Söylediği doğru, devlet değil yöneten iktidar y aptı yani AK Parti yaptı. Kim yaptı bu zamları? Vatandaş mı ben mi yaptım? Ama beşli çeteye ses çıkarmıyor. Bşeli çetenin yanında, tek kelime bile etmiyor. Siz özelleştirdiniz, siz verdiniz, zamları siz yapıyorsunuz, vatandaşı inim inim siz inletiyorsunuz. Suçlanan kişi Kılıçdaroğlu
ÖDEMEYECEĞİM, FERİŞTAHINIZ GELSE BEN DONMAM, MÜCADELE EDERİM
Niye ödemeyeceğim dedim. Özel beni aradı, ödemeyeceğim dediniz, biz de mi yapacağız dedi. Hayır siz ödeyin dedim. Elektrik faturasını ödeyemeyen, yüzde 127 zam gören bir aile faturayı ödeyemiyor, bunun acısını benim geniş k itlelere duyurmam lazım. O nedenle ödemeyeceğim dedim ve ödemeyeceğim de zaten. Çünkü faturayı ödeyemeyen vatandaşın sesini çıkaracağı bir alan bırakmadılar. Fakir faturayı ödeyemiyor, hangi tv, gazete haber yapacak bunu. Bu insan nasıl ulaşacak. K im bunların sesi, sözcüsü olacak. Kılıçdaroğlu donsun, elektriği kesin. Siz beni donmakla mı korkutacaksınız. Sizin feriştahınız gelse ben donmam, mücadele ederim.
BİN 100 ODALI SARAYDA ARTIK ONA BİR YER VERİN DE OTURSUN
Hemen topladılar dağıtıcı şirketleri, konuştular. Faturayı indirecekler ön çalışmaları yapıyorlar. Erdoğan indirecek. Bunlar yükseltti ya. Bu numarayı çekiyorlar. T amamını indireceksin kardeşim, tamamını indireceksin. Bahçeli de kandil gönderin Kılıçdaroğlu'na demiş. Göndermişler de. Teşekkür ederim. Onları partinin müzesine koyacağım, Devlet Bahçeli'nin kandilleri diye. Senden daha fazla zamları savunan Bahçeli. Parti sözcülerinden daha fazla savunan Bahçeli. 1100 odalı sarayda artık bir yer ver ona, ver de otursun orada.
HİÇBİR ZAMAN BEKLEDİKLERİ OLMADI
Kime sattıklarını, kaça sattıklarını biliyor muyuz? 128 milyar dolar ısattılar. Dolar düştü mü? Değeri düşen TL oldu. Onu beceremediler. 128 milyar dolar gitti. Merkez Bankası politika faizini indirsin, bütün faizler düşer, düşünce de enflasyon da düşmüş olur. Erdoğan bunu söylediğinde herhalde tüm AK Parti alkışladı. Bu tutmadı, bunu da deneyelim. Onu da denediler. MB politika faizi düştü, onun dışında hiçbir faiz düşmedi. Ne devlet borçlanırken aldığı faiz, ne kredi kartı ödenirken ödenen faizler. Hiçbir idüşmedi. O da iflas etti. Baktılar bu da tutmuyor, dolar yine yükseliyor. O zaman dillerini, önerilerini değiştirdiler. Zaten biz bunu bilinçli olarak yapıyoruz. Dolar yükselince ihracat patlayacak, üretim artacak, cari açık azalacak. Yeni bir buluş. Yine AK Parti grubundan alkışlar. Alkışlar. O da tutmadı. Ucuza satıp pahalıya sattılar. İhraç edilen malların büyük bölümünün girdileri ithalat. Maliyete ekliyorsun, hiçbir zaman bekledikleri olmadı.
FAKİRDEN ALIP ZENGİNE VERDİLER, BENZİİNN-MAZOTUN FİYATI HİÇ DÜŞMEDİ
Dövizin yüksek olması beklentilerini karşılamadı. Fatura garibana çıktı. Baktılar bu da olmadı. Doları yükseltiyoruz düşürüyoruz olmuyor. Doları sabit tutmamız lazım dediler b.u sefer. Kur korumalı mevduat hesabı açalım dediler. 18'den 13'e kadar düştü. Ama benzin, mazotunun fiyatı hiç düşmedi. Sürekli arttı. Sonra TL'yi getirin dövizinizi bozdurun, bankaya yatırın, yüksek faiz vereceğim, ayrıca size vergi muafiyeti getiriyorum dedi. Böylece bankada yüksek parası, faizi olanlara vergi muafiyeti, yüksek faiz ve kur garantisi verdi. Yani fakirden alıp zengine verdi.
ESNAFIN SIRTINDAN VERGİ İNDİRİMİ YAPIYORLAR VE..
Natural enerji 6 aylık parasını yüzde 21 artı faizle TL'ye çeviriyor. Elde ettiği vergi avantajı 68 milyon lira. Buna bu imkan sağlanıyor. Kimin sırtından çıkacak vergi avantajı? Çiftçinin, esnafın sırtından çıkacak. 68 milyon vergi ile 42 bin 500 ailenin ocak-şubat-mart-nisan aylarındaki faturalar ödenirdi. Bu da tutmadı. Doları düşüreceğiz tutmadı. Arkasından Bir şey daha yaptılar. Dolar yine sürekli oynuyor ama istikrar içinde. Zamlar var yağmur gibi. Mutfaklar yanıyor. Temel gıda maddelerinde yüzde 1'e indiriyoruz KDV'yi dediler. Güzel. Şunu düşünün, temel gıda maddesini aldım, fatura kesildi, şimdi bana diyorlar ki yüzde 1 KDV'den satacaksın.. Sen bana bu parayı veriyor musun? Esnafın sırtından vergi indirimi yapıyorlar. Bu da yetmiyor. Şimdi esnafa enflasyon ile mücadele timi gönderiyorlar. İndirdin mi indirmedin mi? Cezalar üst üste geliyor. Erdoğan'ın ekonomiyi bilmez hadi ticareti bildiğini düşünürdüm. Ticareti de bilmiyor, yüzde 8'den almış yüzde 1'den satacaksın diyor. Yerine bir mal koyamıyor zaten, nasıl yapacak?
FİYAT İSTİKRARINI MERKEZ BANKASI SAĞLAR
Fiyat istikrarını kim sağlar? Merkez Bankası. Bu yetki alanındadır. O yüzden fiyat istikrarını sağlayamıyorlar. Sonuç, fiyat istikrarı sağlandı mı? Hayır. Faizler düştü mü, cari açık düştü mü, akaryakıt fiyatları düştü mü, döviz rezervi artıya geçti mi? HAYIR. Devlet zırvalıklarla, saçmalıklarla yönetilemez arkadaşlarım. Geçmişte AK Parti'ye oy veren arkadaşlara söylüyorum. Devlet bir laboratuvar değil ki, sen burada ilaç bulmuyorsun ki. Akılla, bilgiyle, birikimle yöneteceksin.
ASLA YAN YANA GELMEZ DİYORLARDI AMA…
Unutulmaması lazım. 6 parti genel başkanı olarak buluştuk. Önce bunlar asla yan yana gelmez diyorlardı. Yan yana geldik. Bizi yan yana getiren neydi? Ayrı partileriz, programlarımız da ayrı. Ülkenin bir felakete sürüklendiğini 6 parti genel başkanı da görüyor. Bu ülkenin bugünü ve geleceği olan gençlerin umutlarını yurtdışında aramak gibi bir tabloya sürüklendiğini biliyor ve görüyor. 6 partinin genel başkanı Türk siyaset tarihinde önemli bir başarıya imza atıp biraraya geldi. Bu sorunları çözmemiz laz ım. Batırıyorlar, Türkiye'yi dilenci konumuna getirdiler. Para dileniyorlar sağda solda. Düne kadar şerefsiz dedikleri kişilere, şimdi el ayak öpmeye gidiyorlar. Londra borsalarına dünyanın lafını söylediler, biraz borç bulabilir miyiz diye oraya gid iyorlar. 6 partinin genel başkanı bunları çözmede kararlı. Biz ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin büyümesini kalkınmasını istiyoruz.
BİR BİLDİRİMİZ OLDU, İMZALARIMIZI ATTIK VE…
Biz ülkemizde işsizlik istemiyoruz, özgürlük-adalet istiyoruz. Kimsenin yaşam tarzının kimliğinin yargılanmasını istemiyoruz. İnancın siyasete alet edilmesini istemiyoruz. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüyoruz. Herkes düşüncelerini özgürce ifade etsin istiyoruz. Barış istedi diye insanların görevlerinden atılmalarını istemiyoruz. Bizi biraraya getiren bu düşünceler. Bir bildirimiz oldu. İmzalarımızı attık ve paylaştık.
İYİ Kİ BU ÜLKEYİ DÜŞÜNEN MUHALEFET VAR DİYİN ÇÜNKÜ…
Bütün vatandaşlarıma söylemek isterim, asla umutsuzluğa kapılmayın. İyi ki bu ülkede muhalefet var. sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen muhalefet var diyin. İktidar her zaman olur, muhalefet gerçek demokrasilerde olur. Bütün iftiralara, hakaretlere rağmen biraraya geldik. Bizi biraraya getiren vatan sevgisi. Herkesin karnının doyduğu bir Türkiye istiyoruz. Siyasetin ahlaki düzeyde sürdürülmesini istiyoruz. Elbette ki muhalefet olarak güzel şeyler yaptık. Emekliler ikramiye alıyorsa muhalefet olarak dayattık ve gereğini yaptık, yapmak zorunda kaldılar. TRT payı kaldırılsın faturalarda dedik, kaldırmak zorunda kaldılar. Muhalefetin gücü bu. Elektriğin bir kısmının en azından düşük fiyattan verilmesini sağladık. Temel gıda maddelerinde KDV iniyorsa o da muhalefetin gücü. Biz bunları yaptırıyorsak yarın iktidar olduğumuzda Türkiye nasıl bir cennete dönüşüyor göreceksiniz. Ve biz bu güzel ülkeyi gerçekten de barış içinde yaşanan bir ülke haline getireceğiz. O zaman demokrasi olacak.
6 LİDER OLARAK BİRARAYA GELDİK, AHDETTİK; KORKUYORLAR BİLİYORUM
Türkiye'nin bütün coğrafyasına dünyanın her tarafından turistler gelecek. Katma değeri yüksek ürün üretmek içni üniversitelerin nasıl çalıştığını göreceksiniz. Bütün İslam dünyasının Türkiye'ye nasıl özendiğini göreceksiniz. Kararlıyız. 6 lider olarak biraraya geldik, ahdettik. Panik içindeler, korkuyorlar biliyorum. Güzellikten, demokrasiden, özgürlüklerden korkulmaz. Yaptıkları yanlışlar sorulacak diye korkuyorlar. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını demokrasi içinde soracağız. Kin ve öfkeyle değil. Beraber yaşayacağız. Ve bu parlamento itibarını geri kazanacak.
28 ŞUBAT GÜNÜ SAAT 13.30'DA BULUŞACAĞIZ VE…
28 şubat günü saat 13.30'da buluşacağız. Demokrasiyi inşa edeceğiz. Yeniden. Sonra devletin bütün bozulan kurumlarını düzelteceğiz. Liyakati getireceğiz, işi ehline vereceğiz. Bunun sözünü, vaadini verdik. Ekonomiyi ayağa kaldıracağız. Ekonominin çarkları dönecek. Bir adil düzeni getireceğiz. Ne ezen ne ezilen, insanca-hakça bir düzeni getireceğiz. Adaleti sağlayacağız. Adaletin olmadığı yerde ülkeyi büyütemezsiniz. Türk siyaset tarihi içinde 6imzanın olduğu o belge önemli bir belgedir. O belgeyi edinin ve arşivlerinize koyun. Yeri zamanı geldiğinde torunlarınıza gösterin. Özgürce bu ülkede yaşıyorsan, yurtdışına turist gibi gezmeye gidiyorsan, işte bu belge nedeniyledir diyeceksiniz.