Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

CHP’li Solakoğlu Ödemiş’ten seslendi: “Çiftçinin hakkını, kapalı kapılar ardında susup dışarıda bağıranlar yedi”

CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İzmir Ödemiş’te üreticilerle buluştu. “Gölge Tarım Bakanı” sıfatıyla konuşan Solakoğlu, tarım sektöründeki STK temsilcilerini sert bir dille eleştirdi. ABD ile Türkiye arasındaki “itibar uçurumu”na dikkat çeken Solakoğlu, “Orada çiftçi en üstte, bizde ise siyasetçilerin altında eziliyor” dedi.

CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İzmir

DEMOKRAT GÜNDEM-Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri olan Küçük Menderes Havzası’nın kalbi Ödemiş, kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Ödemiş Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Çiftçi Buluşması”na, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı ve sektörün tanınan ismi Sencer Solakoğlu konuk oldu.

Hem bir siyasetçi hem de aktif bir üretici kimliğiyle sahneye çıkan Solakoğlu; tarım politikalarındaki vizyon değişikliğini, kooperatifleşme zorunluluğunu ve yaklaşan su krizine karşı alınacak teknik önlemleri üreticilerle paylaştı.

“ABD’de itibarın zirvesindeler, bizde en dipte”

Konuşmasında çiftçinin toplumdaki yerine dair çarpıcı bir kıyaslama yapan CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı gelişmiş ülkelerdeki tabloyu örnek gösterdi.

Solakoğlu, “Amerika’da itibar sıralamasında itfaiyeciler, doktorlar ve hemen ardından çiftçiler gelir. Siyasetçiler ise en alttadır. Türkiye’de ise bu piramit ters dönmüş durumda. En üstte siyasetçiler, sonra avukatlar var; biz çiftçiler ise itibarın en dibindeyiz. En çok üreten, en çok fedakarlık yapan kesim olmamıza rağmen sesimiz duyulmuyor” ifadelerini kullandı.

“Kapalı kapılar ardında ceket ilikliyorlar”

Sektördeki temsil sorununa değinen CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı ve sektörün tanınan ismi Sencer Solakoğlu, tarım örgütleri ve STK yöneticilerine yönelik çok sert eleştirilerde bulundu.

Mevcut 12 bin STK yöneticisinden ancak çok azının görevini layıkıyla yaptığını savunan Sencer Solakoğlu, şahit olduğu bir olayı şu sözlerle aktardı: “Banlık kapısında ‘Fiyatı vermezlerse yakarız, yıkarız’ diye bağıran STK başkanlarının, Bakan Bey’in odasına girince ‘Efendim Allah sizi başımızdan eksik etmesin, her şey çok güzel’ dediklerine bizzat şahit oldum. Bugün süt fiyatının, et fiyatının ve tüketicinin yaşadığı buhranın temelinde, ne yazık ki bu duruşsuzluk vardır.”

“Bursa’da denedik: mezbaha nöbetçisi kazandırdı”

CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Türkiye’deki tarım sisteminin “tüccar ve sanayici” odaklı kurgulandığını belirterek çözümün doğru kooperatifleşmeden geçtiğini vurguladı.

Bursa’da hayata geçirdikleri somut bir modeli örnek gösteren Sencer Solakoğlu şunları anlattı: “Süt toplayıcısı veya celep aradan para kazanıyor. Biz Bursa’da bir model denedik. Hayvan kesiminde kooperatiften bir mezbahanın başında görevlendirdik. Sadece o kesime nezaret etmesi, firesine dikkat etmesi bile hayvan başına üreticinin cebine 6 bin lira fazladan girmesini sağladı. Birleşirsek ve aracıları denetlersek, o paralar tüccarın değil çiftçinin cebine girer.”

Su krizi kapıda: “Mısır silajı devri bitiyor”

Konuşmasının önemli bir bölümünü teknik tarım ve iklim değişikliğine ayıran Sencer Solakoğlu, suyun azaldığı bir dünyada eski usul üretimde ısrar edenlerin iflas edeceğini belirtti.

Üreticilere “rasyon” (hayvan besleme) alışkanlıklarını değiştirme çağrısı yapan CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, şu teknik uyarıları yaptı: “Biz su zengini değiliz. Tropik bir bitki olan ve aşırı su tüketen mısır silajı yerine, bölgemize uygun alternatiflere yönelmeliyiz. Ben kendi çiftliğimde soya kabuğu ve buğday silajı gibi alternatif kaba yemlerle, mısır silajı kullanmadan çok yüksek süt verimi alıyorum. Ayrıca kışın tarlaları boş bırakmamalı, ‘cover crop’ dediğimiz örtü bitkileriyle erozyonu önlemeliyiz. Değişime direnenler sistemin dışında kalacak.”

“Altının üzerinde oturuyoruz ama satamıyoruz”

Türkiye’nin tarımsal zenginliğini “işlenmemiş bir elmas”a benzeten Sencer Solakoğlu, sadece hammadde satarak zenginleşmenin mümkün olmadığını söyledi.

Solakoğlu, “Bizim en büyük gücümüz gastronomimiz. Dünyaya sadece süt veya domates satarak değil, bunları işleyerek, Türk mutfağını markalaştırarak para kazanabiliriz. İtalyan peyniri, Fransız şarabı nasıl satılıyorsa, biz de ürünümüzü hikayesiyle satmalıyız” vizyonunu çizdi.

Kadın çiftçilere “Sosyal Güvenlik” müjdesi

Solakoğlu’nun konuşmasında en çok alkış alan bölümlerden biri, kırsaldaki kadın emeğine yönelik vaatleri oldu. Köylerde asıl yükü kadınların çektiğini belirten Solakoğlu, “Sabah akşam ineği sağan kadınlarımız, ama kahvede oturan beylerimiz. Ancak sosyal güvenceye gelince kadınlarımızın adı yok. İktidarımızda, çiftçi kadınlarımızın sosyal güvenlik primlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz” dedi.

İlginizi çekebilir: CHP İzmir İl Başkanı Güç’ten Ödemiş’te ‘Süt Krizi’ çıkışı: “Kağıt Üstünde 22 TL, Gerçekte 18 TL!”

Demokrat Gündem