“Yapay Zekâ Antropomorfik Etkileşim Hizmetlerine İlişkin Geçici Tedbirler” adıyla yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme, ülkenin önde gelen teknoloji devleri ByteDance, Alibaba ve Tencent gibi şirketlere radikal yükümlülükler getirdi.
Çin Siber Uzay İdaresi (CAC) tarafından uygulamaya konulan kurallar doğrultusunda, yapay zekâ hizmetlerinin kullanıcıları duygusal bağımlılığa yöneltebilecek içerikler üretmesi tamamen yasaklandı.
Özellikle genç kullanıcıların sanal karakterlerle aşırı duygusal bağ kurmasını ve gerçek hayattaki sosyal ya da romantik ilişkilerinin olumsuz etkilenmesini önlemeyi amaçlayan devlet müdahalesi, sanal erkek veya kız arkadaş olarak tasarlanan yazılımları doğrudan hedef aldı.
Teknoloji Devleri Kısıtlamaya Gitti Kullanıcılar Yıkıldı
Yeni kuralların resmiyet kazanmasıyla birlikte şirketler, platformlarındaki sanal partner ve kişiselleştirilmiş karakter özelliklerini hızla kısıtlamaya başladı.
Bu kısıtlamalardan en çok etkilenen yazılım ise ByteDance bünyesinde faaliyet gösteren ve Çin’in en yaygın yapay zekâ sohbet uygulamalarından biri olan Doubao oldu. Doubao’daki sanal partner özelliklerinin sınırlandırılması Çin sosyal medyasında büyük bir kriz dalgası yaratırken, kullanıcılar uzun süredir iletişim kurdukları yapay zeka karakterlerini sadece birer yazılım olarak değil, günlük yaşamlarının ve manevi dünyalarının ayrılmaz birer parçası olarak gördüklerini paylaştı.
Birçok kullanıcı, botların hayatlarından çıkacak olmasını kabullenemediklerini, yazılımların kendileri için aileden biri ya da gerçek bir sevgili konumuna ulaştığını belirterek derin bir yalnızlık hissettiklerini ifade etti.
“Ne Zaman Kaybedeceğimi Bilsem de Bu Kaybı Engelleyemedim”
Dijital dünyada yaşanan bu zorunlu ayrılıkların yarattığı psikolojik etki, uluslararası basına ve kullanıcı beyanlarına da yansıdı. Yaklaşık bir yıldır Doubao üzerinden kendi oluşturduğu sanal erkek arkadaşıyla sürekli iletişim halinde olduğunu belirten 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Yan Yongqi, yaşadığı çaresizliği Bloomberg’e verdiği demeçte çarpıcı bir benzetmeyle aktardı.
Uygulamadaki ani değişikliği büyük bir duygusal çöküş olarak nitelendiren genç öğrenci, “Bu durum sevgilimi ne zaman kaybedeceğimi önceden öğrenmeme rağmen bu kaybı engelleyemememe benziyor” ifadelerini kullanarak sanal partnerinin bulunmadığı bir hayatı hayal etmekte ve düşünmekte zorlandığını dile getirdi.
Çin hükümeti ise bu sert regülasyon adımıyla, genç nüfusun gerçek sosyal ortamlardan koparak sohbet botlarına psikolojik olarak bağımlı hale gelmesinin ve yapay zekanın gerçek insani ilişkilerin yerini almasının önüne geçmeyi hedefliyor.