Dünyanın dört bir yanından dev firmaların katılımıyla gerçekleşen SAHA EXPO 2026, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji hamlesinin vitrini oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fuarda sergilenen ürünlerin ve imzalanan anlaşmaların Türkiye’nin caydırıcılığını perçinlediğini belirtti.
SAHA EXPO 2026’NIN DEV KARNESİ
Fuarın bu yılki katılım oranları ve yakalanan ticaret hacmi, sektörün küresel ölçekte ulaştığı devasa boyutu ve Türkiye’nin bu alandaki ağırlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
120 farklı ülkeden 1700’den fazla firmanın katılım sağladığı organizasyonda, 1500 yerli firmanın yanı sıra 263 yabancı katılımcı da yer alarak sektörel iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturdu.
Teknolojik inovasyonun ön planda olduğu fuarda, 203 stratejik ürün ilk kez görücüye çıkarak büyük ilgi toplarken, etkinlik süresince imzalanan toplam 180 anlaşma ile yaklaşık 8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaşıldı.
Bu rakamlar, fuarın sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda ekonomiye doğrudan katma değer sağlayan stratejik bir ticaret platformuna dönüştüğünü kanıtladı.
“DIŞA BAĞIMLILIĞI TERSİNE ÇEVİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri dönemle günümüzü kıyaslayarak katedilen mesafeyi; “Biz göreve geldiğimizde savunma ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı ve %80 oranında dışa bağımlıydık. Bugün bu tabloyu tamamen tersine çevirdik.
Türkiye artık kendi savaş uçağını, SİHA’larını, tankını ve savaş gemilerini inşa eden; yazılımını kendi yapan bir ülkedir” sözleriyle özetledi.
GÜVENLİKTE “BÜTÜNCÜL” KONSEPT DÖNEMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, modern savaş stratejilerinde yaşanan köklü değişime dikkat çekerek, günümüzde milli güvenliğin artık sadece fiziksel platformlardan ve askeri sevkiyatlardan ibaret olmadığını vurguladı.
Savunma sanayiindeki caydırıcılığın artık yazılım, sensör ve motor teknolojilerinin derinliğinde saklı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber ve elektronik harp yeteneklerinin stratejik önemine işaret etti.
Konvansiyonel sistemlerin yerini hızla entegre ve insansız sistemlerin aldığına değinen Recep Tayyip Erdoğan, çok katmanlı savunma ağlarının önemini hatırlatarak Türkiye’nin bu yeni dönemin yalnızca takipçisi değil, “kurucu aktörü” olduğunu ifade etti.
Bu vizyonla, fiziksel gücün dijital zeka ve ileri teknolojiyle birleştiği bir savunma ekosisteminin inşasına yönelik kararlılık bir kez daha teyit edilmiş oldu.
İlginizi çekebilir: Fatih Erbakan’dan ‘ikinci tur’ açıklaması: Mansur Yavaş’ı destekleriz!