İstanbul’da gerçekleşen tarihi zirvede dünya ülkelerinden gelen konuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel vicdanı yaralayan bölgesel krizlere ve özellikle Orta Doğu’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekti.
Uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını ve mahkeme kararlarının uygulanamaz hale geldiğini belirten Erdoğan, Gazze’de yaşanan katliamı şu çarpıcı sözlerle aktardı:
“Hepsinden önemlisi Gazze’de üç yıldır dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın 74 binden fazla Gazzeli katledildi. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü. Ateşkes, İsrail hükümeti tarafından binlerce kez ihlal edildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025’ten bu yana bin 500 Filistinli katledildi, beş binden fazla insan yaralandı. Kudüs’teki kutsal mekanlar baskına uğruyor. Tarihi ve hukuki statüleri, haydutlukla değiştirilmek isteniyor. İsrail, komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendiriyor. Bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini görüyoruz.”

“KÜRESEL SİSTEMİN YOL AÇTIĞI SIKINTILARA HEPİMİZ TANIKLIK EDİYORUZ”
Dünya genelinde yaşanan çatışmaların ve ekonomik tıkanıklıkların küresel yönetim zafiyetinden kaynaklandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası antlaşmaların hükmünü yitirdiğini ifade etti.
Yaşanan krizlerden somut örnekler veren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar, bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda. Bunları hamaset olsun, polemik olsun diye söylemiyorum. Tam tersine bunlar yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Küresel petrol ihracatının yüzde 35’inin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık onca çabaya rağmen giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında 4,5 yılı geride bırakan savaş, her ay binlerce can kaybıyla devam ediyor. Lübnan’da, Yemen’de, Somali’de, Sudan’da, bölgemizin ve dünyanın pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz.”
“DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR, DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜNDÜR”
Adaletin devletlerin ve toplumların üzerine inşa edildiği en temel direk olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin küresel mazlumların yanında yer almaya devam edeceğini altını çizerek vurguladı.
BM yapısındaki reform ihtiyacını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet devletin üzerine bina edildiği temeldir. Adalet insanlığın ortak idealidir. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan insanlara da sırtını dönmez. Gazze’de işlenen soykırımın failleri hesap vermedikçe, uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez. Türkiye olarak her fırsatta işte bu yüzden ‘dünya beşten büyüktür’ diyoruz. Tam da bu yüzden ‘daha adil bir dünya mümkündür’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
MÜLTERİF VE KÜRESEL SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE MESAJI
Konuşmasının son bölümünde sınır aşan suçlar ve teknoloji kullanımıyla küreselleşen suç örgütlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası adli iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Suçluların hiçbir yerde güvende olamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çok iyi bildiğiniz gibi suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı değil. Teknolojiyle beraber suç coğrafyasının küreselleştiğine, elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya gibi araçların suç örgütleri tarafından çok etkin biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz. Suç işleyip, ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir” diyerek sözlerini tamamladı.