Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, finansal piyasalardaki fon soruşturmaları, tasfiye süreçleri ve Meclis’e sunulan kanun teklifinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı.
Sürecin ilk andan itibaren hükümet tarafından tam kontrol altına alındığını ve Fon Koordinasyon Kurulu ile DDK’nın devreye sokulduğunu açıklayan Yılmaz, 15 civarında kıdemli denetmen ve müfettişin sahada çok yönlü inceleme yürüttüğünü ifade etti.
Finansal sistemin genelini korumak adına sorunlu yapıların karantinaya alındığını vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Fon rehberiyle birlikte yeni kurallar, kaideler geldi. Şeffaflık artırıldı. Çok daha güven veren piyasa oluşması için kurallar kondu. Bu şartlara uyan fonlar için çok olumlu bir adım. Bu kuralla birlikte sorunlu olan fonlar açığa çıktı. Buralarda sıkıntı yaşandı, bunlara karşı da hızlı tedbir alındı.
Fon piyasasının belli bir alanında yaşanan hadisenin genele sirayet etmemesi için hızlı şekilde tasfiyelerine karar verildi, bir anlamda karantinaya alındılar. 7 şirket ve 131 fona tedbir getirildi, tasfiye kararı alındı” şeklinde konuştu.
“ANA SORUMLULAR ADLİ İŞLEM GÖRÜYOR, FAHİŞ KAZANÇ SAĞLAYANLAR MERCEK ALTINDA”
Piyasa dengelerini bozan ve yatırımcıları zarara uğratan aktörlere karşı adli mekanizmaların tam kapasiteyle çalıştığını aktaran Yılmaz, soruşturma safhasındaki adli adımlara dikkat çekti.
Ana faillerin durumuna ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Adli mekanizmalar devreye girdi, bu işin sorunlu hale gelmesinde rolü olan birçok yatırımcının olumsuz etkilenmesine sebebiyet verenler hakkında etkili şekilde mekanizma işlemeye başladı. Birçok kişi ya tutuklu ya gözaltında ya da soruşturma aşamasında. Ana sorumlulara baktığımızda yurt dışına kaçan giden hatırlamıyorum. Şirketlerin sahipleri adli olarak işlem görüyor. Fahiş getiriler elde etmiş kişilerle ilgili önemli soruşturma ve incelemeler devam ediyor. İdari tarafta SPK, BDDK çeşitli kararlar verdi.
Cumhurbaşkanımız bu süreci hassas şekilde yaklaştı. Hükümetimiz bu süreci başından beri kontrol altına aldı. Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu, önemli kararlar alındı. Devlet Denetleme Kurulu görevlendirildi. Toplamda 15 civarı denetmenle, müfettişle DDK çok yönlü olarak çalışmasını sahada başlatmış durumda. İdarelerin açıkları da kişilerin sorumlulukları da ortaya konmuş olacak. Bu doğrudan görevlendirdiği kişiler, DDK’nın tüm kurumların uzmanlarından istifade etme imkanı da var. Çok güçlü şekilde bu süreci DDK denetliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“46 BİN KİŞİNİN ÖDEMELERİ OLAĞAN YÖNTEMLERLE ÇÖZÜLDÜ, ATLAS PORTFÖY’DE MÜZAKERE SÜRÜYOR”
Sorundan etkilenen kitlenin büyüklüğüne ve tasfiye edilen şirketlere ilişkin rakamsal verileri paylaşan Cevdet Yılmaz, olağan ve olağanüstü tasfiye hatlarını ayrıştırdı.
Toplam fon piyasasının yüzde 4,6’lık kısmının bu krizden etkilendiğini ifade eden Yılmaz, “Bu olaydan etkilenen 455 binden fazla yatırımcı var. Bunların hakkı, hukukunu gözetecek şekilde kanun teklifi Fon Koordinasyon Kurulu’nda tartışıldı. Meclis grubumuzda konuştuk. Geçtiğimiz Cuma günü kanun teklifi paylaşıldı. 7 şirket ve 131 fon var. Bunlarla ilgili 3 şirket olağan tasfiye koşullarını kabul etti ve tasfiye edildi. 8 Ekim’de bu gerçekleşti, 44 bine yakın vatandaşımızın ödemeleri gerçekleştirildi. 17 fon böylece devreden çıkmış oldu.
Kapalı fon dediğimiz fonlar da var. Kapalı fonlarda da 3 kuruluşta 2 bin küsur kişi var. Burada 46 bin kişinin olağan yöntemlerle tasfiye sürecine girdiğini söyleyebiliriz. A1 Capital, Bulls ve Pardus tasfiye edildi, mağdur kalmadı. En büyük fon Tera. Diğer taraftan Pusula, Hedef ve Atlas var.
Atlas’la ilgili müzakereler devam ediyor, bunu bu hafta görmüş oluruz. Sahipleriyle görüşmeler yapılıyor. Ümit ederiz ki böyle olsun. Atlas da devreye girerse orada 58 bin civarında vatandaşımız var. Bunlarla ilgili de olağan tasfiye uygulanmış olacak” açıklamasını yaptı.
“DEVLET GÜVENCESİ VE KAMU KAYNAĞI YOK, ÖDEMELER 1 MİLYON LİRAYA KADAR MAHSUPLAŞILACAK”
Piyasanın kendi kuralları içinde işleyeceğini ve Hazine’den aktarım yapılmayacağını açıkça beyan eden Cevdet Yılmaz, net yatırım tutarı üzerinden kurgulanan ödeme modelini ayrıntılarıyla anlattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Tasfiyelerde kamu kaynağı kullanılması söz konusu değil. Fon piyasalarında devletin güvencesi yok. Bankacılık sisteminde var. Bunun için de TMSF diye yapımız var, orada biriken bir kaynak var. Fonlarda böyle bir durum söz konusu değil. Serbest fonlara giderken profesyonel ve nitelikli yatırımcı sözleşmesi imzalanıyor. Kazanç ve kayıp kabul edilmiş oluyor. Bu 3 fonun tasfiyesi de kendi kaynaklarıyla yapılacak.
Esas aldığımız ana para, net yatırım tutarı diyoruz buna. Olağan tasfiyelerde yatırımcı parasını alıyor. Olağanüstü tasfiyelerde esas aldığımız net yatırım tutarı kavramı var. Nedir bu, siz gittiniz bir fondan pay aldınız. 1 milyon lira para yatırdınız, ana paranız bu. 2 milyon kar ettiniz diyelim, 2 milyonunu çektiniz 1 milyon kaldı hesabınızda. Biz size olağanüstü ödemede 1 milyona kadar ödeme yapmayacağız. Net yatırım tutarı üzerinden ana parayı ödeyecek sistem kurguluyoruz.
Meclis’ten henüz geçmedi, yanlış anlaşılmasın. Şu anki teklif itibarıyla anlatıyorum. 1 milyon liraya kadar insanların ana parasını ödeyeceğimiz bir sistem. Genel hükümler yine geçerli, tüm kaynaklar toplandığında kime ne düşerse alacak. 1 milyona kadar almış olanların nihai hak ve yükümlülükleri hesaplanacak ve mahsuplaşılacak.
PPF ve küçük yatırımcıyı önceliklendiren durum var kanunda. Büyük kitle burada zaten, nihai rakamlar kısa sürede netleşecektir. Olağanüstü tasfiyeye ilişkin kanun Meclis’ten geçerse burada konuşulan yatırımcı sayısı 100 binin altına düşecektir” ifadelerini kullandı.
“TMSF BÜNYESİNDE 131 HESAP AÇILDI, PARALAR İADE EDİLSE DE SORUŞTURMA KAPANMAYACAK”
Ödemelerin finansman kaynağını ve TMSF’nin üstlendiği kritik rolü detaylandıran Yılmaz, suç işleyenlerin parayı iade etseler dahi yargılanmaktan kurtulamayacaklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, mekanizmanın işleyişini şöyle sıraladı:
“131 fonla ilgili SPK karar aldı ve TMSF bünyesinde her bir fona özel hesap açıldı. Her fonun hukuki durumu farklı. Her fona birebir bakmak zorundasınız. Bu hesaplar bir tane değil, her fon için 131 hesap açıldı, bir tane de genel hesap açıldı. Fon bazı değil, hisse bazında işlem yapanlarla ilgili bir hesap.
Bir süreç başlamış durumda, kanun çıkarsa sağlıklı zemine oturmuş olacak. İsteğe bağlı olarak fahiş kazancı iade edenler, hukuk dışı işlemler yapmış şirket ya da kişilerin mal varlıklarının satışından gelecek gelirler bu hesaplarda toplanacak. TMSF’de çok ciddi yetkiler veriliyor. TMSF’nin bu konudaki çalışmalarıyla bu varlıkların nakde dönüşmesiyle gelecek kaynaklar var. Yatırımcılara verilecek tutarlar bu kaynaklardan finanse edilmiş olacak, herhangi bir kamu kaynağı olmayacak.
Belli sayıda para yatıranlar olduğunu duyuyoruz ama kanunla bu süreç hızlanacaktır. İade ile soruşturma dosyaları kapanmıyor, hukuki sorumluluklar var. Hukuk dışı işlem, piyasa bozucu faaliyet yürütme ve fahiş gelir elde etme durumu var. Hukuk dışı işlem söz konusuysa ödeme yapsalar da soruşturma süreci ortadan kalkmaz.”
“VİRÜSÜ SİSTEMDEN ÇIKARIYORUZ, ÖDEMELER EKİM AYI İÇİNDE BAŞLAYACAK”
Sermaye piyasalarını kalkınmanın en temel kaynağı olarak gördüklerini ve dürüst yatırımcıyı korumayı hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ödeme takvimi müjdesini verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yatırımcı ayrı manipülatör, spekülatör ayrı. Biz yıllardır planlarımızda sermaye piyasalarımızı öncelikli gördük, destekledik. Bundan sonra da en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Kalkınmanın finansmanında en sağlam kaynak bunlar. Kalkınma ve üretim için çok önemli piyasalar burada. Buralara yapılan yatırımı suçmuş gibi gösterilmesin. 455 bin insan var, yatırım yapmışlar, getiri elde etmeye çalışmışlar. Bizim buradaki hedefimiz, piyasa bozucu işlem yapanlar, manipülatörler, yatırımcının olumsuz etkilenmesine neden olup hukuk dışı işlemlerde bulunanlardır.
Yatırımcılarımız müsterih olsunlar. Sorunlu fonların bu sistemden çıkmasıyla birlikte sermaye piyasalarımız daha güçlü şekilde yoluna devam edecek. Virüsü sistemden çıkarma gayreti içindeyiz. Küçük yatırımcımızın bir an önce bu şartlardan kurtulması için aksiyon aldık. İnşallah bunun yasalaşmasıyla birlikte Ekim ayı içinde bu ödemelerin yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Teknik hazırlıkların hepsi yapılmış durumda. FKK’da bunu ele aldık, tüm kurumlar teknik hazırlıklarını yaptı.
Kanun çıkar çıkmaz gereği yapılacak, ödemeler yapılacaktır. Birkaç fonda 1 milyon liraya kadar ödenemeyecek endişesi var. Bazı fonlarda içi boş kalmışsa sıkıntı olur mu diye tartışma var. Aldığımız kaynakları fonlara aktarıp ödeme yapacağız. Fonda yeterli para yoksa, ulaşabileceğimiz en düşük alacaklılara ulaşarak ödemeleri gerçekleştireceğiz. Bu süreçlerde hangi çevreden hangi siyasi görüşten olursa olsun, yapıcı eleştirilerde bulunan herkesi dinliyoruz” dedi.
“BABAMIZIN OĞLU DA OLSA GEREĞİ YAPILIR: İTİBAR SUİKASTLARİNE TEPKİ”
Muhalefet ve medyanın bir kesiminden gelen iddialara ve algı operasyonlarına sert tepki gösteren Yılmaz, kabine üyelerine yönelik ithamların asılsız çıktığını hatırlattı.
Parti anlayışını açık bir dille ortaya koyan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:
“Bu konuları istismar etmek isteyenler de var. Siyaset ve medyada var. Olumlu ve yapıcı davrananlara saygımız sonsuz. Haksız ithamlar, aceleci yorumlar, olayın detayına bakmadan algı oluşturmaya çalışanlar, itibar suikastı yapmaya çalışanlar var. Bunları tasvip etmiyoruz.
Meclis’te sunum yaptıktan sonra İYİ Parti Milletvekili Özlale isim vermeden iki bakanımızla ilgili ithamlarda bulundu. Benden soruyor ve isim vermiyor. Ben de isimlerini söyleyin dedim. Ertesi gün basın toplantısıyla söyledi bu isimleri. Her iki bakanımız da açık ve net şekilde bu ithamlara gerekli cevabı verdiler. Mahinur Hanım’ın babası için iddialar isim benzerliği ortaya çıktı, Ömer Bey’le ilgili sukuk hesaplarında tasarrufu söz konusu, burada yapılan işlemlerin toplanarak bir takım rakamlar hesaplandığı, çarpıtma olduğu ortaya çıktı.
Her iki konuda büyük mahcubiyet hissedilmesi gerekliliği ortaya çıktı. AK Parti geniş bir camia, yanlış yapan olamaz mı? Elbette olabilir, Cumhurbaşkanımızın tavrı çok açık ve net. Babamızın oğlu da olsa suç işlemişse kim olursa olsun en yakınımız da olsa gereği yapılır. AK Parti’nin anlayışı budur. Başkaları gibi üstünü örtmeye çalışan, yolsuzluk yapanı görmemezlikten gelmek gibi anlayışta olmadık. Haksız yere en ağır ithamlarda bulunabiliyorlar. Herkesi aklıselime davet ediyorum. Araştırmadan detay bilmeden insanları itibarsızlaştırmaya çalışmayın.”
KENT İÇİ ULAŞIMA TAVAN FİYAT VE ENFLASYON SINIRLAMASI GELİYOR
Gündemdeki ekonomik başlıklardan biri olan enflasyonla mücadeleye de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, belediyelerin toplu taşıma zamlarına müdahale edileceğini duyurdu.
Yerel yönetimlerin fiyat artışlarının enflasyon dinamiklerini olumsuz etkilediğini vurgulayan Cevdet Yılmaz, “Kent içi ulaşımda yerel yönetimlerin artışları enflasyonu olumsuz etkiliyor. Sınır oluşturma yaklaşımımız var. Enflasyonun çok üzerinde artış yapılmamalı” diyerek yerel idarelerin fahiş zamlarına karşı yeni sınırlandırma mekanizmasının işaretini verdi.