Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Cumhurbaşkanından önemli ekonomi mesajları: 'Bu faizler düşecek, düşecek'

İzmir programı kapsamında önce Bayraklı'da yapımı tamamlanan deprem konutlarının teslim

İzmir programı kapsamında önce Bayraklı'da yapımı tamamlanan deprem konutlarının teslim törenine katılan, ardından Alsancak Stadı'nın hizmete alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan Menemen'e geçti. Burada halka seslenen Erdoğan, ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Şirketlerin, çalışanların ve esnafın endişe etmemesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Şirketlerimiz hiç endişe etmesin. Daha çok kazanacak. Çalışanlarımız daha iyi ücret alacak. Esnafımız daha iyi kazanacak. İnşallah bundan sonraki süreçte bireylerin eli bolluk içinde olacak. Hiç endişeniz olmasın. Bu faizler düşecek, düşecek. Biz yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz" dedi.

DEMOKRAT GÜNDEM-Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan'ı makamında ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Menemen Meydanı'na gerçekleşen mini mitingte halka seslendi.

Alsancak Stadı ve 100 tesinin toplu açılış törenini de yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye dair önemli mesajlar verdi.

MANDACI İKTİSATÇI VE SİYASETÇİLER

Döviz kuru hareketliliği üzerinden felaket tellallığı yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ne dedik? Dünya beşten büyüktür diyoruz ya, işte ekonomide de aynısını söylüyoruz. IMF ve Dünya Bankası üzerinden küresel ekonomiyi haracaya bağlayanlara da dünya ekonomisi beşten büyüktür diyerek karşı çıkıyoruz. Mandacı iktisatçılar ve siyasetçiler ise Türkiye'nin bu en büyük ekonomik kurtuluş mücadelesini tam tersi gibi göstermeye çalışıyorlar. Yıllarca dayatılan para ve maliye politikalarının insanımızı işsiz, devletimizi gelirsiz bıraktığını saklamaya çalışan bu mandacılar var güçleriyle üzerimize geliyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi üretim istihdam ve cari denge odaklı bu ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler. Yüksek faiz, enflasyonu, kur tuzaklarını ülkemizin kaderi gibi görenlerin teslimiyetçileri öğrenilmiş çaresizliktir. Bu öğrenlim çaresizlik sendromunu aşarak nasıl bu seviyeye getirdiysek ekonomi politikalarını da Allah'ın izniyle başaracağız” dedi.

""

BAY KEMAL, BİR GÜN GELİYOR FAİZLERİ YÜKSELTİN DİYORSUN BİR GÜN…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına tepki göstererek, “Biz yatırım, istihdam, üretim ve bu politikaların altyapısını 19 yıldır inşa ediyoruz. Salgınla birlikte ortaya çıkan küresel ekonomik kriz bu dönüşümü hızlandırma ve neticelendirme fırsatı verdi. Dün faizleri 7500'lere çıkartanların bugün, kanun çıkartın faizleri yüzde 1'e indirin. Kim diyor bunu? Bay Kemal. Bir gün geliyor bunu söylüyorsun ardından da diyorsun ki faizleri yükseltin. Yemezler. Bu faizler düşecek, düşecek. Biz yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz” diye konuştu.

YÜKSEK FAİZMİŞ, DÜŞÜK KURMUŞ…

“Yüksek faizmiş, düşük kurmuş; IMF reçeteleriymiş, küresel siyaset ve para boranlarının şantajları, bunların hiçbiri insanımızın işinden, aşından geleceğinden daha önemli değil. Bugün faiz, kur, enflasyon üzerinden ahkam kesenlerin yarın ıslık çalarak yelken açacaklarından hiç kuşkunuz olmasın. bunlara verilen görev emperyalistlerin oyununu tekrar devreye almaktır. Allahın izniyle 1923'te başaramadıkları gibi 2023'te de başaramayacaklar. Biz bu ekonomi politikasını öyle akşamdan sabaha düşünüp hayata geçirmedik. Tam 19 yıldır bunun hazırlıklarını yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şirketlerimiz hiç endişe etmesin. Daha çok kazanacak. Çalışanlarımız daha iyi ücret alacak. Esnafımız daha iyi kazanacak. İnşallah bundan sonraki süreçte bireylerin eli bolluk içinde olacak. Hiç endişeniz olmasın. Ben halkıma inanıyorum. Halkıma güveniyorum. Türkiye büyüyecek, gelişecek, zenginleşecek. Bunun için 2023 çok önemli. Milletimizin 2023'te tercihini mandacı, iktisatçı ve siyasetçilerden yana değil büyük ve güçlü Türkiye'den yana kullanacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

CUMHURBAŞKANININ KONUŞMASININ SATIR BAŞLARI:

Bayraklı'daki konut sayısını 1391'e, dükkan sayısını da 302'ye tamamlayacağız. Ayrıca yine Bayraklı'daki rezerv alanda 3649 konut ve 511 dükkan inşa ediyoruz. Bunlardan 397'sini de yılbaşına kadar tamamlayacağız. Böylece İzmir Depremi'nin ardından toplam 5074 konut ve 353 dükkan yaparak teslim etme sözümüzü yerine getirmiş oluyoruz. Toplam yatırım tutarı 2 milyar 250 milyon lirayı bulan bu konut ve dükkanların İzmirimize hayırlı olmasını diliyorum.

BAY KEMAL'İN VURULACAK YERİ KALMADI, BİTTİ BİTTİ

Bay Kemal'in vurulacak yeri kalmadı hanım arkadaşlarım. Bitti bitti. Yalandan başka sermayesi yok. Dürüstlük hak getire. Rabbimden ülkemizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum. Afetlerin önüne geçemeyiz. Ama devlet olarak mağduriyeti ortadan kaldırma irade ve imkanına hamdolsun sahibiz. Kentseldönüşümü hızlandırarak,depreme hazırlama çalışmalarını da hızlandırarak sürdürüyoruz.

STADI ALTAY VE ALTINORDU BERABER KULLANACAK

lsancak Mustafa Denizli Stadı'na giderek hem resmi açılışını yaptık hem bu güzel tesisi yerinde gördük. Stadını inşallah Altay ve Altınordu beraber kullanacaklar. Şehrimize 668 milyon lirayı bulan 100 eser ve hizmetin resmi açılışını gerçekleştireceğiz. Eğitimde inşası tamamlanan okulların, kütüphanelerin resmi açılışlarını buradan yapıyoruz. Ödemiş, Menderes, Torbalı, Ayranca gençlik merkezlerini, Tire ve Ege öğrenci yurtlarımızı hizmete açıyoruz. Çeşitli kurumlarımıza ait hizmet binalarıyla çok sayıda restorasyon projesinin açılışını da yapıyoruz. Altyapı projeleriyle mahallelere yapılan yol ve kaldırım çalışmalarının açılışlarını yapıyoruz. İZKA'nın verdiği destekle hayata geçirilen projeleri de resmen hizmete açıyoruz. Bu yatırımların İzmirimize kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı, firmalarımızı herkesi tebrik ediyorum.

""

İZMİR SEMBOL OLMUŞTUR

İzmir'in işgali ve kurtuluşu, milli mücadelemizin başlangıcı ve bitişi olarak tarif edebileceğimiz önemde hadiselerdir. Düşman İzmir'e ayak bastığında dünyamız kararmıştı. Drüşmanı denize döktüğümüzde ise milletçe bayram yapmıştık. İzmir vatan topraklarına uzanan elleri kırma mücadelemizin sembolü olmuştur. Yine bu şehrimizde toplanan iktisat kongresiyle de ekonomik istiklalimize sahip çıkma irademizi ortaya koyduk. Kongrede alınan kararlar büyük buhrana kadar başarılı ile uygulandı. 2.dünya savaşı ile sarsıldı. Bu kritik dönemde dirayetli ve vizyoner bir siyasi iradenin olmaması nedeniyle Türkiye yakaladığı büyük fırsatı kaçırdı. Rahmetli Menderes ile birlikte kongrede alınan kararlar yeniden hayata geçirilmeye başlandı. 1960 yılından itibaren ülkemize musallat olan her muhtıra, vesayet düzeni demokrasimizle birlikte ekonomik bağımsızlığımızı da örseledi. AK Parti'nin tek başına iktidarına kadar Türkiye huzursuz, ekonomik olarak ithalata dayalı modellere mahkum edildi. Bugünlerde dikkat ederseniz CHP ekibi, ülke yandı bitti diye ortalığı birbirine katıyor. Halbuki bu ülke onların döneminde, buraya dikkat edin, hatırlayın, CHP'nin iktidarda olduğu dönemde gecelik yüzde 7 bin 500'leri bulan faizleri gördü mü? Gecelik yüzde 7500 faiz. Bunun altından kim kalkar?

BİZ ONLARDAN BÖYLE BİR TÜRKİYE DEVRALDIK

Hatırlayın, bu ülke onların döneminde işsizliğin can yaktığı, Başbakanlığın önünde yazar kasa fırlatıldığı sıkıntılı günleri yaşadı mı? Bu ülke onların döneminde elinde avucunda ne varsa tefecilerin yağmaladığı krizlere maruz kaldı mı? Bu ülke onların döneminde bankaların içlerinin boşaltılarak milletin cebinden yüz milyarlarca doların çalındığı ihanetler gördü. Biz onlardan böyle bir Türkiye devraldık.

MALUM ÇEVRELER BOŞ DURMADI

Ülkemizde başlattığımız büyük demokrasi ve kalkınma devrimiyle, hem 1020'de meclis açıldığında hem de iktisat kongresi toplandığında ortaya konan ruhu yeniden dirilttik. Milletimizin tüm kesimlerinin hak, özgürlük, gelişme, yatırım taleplerini hayata geçirerek ülkemizi büyütüp güçlendirdik. Geçmişte yıllarca milletimiz çok ciddi çileler çekti. Cumhuriyetimizin değerlerini çatıştırmaya çalışanların oyununu biz bozduk. Tarihimizin en güçlü sinerjisini oluşturduk. Türkiye'nin her karşı toprağını kucaklayan bu büyük atılımımızın rahatsız ettiği malum çevreler boş durmadı.

PARTİMİZİ KAPATMAYA, SOKAKLARI KARIŞTIRMAYA…

Partimizi kapatmaya, sokakları karıştırmaya, ekonomik sabotajlara kadar ellerinden gelen herşeyi yaptılar. Biz verdiğimiz mücadelede çabaladık, çalıştık ama demokrasi, özgürlüklerde, ticarette,diplomaside, güvenlikte geçirdiğimiz atılımları ekonomide de yapıp refahı arttıramazsak kazanımlarımızı kalıcı kılamazdık. İktidara gelir gelmez gelişmekte olan ülkelere karşı en önemli vesayet aracı olarak kullanılan IMF reçetelerini bir kenara bıraktık. IMF'yi bu ülkeden kim çıkardı? CHP'nin parti sözcüsü IMF ile maşallah el ele kol kola geziyor. Hala geziyor. Çünkü onlar IMF'in dilinden anlar. Biz 23.5 milyar dolar borç vardı, Mayıs 2013 yılında parasını ödedik ve gönderdik. Biz buyuz.

IMF REÇETELERİ YERİNE…

MB Döviz rezervi 27.5 milyar dolar. Şimdi 127 milyar dolar. Nereden nereye? Başarısızlıkla sonuçlanan, milleti açlığa, işsizliğe mahkum eden IMF reçeteleri yerine kendi ekonomi ve kalkınma programımızın altyapısıın inşaya başladık. Attığımız her adım ve yatırımın gerisinde Türkiye'yi ekonomik olarak kendi imkan ve kabiliyetleriyle yoluna devam edebilecek çıkarma gayesi vardı. Ne zaman biz 23.5 milyar doları IMF borcunu kapatıp, bir daha anlaşma yapmayacağımızı ilan ettik, işte o günden beri başımız beladan kurtulmadı. Niye? Boş durmuyorlar.

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

Biz ne dedik? Dünya beşten büyüktür diyoruz ya, işte ekonomide de aynısını söylüyoruz. IMF ve Dünya Bankası üzerinden küresel ekonomiyi haracaya bağlayanlara da dünya ekonomisi beşten büyüktür diyerek karşı çıkıyoruz. Mandacı iktisatçılar ve siyasetçiler ise Türkiye'nin bu en büyük ekonomik kurtuluş mücadelesini tam tersi gibi göstermeye çalışıyorlar. Yıllarca dayatılan para ve maliye politikalarının insanımızı işsiz, devletimizi gelirsiz bıraktığını saklamaya çalışan bu mandacılar var güçleriyle üzerimize geliyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi üretim istihdam ve cari denge odaklı bu ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler. Yüksek faiz, enflasyonu, kur tuzaklarını ülkemizin kaderi gibi görenlerin teslimiyetçileri öğrenilmiş çaresizliktir. Bu öğrenlim çaresizlik sendromunu aşarak nasıl bu seviyeye getirdiysek ekonomi politikalarını da Allah'ın izniyle başaracağız.

FAİZİ DÜN YÜZDE 7500'E ÇIKARANLARIN BUGÜN…

Biz yatırım, istihdam, üretim ve bu politikaların altyapısını 19 yıldır inşa ediyoruz. Salgınla birlikte ortaya çıkan küresel ekonomik kriz bu dönüşümü hızlandırma ve neticelendirme fırsatı verdi. Dün faizleri 7500'lere çıkartanların bugün, kanun çıkartın faizleri yüzde 1'e indirin. Kim diyor bunu? Bay Kemal. Bir gün geliyor bunu söylüyorsun ardından da diyorsun ki faizleri yükseltin. Yemezler. Bu faizler düşecek, düşecek. Biz yüksek faize halkımızı da çiftçimizi de ezdirmeyeceğiz.

MİLLETİMİZ BUNUN HESABINI ELBETTE SORACAKTIR

Milletimiz geleceğini kurtaracak bir büyük dönüşümün sancılarını yaşarken kendisiyle dalga geçenlerden bunun hesabını elbette soracaktır. Hayata geçirdiğimiz yeni ekonomi politikasının gerisinde 19 yıldır yaptıklarımızın olduğunu söyledim. 19 yılda ne yaptık? Eğitim dedik. Mesleki eğitimi canlandırarak, okul ve öğretmenlerin sayısını arttıraka güçlü insan kaynağı yapısı oluşturduk. Sağlık dedik. Şehir ve devlet hastanelerinde 1 milyon 200 personelimizle vatandaşlarımıza dünyanın en kaliteli, sağlıklı, hızlı sağlık sistemini hayata geçirdik. Adalet dedik. En modern donanımlara sahip adalet saraylarıyla savcısından destek personeline kadar arttırıdğımı sayıyla herkese güven veren bir yargı sistemi oluşturduk.

""

TERÖRİSTLERİ GÖMDÜK

Güvenlik dedik. Terör örgütlerinin, mafyanın, çetelerin kol gezdiği Türkiye'nin, herkesin kendini güvende hissettiği yer haline getirdik. Gabar'da, Cudi'de, Tendürek, Besler Deresi'ned biz var mıyız? Teröristleri buralara gömdük mü? Ama artık terör. Bunlar öyle durup dururken olmadı. Sizler bize inandınız, biz de size inandık. Onları gömdük.

ULAŞIM DEDİK…

Ulaşım dedik. 6800 km'den aldığımız şimdi 28 bin 200 km'ye çıkardığımız bölünmüş yolları, Tünelleri, köprüleriyle, tren hatlarıyla hızlı tren projeleriyle havayolu ağıyla. Türkiye çağ atladı. Limanlarla donattık. Hidroelektrik santralleri, güneş ve rüzgar enerjileriyle, doğalgaz ile her karışı ördük. Sanayi dedik. Ülkemizin her şehrine yayılan, sayılarını 326'ya çıkardığımız OSB ile sanayi sektörümüzle girişimcilerin önünü açan teşvik ve destek sistemimizle Çin ve Avrupa arasında en büyük ve modern sanayi altyapısını kurduk.

İSTİHDAMI YÜZDE 36 ARTTIRARAK

İstihdamı yüzde 36 arttırarak insanlarımıza iş ve aş sağladık. Tarım dedik çiftçimizi, ormancımızı hayvancımızı destekleyerek tarımsal hasılada ülkemizi dünyada yükselttik. 60 milyon dolarlık tarım ürünü ihracatı yaptık. Traktörleri, çiftçilerimizi gelirken şimdi gördüm. Allahıma hamd ettim. Traktörleriyle artık Türkiye dimdik ayakta ve istikrarla yoluna devam ediyor. Çevrede, şehircilikte, sporda, sosyal yardımlarda her alanda ülkemizi Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine çıkardık. Artık para ve maliye politikalarını kendi ihtiyaçlarına, hedeflerine, vizyonuna uygun belirleyecek ve uygulayacak düzeye gelmiştir.

SAVUNMA SANAYİSİNDE YÜZDE 80'LERE ÇIKTIK

Savunma sanayisinde yüzde 80'e çıktık. Yaptığımız iş Amerika'yı yenhiden keşfetmek değil. Zengin ülkeler ne yapıyorsa onu kendimize uyarlayarak yeni bir yol haritası çizmektir. Mandacı iktisatçı ve siyasetçiler işte bu tabloyu yok sayıyorlar. Bunun yerine emtiya fiyatlarındaki yükseleşin faturasını bize çıkarmaya çalışıyorlar. Buna inanıyor musunuz? Yetmiyor. İktisadi ve mantıkı nedeni olmayan döviz kuru hareketi üzerinden karanlık senaryo için uğraşıyorlar. Milletimizi karanlığa ve paniğe sürüklüyorlar. Bunlarca yıldır bu mandacıların kendilerine s unulan hazır reçeteler dışında ülkenin ve milletin hayrına bir politika, proje, eser, hizmet üretme kaygıları olduğu görülmemiştir. Bunlar daha Türkiye'nin nasıl bir güce, altyapıya sahip olduğunu bilmeyecek kadar cahil daha doğrusu şuursuzlar. Cehalet giderilebilir ama bunların kimi zaman ihanet düzeyine ulaşan gafletleri bakidir.

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN…

Yüksek faizmiş, düşük kurmuş; IMF reçeteleriymiş, küresel siyaset ve para boranlarının şantajları, bunların hiçbiri insanımızın işinden, aşından geleceğinden daha önemli değildir. İşte bunun için dünyada gelişmekte olan ülkeler üzerinde yıllarca yaşanan faizleri arttırarak ekonomiyi sıcak paraya boğup sonra faiz ve kur düşünce yüzde 50 karlarla çıkmanın önünü kapattık. Yapısal reformlardan, hukuktan eğitimden verimden bahsedenler bunların hepsinin ülkemiz mevcut olduğunu biliyorlar. Kendici mandacı ekonomi politikalarının batışına bunlar ağıt yakıyor. Küresel tetikçilerden medyaya kadar ellerindeki tüm silahları devreye soktular. Ama türkiye artık 1970 1990 türkiyesi değil. Türkiye'nin önünü k esmek için atılan her adımın bir bedeli var. birileri bu bedeli sürekli öder, sonra işine döner. Mandacı siyasetçiler ve iktisatçılar da kabak gibi ortada kalır. Biz bunu vesayetle, terörle mücadelemizde gördük. Onların yanlarında kimler vardı kimler. Biz milletimizle birlikte yolumuza devam edince hepsi de acınası bir halde ortada kaldı.

FAİZ, KUR, ENFLASYON ÜZERİNDEN AHKAM KESENLER

Bugün faiz, kur, enflasyon üzerinden ahkam kesenlerin yarın ıslık çalarak yelken açacaklarından hiç kuşkunuz olmasın. Çünkü bunlar dün İstanbul Boğazı'na yapılan her köprüye karşı çıkmış sonra da onları ilk kullanan insanlardır. Yavuz Selim Köprüsü'nü, Marmaray'ı, Avrasya'yı, Osman Gazi Köprüsü'nü yaptık mı? Peki bunların diktikleri bir ağaç var mı? Bunlar Marmaray'a da karşı çıktılar. Bunlar İstanbul İzmir otoyolu başta olmak üzere nice büyük projelere karşı çıkmış. Sonra da onları en çok kullananlar oldular. Bunlar taksim'e yeni AKM yaptık. Önce karşı çıktılar. Ama şimdi sağolsun bize bile bırakmıyorlar. En çok onlar istifade ediyor. Ziya Paşa, ayinesi iştir kişinin lafı olmaz, diyor Ziya paşa. Bunların akıl, vicdan8, ahlak, bilgi, vizyon seviyelerini rahatça ölçebilirsiniz.

FELAKET TELLALLIĞINA SAVUNUYORLAR

Lafı uzatmaya gerek yok. Sadece şu tablo bile mandacı iktisatçı ve siyasetçilerin foyalarını ortaya dökmeye yeterli. Avrupa ülkeleri ne gerekiyorsa yaparken onları alkışlayanlar Türkiye benzer yöntemleri kullandığında felaket tellalılığına soyunuyorlar. Çünkü bunlar asıl gerçekleri asla dile getirmezler. Mesela bunlar her türlü maliye ve para politikasını kullanarak, para musluklarını on yılda on kattan fazla açanlara sebebini sormazlar. Küresel finans krizinin yaşandığı 2008 yılından beri defalarca politika değiştirenlerin niy eböyle yaptığını sorgulamazlar. Mesela bunlar salgın döneminde gelişmiş ülkelerin nasıl bu duruma düştüğünü anlamazlar. Mesela bunlar dünyadaki para bolluğunun analizini yapmazlar. Mesela bunlar Almanya başta olmak üzer ehangi politikayı izlediğini takip etmezler. Uluslar arası fiyatların ÜFE bazında üçte birden fazla artışın yol açtığı sonuçları dikkate almazlar.

ALLAH'IN İZNİYLE BAŞARAMAYACAKLAR

Küresel krizden kendini korumak isteyen herkesin para değerini düşük tutup istihdamını korumaya sağladığını görmezler. Aynı kesimler ülkenin en kapsamlı ekonomi politikası değişikliğini kah patates soğan, kah enflasyon kur, kah tencere tava hep aynı hava deyip dururlar. Buradan şimdi, tüm vatandaşlarıma sesleniyorum, Menemen'den ekran başında bizi izleyenlere, bunlara verilen görev emperyalistlerin oyununu tekrar devreye almaktır. Allahın izniyle 1923'te başaramadıkları gibi 2023'te de başaramayacaklar. Biz bu ekonomi politikasını öyle akşamdan sabaha düşünüp hayata geçirmedik. Tam 19 yıldır bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Artık ekonominin hastalıklarını t amamen tedavi etme aşamasına geçtik. Bu gayeyle nasıl bir altyapı kurduğumuzu başlıklarıyla anlattık.

ŞİRKETLERİMİZ ENDİŞE ETMESİN

Şirketlerimiz hiç endişe etmesin. Daha çok kazanacak. Çalışanlarımız daha iyi ücret alacak. Esnafımız daha iyi kazancak. İnşallah bundan sonraki süreçte bireylerin eli bolluk içinde olacak. Hiç endişeniz olmasın. Ben halkıma inanıyorum. Halkıma güveniyorum. Türkiye büyüyecek, gelişecek, zenginleşecek. Bunun için 2023 çok önemli. Milletimizin 2023'te tercihini mandacı, iktisatçı ve siyasetçilerden yana değil büyük ve güçlü tüRKİYE'DEN yana kullanacağına yürekten inanıyorum.

BAY KEMAL, MANDACI SİYASETÇİ

Bay Kemal. Mandacı siyasetçi. Aynen öyle. Kimlerle yürüyor Bay Kemal? Terör örgütünün yandaşlarıyla yürüyor. Bu terör örgütlerine pirim verir mi? Vermez. Çünkü biz milliyiz. Biz yerliyiz. Çünkü biz Türkiye'yiz.

 

 

 

 

Cumhurbaşkanından önemli ekonomi mesajları: 'Bu faizler düşecek, düşecek'
Demokrat Gündem