Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Sosyal Medya

Diş hekimliğinde liyakat krizi

Diş hekimliği doktora programlarından mezun olanlara doğrudan uzmanlık statüsü verilmesine yönelik girişimlerin değerlendirildiği iddiaları meslek örgütleri ve uzmanlık adayları arasında geniş yankı uyandırırken; Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, olası düzenlemenin vakıf üniversiteleri üzerinden “parayla uzmanlık” algısı yaratacağı uyarısında bulundu.

Diş hekimliği doktora programlarından mezun olanlara doğrudan uzmanlık statüsü verilmesine

Diş hekimliği alanında uzmanlık eğitiminin geleceğine ve akademik hiyerarşiye ilişkin tartışmalar, mevzuat değişikliği iddiaları üzerine yeniden tıp kamuoyunun gündemine oturdu.

Doktora programı mezunlarına sınavsız uzmanlık statüsü tanınmasına yönelik arka plan girişimleri, 2012 yılından bu yana uygulanan merkezi sınav sistemini tartışmaya açtı. Mevcut yasal çerçevede uzmanlık unvanı alabilmek için yıllardır yoğun bir çalışma temposuyla Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) süreçlerinden geçen adaylar, doktora programlarının uzmanlıkla eşdeğer kabul edilmesinin fırsat eşitliği ilkesini zedeleyeceğini savunarak duruma tepki gösterdi.

DUS Sistemi ve 2012 Miladı

Türkiye’de diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin temel şartı, 2012 yılında yürürlüğe giren merkezi sınav (DUS) sistemiyle yapısal bir kurala bağlanmıştı. Bu yasal düzenlemeyle birlikte, 2012 tarihinden sonra doktora programlarına başlayan diş hekimlerinin doğrudan uzmanlık statüsü elde edemeyeceği karara bağlanmış ve iki akademik kulvar birbirinden kesin hatlarla ayrılmıştı. Gündeme gelen yeni iddialar, bu tarihten sonra doktora yapan yüzlerce hekimin statüsünü yeniden değiştirmeyi hedefliyor.

“Vakıf Üniversitelerinde Yüksek Ücretlerle Yürütülüyor”

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Diş Hekimleri Dayanışma Platformu, olası bir mevzuat esnetmesinin meslekte liyakat ilkesine kökten zarar vereceğini ilan etti. Uzmanlık eğitimi ile doktora programlarının işleyiş modelleri arasındaki farka dikkat çeken platform yönetimi, şu ifadeleri kullandı:

“Uzmanlık eğitimi alan hekimler haftanın beş günü yoğun klinik ve akademik çalışma yürütürken, bazı doktora programlarının eğitim modeli ve işleyişi uzmanlık eğitiminden farklıdır. Bu nedenle iki yapının aynı statüde değerlendirilmesi doğru değildir. Özellikle bazı vakıf üniversitelerinde yüksek ücretlerle yürütülen doktora programlarının uzmanlıkla eşdeğer hale getirilmesi, kamuoyunda ‘parayla uzmanlık’ algısına neden olabilecek riskler taşımaktadır.”

Bürokratik Bağlantı İddiaları İçin Şeffaflık Çağrısı

Meslek örgütleri, eğitim standartlarının korunması adına sürecin yakından takipçisi olacaklarını duyurdu. Yapılan kurumsal uyarılarda, son dönemde konunun taraflarınca kamuoyuna yansıyan bazı bürokratik ve akademik bağlantılara ilişkin iddiaların da yürütme organları tarafından şeffaf biçimde araştırılması gerektiği vurgulandı. Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kanadından konuya ilişkin resmi bir açıklama gelip gelmeyeceği sektör bileşenleri tarafından yakından izleniyor.

Demokrat Gündem