Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde 5510 sayılı Kanun ile 2008 yılında atılan adımlar, yeni nesil çalışanlar ve memurlar için “yaş haddi” bariyerini her geçen yıl biraz daha yükseltiyor.
Sosyal güvenlik uzmanlarının yaptığı analizlere göre, sistemdeki kademeli artış 2048 yılında zirveye ulaşacak ve cinsiyet farkı gözetmeksizin emeklilik yaşı 65 olarak sabitlenecek.
2036 EMEKLİLİĞİN ‘ALTIN’ EŞİĞİ
Yeni nesil memurlar (4/1-c statüsü) için emeklilik planlamasında 31 Aralık 2035 tarihi kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Mevcut sisteme göre, 9 bin günlük (25 yıl) prim ödeme süresini bu tarihe kadar tamamlamayı başaran kadın çalışanlar 58, erkek çalışanlar ise 60 yaşında emeklilik hakkı kazanabiliyor.
Ancak bu süreyi 2036 yılına sarkanlar için sistemin yaş çarkı kademeli olarak dönmeye başlıyor ve prim tamamlama yılı geciktikçe emeklilik yaş sınırı da yukarı çekiliyor.
2048 yılına gelindiğinde ise sistem tamamen eşitlenerek, prim ödeme süresi ne zaman doldurulmuş olursa olsun, tüm çalışanların emeklilik için 65 yaş sınırını beklemesi zorunlu hale geliyor.
18 YAŞ SINIRI PRİM VAR KIDEM YOK
Sistemdeki en büyük tuzaklardan biri de 18 yaş kuralı. Genç memurların reşit olmadan önce ödedikleri primler toplam gün sayısına dahil edilse de, emeklilik için gerekli olan “hizmet süresi” ancak 18 yaşından sonra işlemeye başlıyor.
Bu durum, erken yaşta çalışma hayatına atılan gençler için fiili bir hizmet süresi kaybı anlamına geliyor.
KISMİ EMEKLİLİKTE ‘ARTI 3 YIL’ YÜKÜ
9 bin günü tamamlayamayanlar için bir çıkış yolu olan 5 bin 400 günle (yaş haddinden) emeklilikte de şartlar ağırlaşıyor.
2036 sonrasına kalan memurlar için mevcut kademeli yaş hadlerine 3 yıl daha ekleniyor. Bu da kısmi emeklilik planlayanların bile 60’lı yaşların sonuna kadar çalışmak zorunda kalacağını gösteriyor.
UZMANINDAN TAVSİYE
SGK uzmanı İsa Karakaş’a göre, 2008 sonrası sisteme girenler için emeklilik artık sadece bir kıdem meselesi değil, stratejik bir planlama gerektiriyor.
İsa Karakaş, “Dereyi görmeden paçayı sıvama derler ancak emeklilikte paçayı önceden sıvayarak planlama yapmak şart. Prim gününü 2036’dan önce dolduramayan her memur, ömründen birkaç yılı daha masada bırakmak zorunda kalacaktır” uyarısında bulunuyor.
İlginizi çekebilir: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Netanyahu’ya sert yanıt: “Kimse Türkiye’ye parmak sallayamaz!”