Boğaziçi Üniversitesi’nin barınma kapasitesini artıran iki dev projenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin statükoya hapsolmaması gerektiği uyarısında bulundu. “Duran pas tutar, yosun bağlar” diyen Erdoğan, akademinin asli misyonu olan özgün bilgi üretimine odaklanması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen Erkek ve Kız Öğrenci Yurtları Açılış Töreni’ne katıldı. Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı tarafından üç yıl gibi kısa bir sürede inşa edilen yurtların hizmete alınmasıyla, kampüsteki barınma sorunu için kritik bir adım atılmış oldu.
1,1 MİLYAR LİRALIK YATIRIM: “AİLELERİN GÖZÜ ARKADA KALMAYACAK”
Boğaziçi Üniversitesi’nin çehresini değiştiren bu dev yatırımın detaylarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplamda 916 öğrenciye yuva olacak yurtların teknik donanımına dair verileri paylaştı.
Hizmete alınan tesislerin 210 kişilik erkek ve 706 kişilik kız öğrenci kapasitesiyle büyük bir ihtiyaca yanıt vereceğini belirten Erdoğan, projeyi hayata geçiren BUVAK ve üniversite yönetimine özel olarak teşekkür etti.
Modern sosyal alanlardan kapalı otopark imkânına kadar her ayrıntının titizlikle düşünüldüğü 1 milyar 150 milyon liralık bu yatırımın önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrencilerimizin gönül huzuruyla konaklayacağı bu yurtlar sayesinde, evlatlarını bizlere emanet eden ailelerin de gözü arkada kalmayacak” ifadelerini kullandı.
“ÜNİVERSİTELERİ DEREBEYLİK GİBİ YÖNETMEK İSTİYORLAR”
Konuşmasında akademi dünyasındaki ideolojik dirençlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin “formatlanma” değil “yenilenme” sürecinde olduğunu belirtti.
Bazı kesimlerin bu dönüşümden rahatsız olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bir zihniyet var. Üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar, imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye’nin normalleşmesi ve bilim hayatımızın çeşitlenmesi bu kesimlerin işine gelmiyor.”
“AKADEMİ TÜRKİYE’NİN PARLAYAN YILDIZINA ADAPTE OLMALI”
Konuşmasının devamında üniversitelerin küresel dönüşümdeki rolüne geniş bir parantez açan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası arenada yükselen grafiğine akademik dünyanın da aynı hızla eşlik etmesi gerektiğini vurguladı.
Değişimden korkmak yerine, bu süreci bir tekâmül fırsatı olarak görme çağrısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi dahil tüm yükseköğretim kurumları için net bir gelecek vizyonu çizdi.
Üniversitelerin asli misyonunun sadece diploma vermek değil; araştırmaya, özgün bilgiye ve Türkiye’nin ufkunu açacak projelere odaklanmak olduğunu belirten Erdoğan, “Dünya hızla değişirken üniversitelerimiz de bu sürece adapte olmalı, kendilerini sürekli güncelleyerek yenilemelidir” dedi. Hareketin olduğu yerde bereketin ve başarının da olacağını hatırlatan Erdoğan, “Duran pas tutar, yosun bağlar ve bir müddet sonra denklemin dışında kalır” sözleriyle akademiye dinamizm mesajı verdi.
TALEBEDEN İLİM YOLCULUĞUNA: HİKMET VE HAKİKAT VURGUSU
Merhum Sezai Karakoç’un “Zekâdan daha güçlüsü gönül, ondan güçlüsü ruhumuzdur” sözlerine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversiteyi sadece bilgi aktarılan bir yer değil, ilim ve hikmetin “altın anahtarı” olarak tanımladı. İstanbul’un tarih boyunca bilimin merkezi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gözündeki kararlılığın “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefine olan inançlarını perçinlediğini ifade etti.
